tef ile cümle

tef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çiftçiler bu yüzden yüksek faizli krediler veren tefecilere yöneliyordu.I stedet betalte bønderne særlige hoveriskatter.
Ufak tefek çakışmalar da olmuyor değildi.Det var ikke så mye juks å se.
"Risale-i Nur nedir ve nasıl bir tefsirdir?".(Brennivín) og «Hva er Þorskalýsi?»
Milletvekili olduğum zaman, Antalya'ya teftişe gitmiştim.Hvis jeg hadde en bil, hadde jeg kjørt til Marakech.
Yunanlar ve Romalılar bu ismi "Krallar" olarak tefsir etmekteydiler.Grunnen er at de tyske kongelige og adelige bruker titlene sine som en del av navnet.
Ardından diğer hikâyeleri de aynı gazetede tefrika edildi.Avisene ble også distribuert i samme apparatet.
Bu dersler, Tefsir Dersi adlı sitede izlenebilir.Dette kan være ønskelig i idretter med vektklasser.
IOC teftiş ekibi beş şehri Şubat ve Mart 2005 tarihleri arasında inceledi.Tim penilai IOC mengunjungi lima kota kandidat pada Februari dan Maret 2005.
Tefsir: Kur'an'ın açıklanması ve açıklanmasına ilişkin usûl bilgisidir.Bhava-taṇhā (nafsu untuk ada): bernafsu untuk menjadi sesuatu dan bersatu dengan suatu pengalaman.
Günümüzde bu eserlerin sadece ufak tefek kalıntıları vardır.Hari ini teori ini hanya memiliki sedikit dukungan.
Eserde Kur'an'ın geniş tefsiri verilmiştir.Dan benar-benar akan menjunjung tinggi perintah al Quran Suci atas dirinya.
Birçok erkek her sabah tefilini sarar.Namun, beberapa orang mengalami fotofobia setiap hari.
Ancak Kur'an'ın bütünü değil ancak üçte biri tefsir edilmiştir.Akan tetapi ada tanda-tanda lain di petanya yang tidak mau diakuinya, termasuk tiga di Resurrection Bay.
Terceme ve Tefsîr-i Ĥadîŝ-i Erba’în .Aku masih membantu memotong rumput."
Yazışmalarını (Mektubat), Kur'an tefsirlerini ve şiirlerini yayınladı.Penulisnya mencitakan al-Qur’an agar semakin ‘membumi’ dan mudah dipahami.
O'na göre tefsir Allah'ın kelâmından murad edilen şey hakkında kesinlikle hüküm vermektir.Sebenarnya, pasal ini menunjukkan pentingnya penyembahan sejati yang sesuai dengan perintah Allah.
İlk kez Tercüme dergisinde tefrika edildi - 1940.Mula-mula tulisannya dimuat dalam majalah Pantja Raya, akhir tahun 1940-an.
Hâşiye 'alâ Tefsîri Beyżâ .'Aisyah binti Mu'awiyah.
Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı.Hanya penglihatan kabur yang masih tersisa.
Meâl Kur'an ayetlerinin yorumlu tercümesi, tefsir ise ayrıntılı açıklamasıdır.Adapun secara bahasa, tafsir (Alquran) adalah penjelasan terhadap makna-makna yang dikandung Alquran.
Yunanca ismi olan Pentatefhos, penta (beş) ve tefhos (nüsha,fasikül) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.Dalam bahasa Yunani kumpulan 5 kitab ini disebut Pentateukh ("lima wadah" atau "lima gulungan").
Ufak tefek çakışmalar da olmuyor değildi.Meskipun demikian, para pemuda tidak gentar.
Kitaplarından belki de en iyi bilineni, türünün ilklerinden olan Kur'an Tefsiri'dir.Hal ini disebabkan oleh tulisan-tulisannya di koran, yaitu syair bertema kelaparan dan kemelaratan.
2009 yılında yazılmış bir doktora tezi erken dönem Tefsir Mukaddimelerini inceler.Hitung cepat dilakukan untuk mengetahui hasil Pilpres 2009 secara cepat.
Temizleme ve tefrişat Mayıs 1998'de tamamlandı.Pembangunan aliran air selesai pada Mei 1990.
Satraplar her yıl kralın görevlendirdiği kişiler tarafından teftiş edilmiştir.Seluruh rakyat ikut manortor setiap Raja melakukannya.
Wörth, Kraliçe Victoria için 1897 yılında yapılan filo teftişi sırasında Almanya'ya tanıtıldı.Wörth đã hiện diện thay mặt cho Đế quốc Đức trong buổi duyệt binh hạm đội của nữ hoàng Victoria vào năm 1897.
Gelen ordunun teftişi esnasında Rufinus askerlerin suikastı sonucu öldürüldü.Ngay sau khi ông nhận được tin khẩn cấp báo về việc Rufinus đã bị binh sĩ dưới quyền giết chết.
Bazı ufak tefek operalarda görev aldı.Chúng tôi chỉ đang làm vài việc ngớ ngẩn trong phòng thu.
1986 yılında Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı olmuştur.Năm 1986 ông trở thành Bộ trưởng Ngoại giao.
Tefsir, hadîs, kelâm ve fıkh ilminden yedi yüz cüz ezberindeydi.Mỗi chòm Thanh Long, Bạch Hổ, Huyền Vũ và Chu Tước được hợp từ bảy chòm sao.
Ayrıca düğün, cenaze, tefsir dersleri, fuar ve diğer ilgili etkinlikler vermektedir.Ông cũng tham dự nhiều diễn đàn, buổi diễn thuyết, uỷ ban, tang lễ và các sự kiện khác.
Eliot Ness (19 Nisan 1903 – 16 Mayıs 1957), Amerikan İçki Yasağı teftiş memurudur.エリオット・ネス(Eliot Ness、1903年4月19日 - 1957年5月16日)は、アメリカ合衆国財務省(のち司法省に移管)の酒類取締局の捜査官。
Ancak Kur'an'ın bütünü değil ancak üçte biri tefsir edilmiştir.- 不定詞 aller の否定) pas 以外の否定語も使える。
Meâl Kur'an ayetlerinin yorumlu tercümesi, tefsir ise ayrıntılı açıklamasıdır.それは一つの文が別の文(またはそれ自身)の真実性(または虚偽性)を述べることができる言語である。
Teftiş, inceleme ve soruşturma hizmetlerini yürütmek.探索、調査等を担当。
Dirayet tefsiri Kur'an'ın akla göre yapılan tefsirine verilen isimdir.加冠の役を務めたのが織田信長で、信長から一字を賜り信基と名乗る。
Râzî'nin şüphesiz en önemli eseri Mefatih'ul Gayb isimli Kur'an tefsiridir.桂 慶治(かつら けいじ)は上方落語の名跡。
Ribon(りぼん) dergisinde 1990 yılının Ağustos ayından 1994 yılının Ocak ayına kadar tefrika edilmiştir.『りぼん』(集英社)において、1990年8月号から1994年1月号まで連載された。
Tefsîr, hadîs, astronomi, edebiyat ve fıkıh âlimi.読書、天文学、スキー、インラインスケート。
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.アメリカ合衆国では、今でも、メートル法への移行に反対する運動がある。
2015 yılı itibarıyla Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu üyesidir.2015年より、外務省政策評価委員。
Tefsir tarihi Kur'an'la kurulan ilişkinin onun öncelikli olarak metin olarak görüldüğünü göstermektedir.『ファーストコンタクト』で誘惑されたデータは、一瞬とは言え彼女に魅力を感じたようだ。
Bir tefeciden ödünç para alsaydın bir aptal olurdun.高利貸しからお金を借りるのは馬鹿だよ。
İlkokulunu Tefeyyüz İlköğretim Okulu'nda tamamladı.第一次相遇在學校頂樓。
Ancak Kur'an'ın bütünü değil ancak üçte biri tefsir edilmiştir.朝廷三番降詔,唯有第三次得其為使,才成功。
Hadis tedvin edilirken karışmış olan çeşitli İsrâîliyyât temelli bilgiler, tefsir kitaplarında kullanılmıştır.根據傳統的說法,穆罕默德圣人的多位同伴充當書記,負責把真主的啟示筆記下來。
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.權龍褒為人性情急躁,才疏學淺,卻沒有自知之明,經常自誇能寫詩,卻完全不懂音韻。
İbn Haldun'da ünlü eseri Mukaddime`de İsrâîliyyâtın tefsire girişine dair açıklama ve tahliller bulunmaktadır.“你們既屬乎基督,就是亞伯拉罕的[種子],是照着應許承受産業的了。
Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı.有少量残存的入声字。
Said Nursinin vefatından sonra da Kur'an ve Kur'an tefsiri Risale-i Nur hizmetlerinde bulunmuştur.宣誓後,分別於誓詞上簽名、蓋章,送監誓人之機關存查。
Dirayet tefsiri Kur'an'ın akla göre yapılan tefsirine verilen isimdir.在語言學裡,這被稱為「轉喻」,即為:將其抽象的概念,以某種表示著具體物件的名詞來指涉。
Bu gibi ufak tefek değişikliklerle aracın ağırlığı 65 tondan 70 tona çıktı.以上修改車重也會增加到65噸。
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.訂立新制度,嚴禁奢華,例行儉約。
Ancak teferruata ait kırka yakın konuda fikir ayrılığına düşmüşlerdir.在四個人當中屬於溫和派,經常調解衝突的發生,與阿斯蘭的關係較為親密。
Hayatın dört meyvesi: Hakikat, memnuniyet, tefekkür ve Naam.四美: 良辰、美景、賞心、樂事。
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.学员必须遵守规章制度、穿制服、放哨、每天早上出操、周五下午列队接受检阅。
Tefsîr-i Yasin-i Şerif.伊達家的軍師。
Tefhimu'l Kur'an: Kur'an'ın Anlamı ve Tefsiri.字孟容(맹용),号保庵(보암),諡号忠惠(충혜)。
Ayrıca bazı Kur'an ayetlerine yüklenen batıni anlamlar üzerinden yapılan işari tefsirler mevcuttur.수온(受蘊)·상온(想蘊)·행온(行蘊)·식온(識蘊) "색온과 아울러 그것을 처·계로 설정하는 것에 대해 이미 논설하였다.

İlgili Sayfalar