Jeeves bally tek kişilik zincir çete gibi beni tedavi izin vermeyeceğim ise kesik!Я був пунктирною якби я збирався, щоб Дживс ставитися до мене, як Bally однієї людини ланцюгової банда!
Jeeves bally tek kişilik zincir çete gibi beni tedavi izin vermeyeceğim ise kesik!Я был пунктирной если бы я собирался, чтобы Дживс относиться ко мне, как Bally одного человека цепной банда!
Jeeves bally tek kişilik zincir çete gibi beni tedavi izin vermeyeceğim ise kesik!وقد بدد أنا لو كنت ذاهبا للسماح جيفيس يعاملونني مثل بالي من رجل واحد سلسلة عصابة!
Jeeves bally tek kişilik zincir çete gibi beni tedavi izin vermeyeceğim ise kesik!しかし、どのようなJeevesのさえないand Motty陰気で、私はかなりしていた
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Był bezczelny, zuchwały, był prawdziwym macho, macho, który zawsze chciał zabłysnąć.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Dia kurang ajar, tidak sopan -- dia sangat jantan, jantan untuk mengambil keuntungan dari lawan.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era dezaprobator, nerespectuos-- era foarte masculin, un fel de masculinitate personala.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impertinente, irreverente, tinha uma enorme vontade de provar que era melhor que os outros, à macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era impudente, irriverente -- era un vero macho, aveva una certa capacità di surclassare gli altri.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Era irreverente, todo un macho; un macho superlativo.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Er war dreist, respektlos - er war sehr machohaft, sozusagen den anderen Machos immer eine Nasenlänge voraus.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Han var fräck, vanvördig -- full av macho, en sorts steget-före-macho.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Hij was recht voor de raap, oneerbiedig en ook een macho, een haantje de voorste.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Il était impétueux, irrévérencieux -- il était très macho, c'était un macho invétéré.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.그는 건방지고, 불친절했습니다 -- 그는 굉장히 남자다웠습니다. 일종의 남성 우월의식 같은 게 있었죠.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Pimasz volt és tiszteletlen -- nagyon macho, amolyan macho kivagyisággal.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Ήταν αυθάδης, ασεβής -- ήταν γεμάτος μαγκιά, ένα είδος ιδιαίτερης μαγκιάς.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Беше безразсъден, дързък -- беше истински мачо, нещо като безскрупулен мачо.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Он был дерзким и грубоватым — он был настоящим мачо, который умеет добиться преимущества.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.Поводився як мачо, той мачо, який може втерти носа будь-кому.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.הוא היה נמהר, חסר כבוד -- הוא היה מלא במאצ'ו, סוג של מאצ'ו תחרותי.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.مندفعاً مميزاً كان لديه لفحة جنون نوع من ذلك الجنون المتفرد الشخصي
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.男らしさにあふれていました 一枚上手の男らしさです 知的な論争が大好きで
-Ne dar bir yatak! -Bu tek kişilik.- Proč je ta postel tak úzká?
-Ne dar bir yatak! -Bu tek kişilik.- Колко тясно легло!
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.Donc, vous allez faire le premier solo que nous avons fait,
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.Executați primul solo pe care l-ați făcut.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.Jij doet de eerste solo die we gemaakt hebben.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.먼저 같이 만들었던 솔로 부분을 하고,
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız. Sonra da düete geçeceğiz falan filan.Então, vão fazer o primeiro solo que fizémos, sim blá blá blá blá, entramos no dueto, sim, blá blá blá blá.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız. Sonra da düete geçeceğiz falan filan.Takže tu zatancuješ prvé sólo, hej, bla bla bla bla, ideme na duet, hej, bla bla bla bla.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız. Sonra da düete geçeceğiz falan filan.Εσύ θα κάνεις το πρώτο σόλο που φτιάξαμε και μετά θα πάμε στο ντουέτο.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız. Sonra da düete geçeceğiz falan filan.Отже, ви виконаєте перше соло того, що ми створили. так бла бла бла бла, дуетом, так, бла бла бла бла.
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.אז, אתם הולכים לעשות את הסולו הראשון שיצרנו,
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.هكذا، ستقوم بعمل الرقصة الفردية الاولى التي صممناها
Şimdi öncelikle başta yaptığınız tek kişilik dansı yapacağız.それからデュエットに入り
Tek Kişilik (arcade)Een & speler (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)Egyszemélyes játék (ügyességi)
Tek Kişilik (arcade)& Einzelspieler (Arkade)
Tek Kişilik (arcade)& Enkelt menneske (Arkade)
Tek Kişilik (arcade)Ensam människa (spelhallspel)
Tek Kişilik (arcade)Humain seul (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)& Jeden člověk (arkáda)
Tek Kişilik (arcade)& Jeden človek (arkáda)
Tek Kişilik (arcade)Jeden gracz (zręcznościowa)
Tek Kişilik (arcade)& Samo človek (Arkadno)
Tek Kişilik (arcade)Umano da & solo (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)& Um Humano (Arcada)
Tek Kişilik (arcade)Un & sólo humano (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)& Yksi pelaaja (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)Ένας άνθρωπος (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)& Один гравець (аркада)
Tek Kişilik (arcade)& Один игрок (аркада)
Tek Kişilik (arcade)אדם בודד (Arcade)
Tek Kişilik (arcade)مفرد انس ألعاب أركيد
Tek Kişilik (arcade)一人 (アーケード) (A)
Tek Kişilik (Normal)& Een speler (normaal)
Tek Kişilik (Normal)Egyszemélyes játék (normál)
Tek Kişilik (Normal)& Einzelspieler (Normal)
Tek Kişilik (Normal)& Enkelt menneske (Normal)