Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Voor hun was dit een 'verbindende glimp van het evidente'.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Y su reacción fue como, ustedes saben: destello cegador de lo extremadamente obvio.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Και τους συνέβη ξέρετε, η αποκάλυψη του προφανούς.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.А те някак преживяха, разбирате ли, заслепяващо зърване на кървящото очевидно.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.И для них это оказалось, ну, чем-то на подобие "ослепительного проблеска явной очевидности".
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.והם היו, אתם יודעים, מבטים חטופים מסנוורים של המובן מאליו.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.وكانوا، كما تعلمون، بنظرة عمياء لنزيف واضح!.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.なんということでしょう 従って状況を
Bu toplantılarda benimle beraber oturmanız sizde sadece artan bir tefekkür yaratmaktadır.Duduk bersamaku dalam ceramah ini bukan apa-apa selain untuk membuatmu lebih meditatif
Bu toplantılarda benimle beraber oturmanız sizde sadece artan bir tefekkür yaratmaktadır.Sentarte conmigo en estos dicursos es crear mas y mas silencio en ti.
Bu toplantılarda benimle beraber oturmanız sizde sadece artan bir tefekkür yaratmaktadır.Stare seduti con me, in questi discorsi, serve soltanto a creare in te uno spazio sempre più meditativo.
Bu toplantılarda benimle beraber oturmanız sizde sadece artan bir tefekkür yaratmaktadır.הישיבה אתי בשיחות אלו אינה אלא יצירת יצירת יותר ויותר מדיטטיביות בך.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!(108:11) да захватит заимодавец все, что есть у него, и чужие да расхитят труд его;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ågerkarlen rage efter alt, hvad han har, og fremmede rane hans Gods;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Anastakoon koronkiskuri kaiken hänen omansa, ja riistäkööt vieraat hänen vaivannäkönsä.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Biarlah segala miliknya disita oleh penagih utang, dan hasil jerih payahnya dirampas orang
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Cel ce l -a împrumutat, să -i pună mîna pe tot ce are, şi străinii să -i jăfuiască rodul muncii lui!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Es müsse der Wucherer aussaugen alles, was er hat; und Fremde müssen seine Güter rauben.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Foglalja le minden jószágát az uzsorás, és idegenek ragadozzák el szerzeményét.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!고리대금하는 자로 저의 소유를 다 취하게 하시며 저의 수고한 것을 외인이 탈취하게 하시며
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!La ågerkaren kaste garn ut efter alt det han har, og fremmede røve frukten av hans arbeid!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!L'usuraio divori tutti i suoi averi e gli estranei faccian preda del suo lavoro
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Må ockraren få i sin snara allt vad han äger, och må främmande plundra hans gods.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nech shabe úžerník všetko, čo má, a to, čo nadobudol úlisnou prácou, nech rozchvátajú cudzí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ nợ tận thủ mọi vật nó có. Kẻ ngoại cướp lấy huê lợi về công lao nó.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ_nợ tận thủ mọi vật nó có . Kẻ ngoại cướp lấy huê_lợi về công_lao nó .
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Niech lichwiarz załapi wszystko, co jest jego, a niech obcy rozchwycą pracę jego.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!O credor lance mão de tudo quanto ele tenha, e despojem-no os estranhos do fruto do seu trabalho!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Přitáhni k sobě lichevník všecko, cožkoli má, a úsilé jeho rozchvátejte cizí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que el acreedor se apodere de todo lo que tiene, y extraños saqueen el fruto de su trabajo
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que le créancier s`empare de tout ce qui est à lui, Et que les étrangers pillent le fruit de son travail!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Upnik naj ga odere za vse, kar ima, in tujci naj uplenijo, kar si je pridobil.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ας παγιδευση ο δανειστης παντα τα υπαρχοντα αυτου και ας διαρπασωσιν οι ξενοι τους κοπους αυτου.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Лихоимецът нека впримчи целият му имот, И чужденци нека разграбват трудовете му.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!ינקש נושה לכל אשר לו ויבזו זרים יגיעו׃
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!ليصطد المرابي كل ما له ولينهب الغرباء تعبه.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願 強 暴 的 債 主 牢 籠 他 一 切 所 有 的 . 願 外 人 搶 他 勞 碌 得 來 的
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願強 暴 的 債主 牢籠 他 一切 所有 的 . 願 外人 搶 他 勞碌 得 來的
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.Así que me metí con un usurero.
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.Então me meti com um agiota.
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.Jadi aku bekerja sama dengan lintah darat
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.사채업자 놈들과 좀 어울렸더랬죠
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.لذا اقترضت قرضاً بالربا خاصاً
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Ero molto magro e non ero portato per lo sport o cose del genere.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Ich war sehr klein und nicht gut im Sport oder anderen solchen Dingen.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.저는 매우 작아서 운동이나, 뭐 그런 것들을 잘 하지 못했죠.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Mivel kicsi voltam és nem voltam jó sportoló, vagy ilyesmi.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Pentru că eram foarte mic, şi nu eram bun la sport, sau la ceva asemănător.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Ponieważ byłem małym chłopcem i nie byłem przydatny w sporcie czy czyms takim.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Porque eu era muito baixo, e não era bom a desporto, nem nada do género.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Porque yo era muy pequeño, y no era bueno en los deportes, ni nada por el estilo.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Protože jsem byl velmi malý a nebyl jsem dobrý sportovec ani nic podobného.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Vì khi đó tôi rất nhỏ con và không giỏi các môn thể thao, hay bất cứ thứ gì tương tự.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Want ik was heel klein, en niet goed in sport en van die dingen.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Γιατί ήμουν μικρόσωμος και δεν ήμουν καλός στα αθλήματα, ή τίποτα σχετικό.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Защото аз бях много малък, а и не бях добър в някой спорт, или нещо такова.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Потому что я был очень маленьким и не имел ни спортивных успехов, ни чего-либо вроде этого.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.כי הייתי מאוד קטן ולא טוב בספורט או דברים דומים.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.لأنني كنت صغيراً جداً ولم أكن جيداً في الرياضة أو شيء آخر مثلها
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.能がなかったから 私の育ちについてちょっとお話しましょう。父は