tef ile cümle
tef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Romanlarının çoğu bölümler halinde tefrika edilmiş olsa da, yukarıda anlatılan şekilde yazılmıştır.Most of his novels were serialised in segments but written in this way.
Kimliği Tevrat'ın kendisinde belirsizliğini korumaktadır ancak haham tefsirlerinde detaylandırılır.His identity remains unclear in the Torah itself, but it is elaborated in rabbinical commentary.
Fransız General Henri Gouraud at sırtında Maysalun'daki Fransız sömürge birliklerini teftiş ederken.French General Henri Gouraud on horseback inspecting French colonial troops at Maysalun.
Sarah, Filistin'deki operasyonları Zikhron Ya'akov'dan teftiş etti. .Sarah oversaw operations in Palestine from Zikhron Ya'akov[citation needed].
Ocak 2018'den beri Kodansha'nın seinen manga dergisi Monthly AfternoonM'da tefrika edilmiştir.It has been serialized in Kodansha's seinen manga magazine Monthly Afternoon since January 2018.
26 Kasım'da Tefé'ye ulaştılar ve sonra ayrıldılar.They reached Tefé, then called Ega, on 26 November, then split up.
Tefik Mborja, Arnavutluk Faşist Partisi lideri.Tefik Mborja, Albanian Fascist Party
Kabala'da Tetragrammaton'u (tanrının özel adı, YHVH) tefekkür etmek için kullanılır.It is used in Kabbalah for contemplation of the Tetragrammaton.
Vedik tefsir, Hinduizm'in en eski kutsal metinleri olan Vedaların tefsiridir.Vedic hermeneutics involves the exegesis of the Vedas, the earliest holy texts of Hinduism.
Tefsir, öncelikle metinlerin kelime ve gramerine odaklanır.Exegesis focuses primarily upon the word and grammar of texts.
Felsefi tefsirPhilosophical hermeneutics
Jean Misak Belian, Lübnan Hükümeti Genel Teftiş Departmanında Genel Müfettiş, 2006.Jean Misak Belian, General Inspector in The Lebanese Government General Inspection Department, 2006.
Ufak tefek şeylerle beni rahatsız etmeyin.Verschone mich mit solchen Kleinigkeiten!
Kur'an tefsiridir.Der Koran; El-Koran.
Patagonya kıyılarında da birkaç ufak tefek ada da bulunmaktadır.Des Weiteren gibt es vor der patagonischen Küste einige kleinere Felseninseln.
Ancak teferruata ait kırka yakın konuda fikir ayrılığına düşmüşlerdir.Die Bogenbrücke überspannt den Forth mit vier ausgemauerten, beinahe halbrunden Segmentbögen.
Atum yere tükürdü ve bu tanrılar Şu (hava tanrısı) ve Tefnut (nem tanrıçası) yarattı.Und der HERR zerstreute sie von dort über die ganze Erde; und sie hörten auf, die Stadt zu bauen.
Tefsire Giriş (2001).Eine Verstrickung“ (2001).
Onların isimleri ve ne zaman yaşadıkları hakkındaki rivâyetler tefsirlerde geçmektedir.Auf ihnen waren die Namen und die Entfernung der an der Strecke liegenden Städte verzeichnet.
Ancak Kur'an'ın bütünü değil ancak üçte biri tefsir edilmiştir.Dennoch gelang ihm nicht der Durchbruch bei den Sabres, und er blieb nur der dritte Torwart.
Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı.Es sind lediglich noch Gräben zu sehen.
Terceme ve Tefsîr-i Ĥadîŝ-i Erba’în .Und spür’ ich im Aufstehn im Gras eine Wendung.
Bu bir şeytan çarpması işareti olarak tefsir edildi.Ich war wie von einem Dämon getrieben.
Tefsir Yazıları ve Vaazlar.Hirtenbriefe und Hirtenworte.
"Bebek" öyküsü daha sonra Cumhuriyet'te tefrika edildi.Die Säuglinge wurden danach in der Kirche getauft.
Ehl-i Sünnet âlimleri belâgat ilgili bilgilerde onun tefsirinden istifade etmişlerdir.Es sind seine Erlebnisse, die Summe dessen, was er erfahren, erlitten hat.»
Sık yaratılan ürün sürümlerinde, teftiş edilmiş, uyarlamış ve test edilmişler dokümante edilebilir.Dort können Brettspiele angesehen, ausprobiert und ausgeliehen werden.
Tefsîr-i Yasin-i Şerif.Der Dirigent Mariss Jansons.
Râbıta Meditasyon Tefekkür ne demektir?Was heißt Befreiungstheologie im Grunde genommen?
Dirayet tefsiri Kur'an'ın akla göre yapılan tefsirine verilen isimdir.Der Name jedoch wurde auf das vom Schin stammende Sigma (Σ) übertragen.
Ufak tefek çakışmalar da olmuyor değildi.Aber die Schergen finden den Kleinen auch nicht.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Früher war es den führenden Repräsentanten verboten.
Genellikle "Mizan Tefsiri" olarak da bilinen eser, 20 ciltten oluşmaktadır.Der Nachlass zu Lebzeiten – auch Vorlass genannt – umfasst etwa 20 Kästen.
Teflon 260 °C üzerindeki sıcaklıklarda bozulmaya başlar; 350 °C civarında tamamen yapısı bozulur.Le Téflon commence à se détériorer à partir de 260 °C mais c’est à partir de 350 °C qu’il se décompose.
Dalton Kardeşler’in en ufak tefek olanıdır.Jack Dalton: Est le plus réservé des frères Dalton.
İspanya İç Savaşı sırasında silaha ait ufak tefek sorunlarda geliştirildi.La porte a été légèrement endommagé pendant la Guerre Civile espagnole.
"'Ufak Tefek Cinayetler'"."Les Petits crevés".
Tefsir Yazıları ve Vaazlar.Sacristies boiseries et tableaux.
Tefekkür gücü fikri idrakın olmasını sağlarlar.La propriété d'idempotence assure la réflexivité.
Meâl, Kur'an ayetlerinin "yorumlu tercümesi", tefsir ise ayrıntılı açıklamasıdır.Les lectures du Coran, ou qirâʾât (de l'arabe : قراءات القرآن), sont les méthodes de récitation du Coran.
Bu yüzden rivayet tefsiri daha çok tercih edilen tefsir türü olmuştur.Cette Mélipone semble même avoir été l'abeille à miel préférée de ces derniers.
Kimi eserleri de gazetelerde tefrika şeklinde yayımlandı.Certains de ses dessins sont également publiés dans des journaux Hongrois.
Tefsire Giriş (2001).Prix Contact (2001).
Bayezid'de Kadı Beydâvî tefsirini okutup tamamlamaya muvaffak oldu.Eùle lank d'eûne fåme, eùle queùïe d'ûn kyîn, chå berlòque toudîs!
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Lors des essais libres du vendredi matin.
Yedi romanı günlük gazetelerde tefrika edilerek yayınlandı.23 textes du Comité seront affichés publiquement reproduits dans des journaux clandestins.
"Risale-i Nur nedir ve nasıl bir tefsirdir?".«¿Que es el Risale-i Nur ?».
Ufak tefek çakışmalar da olmuyor değildi.No se notaba tampoco el menor olor.
Sonra teft çalıp eğlenirler ağlar.Suena extraña, está llorando.
Jackie Jackson (1966–1990), vokal ve tef.Jackie Jackson (1964-1990), voces y bongos.
Atum yere tükürdü ve bu tanrılar Şu (hava tanrısı) ve Tefnut (nem tanrıçası) yarattı.Él volvió el rostro hacia abajo, hacia su creación y los que son sus potestades.
Bu gibi ufak tefek değişikliklerle aracın ağırlığı 65 tondan 70 tona çıktı.Con estas modificaciones se incrementó el peso hasta alcanzar las 70 toneladas.
Genellikle polyethylene (PE) veya Teflon (PTFE) gibi yalıtkanlar kullanılır.En este sentido, por ejemplo, a menudo son utilizado nombres tales como teflón y PTFE.
Bu kitâplar fazla teferruâta, inceliğe girmeden din bilgilerini lâzım olduğu kadar anlatırlar.¡Oh Señora, que de tantas soledades Comprendes el llanto sin explicación!
Oyundaki tefe dayren denmektedir,tefi çalana ise dayrenbaz denilmektedir.La boca hace juego; en el juego hay que atenerse a lo que se ha dicho.
"Ufak Tefek Cinayetler'den Klip Yayınlandı!".«¡Los nombres de los escuadrones de Pequeños Gigantes fueron revelados!».
Midraş İslami kültürde tefsir ile eşdeğerdir.La producción es idéntica a la de la parte isleña.
Tefsir alanında ise tüm biyografi yazarları onun otorite olduğu konusunda hemfikirdir.Solo el tiempo dirá si los bioclimáticos del mundo adoptan su propuesta.
Ardından diğer hikâyeleri de aynı gazetede tefrika edildi.Pronto se publicaron otras historias en el mismo periódico.
16 yaşındayken okul hayatını bırakıp ufak tefek pek çok işte çalıştı.Abandona el colegio a los 16 años para viajar y vivir haciendo pequeños trabajos.