tek ile cümle
tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tek bildiğim, onun geçen hafta gittiği.All I know is that she left last week.
Onun saçları orijinal uzunluğu kadar tekrar büyüdü.Her hair grew back to it's original length.
Bu sınavda başarısız olursan, kursu tekrar etmek zorunda kalacaksın.If you flunk this exam, you'll have to repeat the course.
Bir teklif yapmak istiyorum.I would like to make an offering.
Bu ikinci kez Çin'e tek başıma gittim.This is the second time I have arrived in China on my own.
Bu uygulama, tek kelimeyle, pilini tüketiyor.This application just eats up your battery.
İnternet hakkında sevdiğim tek şey onun ebediyetidir.One thing I love about the internet is its timelessness.
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
Bir farenin sadece tek bir deliği varsa, kısa sürede ölür.If a mouse only has one hole, it will soon perish.
Lütfen tekrar arayın.Please call again.
Açıklık her teknik yazarın bir yol gösterici ilkesi olmalıdır.Clearness should be a guiding principle of every technical writer.
Onun tekrar yapabileceklerinden emindiler.They were sure they could do it again.
Onlar teklifte birçok değişik yaptılar.They made many changes in the proposal.
Sonunda teklifi onayladılar.In the end, they approved the proposal.
Onlar ertesi sabah tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again the next morning.
Teklifin diğer kısımlarını tartıştılar.They debated other parts of the proposal.
Onlar tekne yapmak için birçok ağacı kestiler.They cut down many trees to build the boats.
Maryland, Baltimore'da tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again in Baltimore, Maryland.
1778 ilkbaharında tekrar savaşmaya hazırdılar.By the spring of 1778, they were ready to fight again.
O asla tekrar yürümedi.He would never walk again.
O, tekrar seçilmek istedi.He wanted to be elected again.
Teksas'ta küçük şehirlerde büyüdü.He grew up in small towns in Texas.
Onları asla tekrar göremiyeceğini söyledi.He said he might never see them again.
Teksas'ta bir çocuk yuvasını ziyaret etti.He visited a children's home in Texas.
1944 yılında Teksas valisi seçildi.He was elected governor of Texas in 1994.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.He said the only answer was a slave rebellion.
O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.He promised himself he would again be governor.
O bilincini tekrar kazandı ve konuşabildi.He regained consciousness and was able to talk.
Bu, Florida'nın oyları tekrar sayması gerektiği anlamına geliyordu.This meant Florida had to count the votes again.
Britanyalılar geri çekildiler ama ertesi yıl tekrar saldırdılar.The British withdrew, but attacked again the next year.
Savaş sona erdiğinde, bir Teksaslı canlı bırakılmadı.When the battle ended, not a Texan was left alive.
Tek cevap savaştı.The only answer was war.
Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.Rocket technology improved during World War Two.
Kurultay tekrar oylama yaptı.The convention voted again.
Oylama öğle saatlerinde tekrar başladı.The voting began again at noon.
Delegeler tekrar tekrar oy kullandı.Delegates voted over and over again.
Sadece iki Teksaslı öldürüldü.Only two Texans were killed.
Amerikalılar teklifi reddetti.The Americans rejected the offer.
Teknelerdeki askerler kolay hedefler olacaktı.The soldiers on the boats would be easy targets.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Lincoln sözlerini tekrarladı.Lincoln repeated the words.
Kongre'nin her iki meclisi Jefferson'un teklifini onayladı.Both houses of Congress approved Jefferson's proposal.
Yarın nerede buluşuyoruz? Tekrar kaybolmak istemiyorum.Where are we meeting tomorrow? I don't want to get lost again.
Clay teklifi kabul etti.Clay accepted the offer.
Carranza teklifi reddetti.Carranza rejected the offer.
Van Buren teklifi reddetti.Van Buren rejected the offer.
Yapılacak tek şey var.There is only one thing to do.
Bu tek sorun değildi.This was not the only problem.
Teksas valisi kızgındı.The governor of Texas was furious.
1903 teki seyahatleri 63 gün sürdü.Their trip in 1903 lasted 63 days.
Teknoloji sorunların çoğunu çözdü.Technology solved many of the problems.
İki general ertesi gün tekrar buluştular.The two generals met again the next day.
Tek seferde sadece bir adım ilerliyoruz.We make progress only one step at a time.
Teknolojideki gelişmeler onların başarmasına yardım etti.Improvements in technology helped them succeed.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?Did God really create the earth in a single day?
Bu cümlenin, sadece tek bir dili var.This sentence has only one language.
Windows'un Çalışma Grubu 3.11 için tek eksik özelliği Türkçe klavye düzenidir.The only missing feature of Windows for Workgroups 3.11 is Turkish keyboard layout.
Öldükten sonra tekrar canlanmaya kuvvetle inanıyorum.I strongly believe in respawn after death.
Bozuk plak gibi aynı şeyi tekrarlıyorsun.You sound like a broken record.
Telefonu kapatır kapatmaz, tekrar çalmaya başladı.As soon as I hung up, the phone started ringing again.