tek ile cümle

tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.He is eager to meet her again.
Tek kelime söylemeden gitti.He went away without saying a word.
Tek bir kelime söylemeden benimle gitti.He went by me without a single word.
Tek kelime söylemeden saatlerce otururdu.He would sit for hours without saying a word.
Sık sık tek bir kelime etmeden saatlerce otururdu.He would often sit for hours without saying a word.
Bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledi.He listened very carefully in order not to miss a single word.
O, tek başına oraya gitti.He went there by himself.
O, tek çocuk olduğu için, tek mirasçıydı.Being an only child, he was the sole inheritor.
O, tek başına seksen günde dünyayı gezdi.He has traveled around the world in eighty days by himself.
O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.He lives in this lonely place by himself.
O, tek başına New York'a hareket etmeye karar verdi.He decided to set out for New York by himself.
O tek başına müzik dinledi.He listened to music by himself.
O, ormanda tek başına yaşar.He lives in the forest alone.
O tek başına yaşar.He lives by himself.
O, tek başına akşam yemeği yedi.He had dinner by himself.
O, tek başına seyahat etmeyi sever.He likes to travel by himself.
Tek oğlunu savaşta öldürttü.He had his only son killed in the war.
Tek oğlunu savaşta kaybetti.He had his only son killed in the war.
O tek başına seyahat etmeyi sever.He likes to travel alone.
Tek kurşunla öldürüldü.He was killed by a single bullet.
O korkağın tekidir.He is nothing more than a coward.
O tekrar tekrar kapıyı çaldı, ama cevap yoktu.He knocked at the door again and again, but there was no answer.
O tekrar tekrar denedi, ancak başarılı olamadı.He tried again and again, but didn't succeed.
O bizim teklifimizi memnuniyetle kabul etti.He gladly accepted our offer.
Beklenebilenden daha fazlasını teklif etti.He offered more than could be expected.
İyi bir maaş teklif eden iyi bir şirkete geçti.He moved to a good company that offered a good salary.
Çorabının tekini ters giymişti.He had one of his socks on inside out.
Tekrar tekrar aynı hikayeyi anlatmaya devam etti.He kept on telling the same story over and over.
O tekrar iyileşti.He got well again.
O tekrar tekrar el yazması yazıyor.He is writing the manuscript over and over again.
O bunu tekrar denedi, ama boşuna.He tried it again, but in vain.
Tekrar denemeye karar verdi.He made up his mind to try again.
Onun tekrar başkan seçileceğini düşünüyor musun?Do you think he will be elected president again?
O, onu tekrar tekrar denedi.He tried it over and over again.
O sadece tekrar başarısız olmak için elinden geleni yaptı.He tried his best only to fail again.
Tekrar belediye başkanı seçildi.He was elected mayor again.
Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaş.He is the only friend I can really trust.
O, bizi tekrar görmek istiyor.He wants to see us again.
Bize tek kelime söylemedi.He did not say a word to us.
O bizim teklifimizi reddetti.He rejected our offer.
O, bizim teklifimizi geri çevirdi.He turned down our proposal.
Bana tekrar tekrar telefon etti.He telephoned me again and again.
Bana tekrar geleceğini söyledi.He told me that would come again.
Onu tekrar denemem için beni cesaretlendirdi.He encouraged me to try again.
O benim yaşayan tek akrabamdır.He is my only living relative.
O görev için eşit olan tanıdığım tek kişidir.He is the only person that I known who is equal to the task.
Teklifimi kabul etmedi.He didn't agree to my proposal.
Teklifimizi açıkca geri çevirdi.He flatly turned down our request.
Onun tek oğlu otomobil kazasında öldü.He had his only son killed in an automobile accident.
O, tek başına akşam yemeğini hazırladı.He prepared supper by himself.
Teknesiyle beni adaya götürdü.He took me over to the island in his boat.
Yavaşça adını tekrarladı.He repeated his name slowly.
Onun onu tek başına yapabileceğini düşünmüyorum.I don't think he'll be able to do it by himself.
O, onun sorusunu tekrarladı.He repeated his question.
İş teklifini çok kibar şekilde reddetti.He declined the job-offer very politely.
O, on yıldan daha fazla süredir tek başına bir kabinde yaşamaktadır.He has been living in the cabin by himself for more than ten years.
O iyi bir neden olmadan teklifimi reddetti.He refused my offer for no good reason.
Aniden, bana evlenme teklif etti.All of a sudden, he proposed to me.
Tek yaptığı kızların önünde hava atmak.He's just showing off in front of the girls.
O, geleceğini bu tek şansa bağladı.He staked his future on this single chance.

İlgili Sayfalar