tef ile cümle
tef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.הוא בנוי ממספר עצום של הסיבים הקטנטנים הללו של אנרגיה רוטטת, שרוטטת בתדרים שונים.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.مكونة من عدد هائل من هذه الخيوط الطاقية المهتزة المتناهية الصغر، تهتز ببترددات مختلفة.
Evren, muazzam sayıda farklı frekanslarda titreşen ufacık-tefecik enerji ipliklerinden inşa edilmiştir.エネルギーの繊維が、異なる振動数で震えることによって 作り出されているのです 異なる振動数は異なる粒子を作り出します
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.A ki öregbíti az õ marháját kamattal és uzsorával, annak gyûjt, a ki könyörül a szegényeken.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Celui qui augmente ses biens par l`intérêt et l`usure Les amasse pour celui qui a pitié des pauvres.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Chi accresce il patrimonio con l'usura e l'interesse, lo accumula per chi ha pietà dei miseri
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Cine îşi înmulţeşte avuţiile prin dobîndă şi camătă, le strînge pentru celce are milă de săraci. -
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Den som øker sitt gods ved rente og ved overmål, han samler for den som forbarmer sig over de fattige.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.De som förökar sitt gods genom ocker och räntor, han samlar åt den som förbarmar sig över de arma.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.El que aumenta sus riquezas con usura e intereses acumula para el que se compadece de los pobres
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Hvo Velstand øger ved Åger og Opgæld, samler til en, som er mild mod de ringe.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Joka kartuttaa varojaan korolla ja voitolla, kokoaa niitä sille, joka vaivaisia armahtaa.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Kdor blago svoje množi z oderuštvom in podraževanjem, nabira ga njemu, ki bo milostno delil siromakom.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Kdo rozmnožuje statek svůj lichvou a úrokem, shromažďuje tomu, kdož by jej z milosti chudým rozděloval.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.중한 변리로 자기 재산을 많아지게 하는 것은 가난한 사람 불쌍히 여기는 자를 위하여 그 재산을 저축하는 것이니라
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Kto rozmnaża majętność swoję z lichwy i z płatu, temu ją zbiera, który ubogiemu szczodrze będzie dawał.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.O que aumenta a sua riqueza com juros e usura, ajunta-a para o que se compadece do pobre.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Ten, kto rozmnožuje svoj majetok úžerou a úrokom, shromažďuje ho tomu, kto sa zľutováva nad chudobnými.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Wer sein Gut mehrt mit Wucher und Zins, der sammelt es für den, der sich der Armen erbarmt.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Ο αυξανων την περιουσιαν αυτου δια τοκου και πλεονεξιας συναγει αυτην δια τον ελεουντα τους πτωχους.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Който умножава имота си с лихварство и грабителство Събира го за този, който показва милост към сиромасите.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.Умножающий имение свое ростом и лихвою соберет его для благотворителя бедных.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.מרבה הונו בנשך ובתרבית לחונן דלים יקבצנו׃
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.المكثر ماله بالربا والمرابحة فلمن يرحم الفقراء يجمعه.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.人 以 厚 利 加 增 財 物 、 是 給 那 憐 憫 窮 人 者 積 蓄 的
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.人 以 厚利 加增 財物 、 是 給那憐憫窮 人者 積蓄的
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.조그만 연구소가 이탈리아 투린에 있습니다.
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.llamada Proyecto de Perfiles de Hackers.
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.Turinban, Olaszországban, amit Hacker Profilrajzoló Projektnek neveznek.
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.בטורינו, איטליה שנקראת : פרויקט בניית פרופיל של האקרים
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.في تورين، إيطاليا و تدعى "مشروع التعرف على الملفات الشخصية للمخترقين".
Hacker Takip Projesi olarak bilinene ufak tefek, küçük bir araştırma birimi var.その名も ハッカープロファイリングプロジェクト 彼らはすばらしい調査を実施しています
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibi어떤, 정말 사실 사용 고리 대금업자도 아니고, 모두 abound'st, 그리고 usest 없음 같이
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiCare, ca nici unul un cămătar, abound'st în toate, usest Şi în care utilizează adevărat, într-adevăr
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiChe, come nessuno un usuraio, abound'st in tutto, e usest in vero infatti che l'uso
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiDie, net als een woekeraar, abound'st in alles, en usest niemand in dat waar het gebruik wel degelijk
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiHvilket, som en ågerkarl, abound'st i alt, og usest ingen i den sande bruger faktisk
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiJoka, kuten koronkiskuri, abound'st kaikkiaan Ja usest mikään siinä totta käyttö todellakin
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiKi, kot noben oderuh, abound'st v vse, in usest v tem res uporabljajo zares
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiKtóre, podobnie jak nikt lichwiarza, abound'st we wszystkich, I usest w tym prawda użyć rzeczywiście
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiMely, mint egy uzsorás, abound'st minden, és usest sem az, hogy a valódi használat valóban
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiQue, como no, un usurero, abound'st en todos, y acostumbras a que el uso de cierto en verdad
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiQue, como um usurário, abound'st em todos, usest E nenhum em que o uso de fato verdadeiro
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiQui, comme nul un usurier, dans tous les abound'st, usest Et en effet que l'utilisation réelle
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiSom likt en ockrare, abound'st i alla, och usest ingen i det sant använder faktiskt
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiTrong đó, giống như không có lãi cao, abound'st trong tất cả, Và usest trong đó sử dụng đúng thực sự
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiWelche, wie ein Wucherer, abound'st in allem, und usest keiner in die wahre Verwendung der Tat
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiΗ οποία, όπως ένα τοκογλύφο, abound'st σε όλους, και κανένας usest στο ότι η αληθινή χρήση όντως
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiКоето, като един лихвар, abound'st у всички, и usest никой в наистина, че истинското използване
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiКоторый, как ростовщик, abound'st во всем, и ни одного в usest, что истинная использовать действительно
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiאילו, כמו שאף מלווה בריבית קצוצה, abound'st הכל, וזה usest בשימוש נכון אכן
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiوهو ، مثل المرابي ، abound'st في كل شيء ، لا شيء في usest والتي تستخدم في الواقع الحقيقي
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibi汝の形状、なたの愛、汝のウィット飾り立てるすべき:Thyの高貴な形状があるが、ワックスの形を、
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.3 a životnosťou 22 rokov, má skládka
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.As inevitáveis irregularidades menores e os erros de concepção são corrigidos no local » explicou-nos ele.
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.Daarom baggeren wij telkens voor maar één pijp tegelijk en stabiliseren we die onmiddellijk met opvulling.
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.Der er uundgåeligt mindre unøjagtigheder og designfejl, der bliver udbedret på stedet,” siger Harazim.
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.Les inévitables irrégularités mineures et erreurs de conception sont corrigées sur place», explique-t-il.
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.Vi sono inevitabilmente piccole irregolarità ed errori di design che vengono rettificati in loco».
Harazim “Kaçınılmaz olarak, sahada düzeltilen ufak tefek kusurlar ve tasarım hataları oluyor” diyor.Vznikají nevyhnutně různé nesrovnalosti a chyby v projektu, ty jsou ale vyřešeny na místě,“ říká Harazim.