Ana içeriğe geç
Sözlük

tefe ile cümle

tefe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"Сега в заложна къща бизнес е най-вече на една вечер, г-н Холмс, особено
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"Сейчас бизнес-ростовщика в основном делается на вечер, мистер Холмс, особенно
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"עכשיו עסק של המשכונאי נעשית בעיקר בערב, מר הולמס, במיוחד
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"الآن يتم في الغالب التجارية من بين المرتهن للأمسية ، السيد هولمز ، وخصوصا
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılırちょうど給料日前である木曜日と金曜日の夜は、、そうそれは私に合う非常に
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Aku berhenti bekerja dengan lintah darat yang mengejarku
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim. Çünkü Hee-joong için iyi bir adam olmak istiyorum.Знаю, що мені не дадуть спокою і переслідуватимуть але ради неї хочу стати кращим.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.사채업자 놈들한테 해코지 당할 꺼 각오하고 그만둔 게
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Renunciei sabendo que o agiota viria atrás de mim.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.Renuncié sabiendo que el usurero vendrá por mi cabeza.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.لذا تركته, بعد أن علمت بأن أصحاب قرض الربـا سيطاردوني
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Certo credor tinha dois devedores; um lhe devia quinhentos denários, e outro cinquenta.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.--Cierto acreedor tenía dos deudores: Uno le debía quinientos denarios, y el otro, cincuenta
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Egy hitelezõnek két adósa vala: az egyik adós vala ötszáz pénzzel, a másik pedig ötvennel.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.En som lånte ut penger, hadde to skyldnere; den ene skyldte ham fem hundre penninger, og den andre femti;
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Es hatte ein Gläubiger zwei Schuldner. Einer war schuldig fünfhundert Groschen, der andere fünfzig.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu."Iemand gaf twee mannen geld te leen, de één 500 zilverstukken en de ander vijftig.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.I řekl Ježíš: Dva dlužníky měl jeden věřitel. Jeden dlužen byl pět set peněz, a druhý padesát.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Istý veriteľ mal dvoch dlžníkov. Jeden bol dlžen päťsto denárov, druhý päťdesiat.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.가라사대 빚 주는 사람에게 빚진 자가 둘이 있어 하나는 오백 데나리온을 졌고 하나는 오십 데나리온을 졌는데
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu."Lainanantajalla oli kaksi velallista; toinen oli velkaa viisisataa denaria, toinen viisikymmentä.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Miał niektóry lichwiarz dwóch dłużników; jeden dłużen był pięćset groszy, a drugi pięćdziesiąt.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Một chủ nợ có hai người mắc nợ: một người mắc năm trăm đơ-ni-ê, một người mắc năm chục.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Một chủ_nợ có hai người mắc nợ : một người mắc năm_trăm đơ - ni - ê , một người mắc năm_chục .
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Neki upnik ima dva dolžnika; eden mu je dolžen petsto denarjev, a drugi petdeset.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.,,Un cămătar avea doi datornici: unul îi era dator cu cinci sute de lei, iar celălalt cu cinzeci.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Un créancier avait deux débiteurs: l`un devait cinq cents deniers, et l`autre cinquante.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.«Un creditore aveva due debitori: l'uno gli doveva cinquecento denari, l'altro cinquanta
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Ειχε τις δανειστας δυο χρεωφειλετας ο εις εχρεωστει δηναρια πεντακοσια, ο δε αλλος πεντηκοντα.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Два довжники були в одного вірителя: один завинив пятьсот денариїв, другий же пятьдесять.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Иисус сказал: у одного заимодавца было два должника: один должен был пятьсот динариев, а другой пятьдесят,
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Някой си заемодавец имаше двама длъжника; единият дължеше петстотин динара, а другият — петдесет.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.שני חיבים היו לנשה אחד האחד חיב לו דינרים חמש מאות והשני דינרים חמשים׃
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.كان لمداين مديونان. على الواحد خمس مئة دينار وعلى الآخر خمسون.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.耶 穌 說 、 一 個 債 主 、 有 兩 個 人 欠 他 的 債 . 一 個 欠 五 十 兩 銀 子 、 一 個 欠 五 兩 銀 子
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.耶穌說 、 一 個 債主 、 有兩個人 欠 他 的 債.一 個 欠 五十兩 銀子 、 一 個 欠 五兩 銀子
Tefekküre dalmış gibi.. .Mają charakter kontemplacyjny i duchowy. Uważam, iż jest to zaleta, widzimy tutaj tego przykład.
Tefekküre dalmış gibi.. .Rozjímavé a spirituální. A myslím, že tyto vlastnosti jsou často známky kvality a to rozhodně vidíme zde.
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".C'est là la Loi entière, tout le reste n'est que commentaire."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Das ist die Thora, alles weitere sind nur Kommentare."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Dat leert de Thora ons en de rest is slechts een toelichting daarop."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Đó là kinh Torah và nhũng thứ khác chỉ là diễn giải."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Itulah Taurat, selebihnya hanya tambahan."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".그것이 바로 토라 (유태인 가르침의 진수) 이고 나머지 전부는 해설이니라."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Questa è tutta la Torah, il resto è commento."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".To je celá Tóra, všechno ostatní je jen komentář."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır"."Tym jest Tora, reszta to tylko komentarz".
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Αυτό είναι το Τορά και όλα τα υπόλοιπα είναι σχολιασμός".
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Вот - Тора. Всё остальное - лишь комментарии".
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Ось такою є Тора, а все решта - лише тлумачення".
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".Това е Тората, а всичко друго е само допълнително."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".זו (תמצית) כל התורה והשאר פירוש הוא" (תלמוד בבלי, שבת לא/א )
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".تلك هي التوراة وأي شئ آخر هو فقط شروحات."
Torah sadece budur, geri kalanı ise teferruattır".賢者や初期の神父はこう断じました
Ufak tefek farklılıklar, çünkü artık bu güzel grafiklere sahibiz.지금은 이 좋은 차트를 가지고 있기 때문에 약간 꼬여 있어요.
Ufak tefek farklılıklar, çünkü artık bu güzel grafiklere sahibiz.עם שינוי קטן, כי כעת יש לנו את התרשימים היפים האלה.
Ufak tefek farklılıklar, çünkü artık bu güzel grafiklere sahibiz.بالتفاف بسيط، لأنه لدينا الآن هذه المبيانات الجميلة.
Ufak tefek farklılıklar, çünkü artık bu güzel grafiklere sahibiz.このチャートから様々なことを測定できます
Ufak tefek şeyler.2 ou 3 trucs...
Ufak tefek şeyler.Aqui hay varias cosas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod