tek tek ile cümle
tek tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmanın tek yolu bu.That's the only way to do it.
Sen bizimle tekrar temasa geçmek istedin mi?Did you want to contact us again?
Onlar bizimle tekrar bağlantı kurmak istediler mi?Did they want to contact us again?
Sen ne olduğunu biliyor musun? Beş para etmezin teki!Do you know what you are? Trash!
Orada Fransızca konuşamayan tek kişi olacağının farkında olduğundan eminim.I'm sure you're aware that you'll be the only one there who can't speak French.
Tek başına eve dönmekte sorununuz olmayacak, değil mi?You won't have any problem getting home by yourself, will you?
Tom'un hapishanede olduğunu bilmeyen tek kişi bendim.I was the only one who didn't know Tom had been in prison.
Senin, oraya tek başıma gitmeme izin vereceğini sanmam.I don't suppose you're going to let me go there by myself.
Doğru şeyi yapmak için güvenebileceğim tek kişisin.You're the only one I can trust to do the right thing.
Bunu nasıl yapacağını bilmeyen tek ben değilim.I'm not the only one who doesn't know how to do this.
Tom Mary'nin oraya tek başına gitmek istemediğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't want to go there by herself.
Onu tek başına taşımana asla izin vermemeliydim.I should never have let you carry that by yourself.
Tom'un fazla kilolu olduğunu düşünen bir tek ben değilim.I'm not the only one who thinks Tom is overweight.
Bana telefon numaranı söyle ve seni tekrar arayacağım.Tell me your phone number and I'll call you back.
Tom Mary'ye onun tek başına gitmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom told Mary he wouldn't let her go by herself.
Tom'la aynı fikirde olmayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't agree with Tom.
Bunu tek başına yapmana asla izin vermemeliydim.I should never have let you do that by yourself.
Bunun tekrar olmamasından emin olmalıyız.We have to make sure this doesn't happen again.
Tom'un nereye gittiğini bilen tek kişi bendim.I was the only one who knew where Tom had gone.
Ben burada Fransızca anlayan tek kişiyim.I'm the only one here who understands French.
Öğretmenliğe tekrar başlamayı düşünüyorum.I'm thinking about going back into teaching.
Hala yemek yiyorum. Seni tekrar arayacağım.I'm still eating dinner. I'll call you back.
Tom tek başına oturmayı önemseyecek gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to mind sitting by himself.
Tom ve Mary hâlâ hayatta olan tek kişiler.Tom and Mary are the only ones still alive.
Tom'la hala temas halinde olan tek kişiyim.I'm the only one still in contact with Tom.
Bunu nasıl yapacağını bilen tek kişi benim.I'm the only one who knows how to do this.
Tom'u tanımayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't know Tom.
Onun hakkında tekrar endişe etmene gerek kalmayacak.You won't need to worry about that again.
Hiç kimse Mary'ye bir randevuda çıkma teklif etmedi.No one has ever asked Mary out on a date.
Tom'la aynı görüşte olan tek ben değilim.I'm not the only one who agrees with Tom.
Tek başına oraya gitmediğine sevindim.I'm glad you didn't go there by yourself.
Sen Tom'la konuşan tek kişisin.You're the only one who's talked to Tom.
Tom Mary'ye içecek bir şey teklif etmedi.Tom didn't offer Mary anything to drink.
Her şeyi tek başıma yapmam gerekiyor.I'm supposed to do everything by myself.
Vaatlerde bulunan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who made promises.
Tom senin oraya tek başına gitmene izin vermeyecek.Tom won't let you go there by yourself.
Tom ve ben hâlâ buradaki tek kişileriz.Tom and I are the only ones still here.
Üç saat içinde seninle burada tekrar görüşeceğim.I'll meet you back here in three hours.
Lütfen sorunu tekrarlar mısın?Would you please repeat your question?
Tom ona söylediğin tek kelimeye inanmayacak.Tom won't believe a word you tell him.
Bunu yapmak için vasıflı tek kişiyim.I'm the only one qualified to do this.
O riski tekrar almayacağım.I'm not going to take that risk again.
Bana söylediğin hiç bir şeyi tekrarlamayacağım.I won't repeat anything you say to me.
Onu tekrar yapmayacağımı söyledim.I said I'm not going to do that again.
Tom Mary'ye çıkma teklif etmek istedi.Tom wanted to ask Mary out on a date.
Tom Mary'nin ona teklif ettiği kahveyi aldı.Tom took the coffee Mary offered him.
Odanın bir tek penceresi yoktu.The room didn't have a single window.
Onu tekrar yapmaman konusunda seni uyarıyorum.I'm warning you not to do that again.
Tom'la konuşmaya ihtiyacı olan tek kişi benim.I'm the one who needs to talk to Tom.
Akşam yemeği için onu zamanında tekrar yapacağım.I'll make it back in time for supper.
Tom'u tekrar görüp görmeyeceğimizi merak ediyorum.I wonder if we'll ever see Tom again.
Seni tekrar göreceğimden emin değildim.I wasn't sure I'd ever see you again.
Tek başına yönetebileceğinden eminim.I'm sure you can manage on your own.
Birbirimizi tekrar göreceğimizden eminim.I'm sure we'll see each other again.
Affedersiniz, onu tekrar söyler misiniz?I'm sorry, could you say that again?
Bu ayakkabıları asla tekrar giymiyorum.I'm never wearing these shoes again.
Mary ile asla tekrar çıkmayacağım.I'm never going out with Mary again.
Ne yazık ki Tom asla tekrar görmeyeceğim.I'm afraid I'll never see Tom again.
Seni tekrar görüp görmeyeceğimi merak ediyorumI wonder if I'll ever see you again.
Sana buraya tekrar gelmemeni söyledim.I told you never to come here again.