Ana içeriğe geç
Sözlük

teşt ile cümle

teşt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Süreç içerisinde Erik'in Tracy'e bağlılığı test edilecektir.Durante un tiempo, Nancy tiene que traficar para él.
Yeniden ruhunu alabilmek için çok zorlu testlerden geçirilir.Excesos que vuelven para rendirle cuentas.
Bir çift testis bulundururlar ve bunlar kloaka açılır.Algunos grupos lanzan estos de prueba lanzando un sencillo.
Yumi ve Emi İngilizce testi için çalışıyorlar.Yumi ed Emi stanno studiando per il test di inglese.
Hiç bir testte kopya çekmedim.Non ho mai copiato a un compito in classe.
İlk dört insansız test uçuşu 1999, 2001 ve 2002'de gerçekleşti.I primi quattro voli di prova senza uomini a bordo si ebbero nel 1999, nel 2001 e nel 2002.
Diğer perturbatif olmayan testler şu anda en iyi yüzde beş seviyesindedir.Ulteriori test non perturbativi sono attualmente in svolgimento al meglio del 5%.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.L'Organizzazione Mondiale della Sanità raccomanda solamente di proporre il test ai gruppi ad alto rischio.
Örneğin, Boeing’in standart test arayüzü bir düğme ve birkaç ışıktan oluşur.Per esempio, lo standard della Boeing per una interfaccia di test è composta da un bottone e alcune lampadine.
Bir başka test yöntemi de sinir iletim hızının (NCV) ölçülmesidir.Un'altra prova comune misura la velocità di conduzione del nervo (NCV).
Bu duyuru test yapanlarda ve kullanıcılarda "şaşkınlık ve öfke"ye yol açmıştır.Questo annuncio ha portato a "stupore e indignazione" da parte di utenti e tester.
1496 - Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti, fakat başarısız oldu.1496 - Leonardo da Vinci sperimenta senza successo una macchina volante.
Big Four muhasebe firmalarının her biri, blok zincir teknolojilerini çeşitli formatlarda test ediyor.Ognuno dei Big Four sta testando l'utilizzo della blockchain in diversi modi.
Trinity, bir nükleer silah için yapılmış ilk nükleer test teknolojisidir.Trinity è stato il primo test per un'arma nucleare.
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Possono vederli solo le persone che hanno visto morire qualcuno.
En iyi arkadaşı Wendy Testaburger'dır.È la migliore amica di Wendy Testaburger.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Il test non è in grado di distinguere tra infezioni acute e croniche.
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Per quelli a rischio normale lo screening è raccomandato tra le 24 e le 28 settimane di gestazione.
Sonraki Raw haftasında, başka bir hardcore efsanesi olan Terry Funk, Ambrose'a bir testere verdi.La settimana seguente a Raw, un'altra leggenda hardcore Terry Funk ha dato ad Ambrose una motosega.
Kan tahlilleri treponemal olmayan ve treponemal testler olmak üzere ikiye ayrılır.Gli esami del sangue sono divisi in test non treponemici e treponemici.
Arabalar, "Amerikalı" adıyla tanınan Mike Skinner tarafından test edilmektedir.Le auto sono provate dal pilota NASCAR Mike Skinner, soprannominato "americano".
Daha kolay uygulandıkları için kan testleri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.Gli esami del sangue sono usati più comunemente, in quanto sono più facili da eseguire.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Non vi sono prove biologiche che confermano la depressione maggiore.
12 Şubat 2015'te Microsoft, Windows 10 Mobile'ın önizlemelerini test etmeye başladı.Il 12 febbraio 2015, Microsoft ha iniziato a testare le anteprime di Windows 10 Mobile.
Üçüncü proje olan OKB-43 e ait NDP ise Nisan 1939 tarihinde yapılan testlerde başarısız oldu.Il terzo progetto, il NDP dello stabilimento AKB-43, non superò le prove sul campo dell'aprile del 1939.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Il loro obiettivo principale è sviluppare e testare le componenti non nucleari delle armi nucleari.
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.Tuttavia, questo non significa che le persone ricerchino test che garantiscano una risposta positiva.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.Un prototipo venne costruito e testato nel 1942, ma il progetto si rivelò inattuabile e fu cancellato.
Bir enzimin eksonükleaz olduğunun tespiti için kullanılacak çeşitli testler vardır.Saranno necessarie ulteriori ricerche per dimostrare se si tratta di un enzima diverso.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Per contro, gli ormoni sessuali maschili, come il testosterone, sembrano essere immunosoppressivi.
Test, ismini İskoç oftalmolog Douglas Argyll Robertson'dan almıştır.Deve il suo nome al suo scopritore, l'oftalmologo e chirurgo scozzese Douglas Argyll Robertson.
Astrofizik alanındaki birçok kuram gibi bu da doğrudan test edilemez.Tuttavia, come molte teorie in astrofisica, anche questa non può essere verificata direttamente.
Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır.Il test di Turing è un criterio per determinare se una macchina sia in grado di pensare.
Kaba, acımasız ve zalimdir, ayrıca öğrencilere geçilmesi imkânsız çok zor testler hazırlayarak eziyet eder.È avaro, crudele, e tortura gli alunni con orrendi e terribili test impossibili da completare.
Treponemal antikor testleri genellikle ilk bulaşmadan iki ila beş hafta sonra pozitif hale gelir.I test per gli anticorpi treponemici diventano positivi generalmente 2-5 settimane dopo l'infezione iniziale.
Hastalıktan etkilenenler arasında kan şekeri testi genellikle günde dört kez önerilir.I test della glicemia tra coloro che ne sono affetti sono spesso raccomandati quattro volte al giorno.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Vari esami maggiormente specifici possono essere utilizzati per distinguere tra i vari tipi di meningite.
Bu gelişim, imalat ve test için dört yıldan az bir süre demekti.Per il suo sviluppo e per i test sono stati impiegati meno di quattro anni.
Kıyıya vardıklarında, Dodge bir toprak testi yapar ve toprağın yaşam için yeterli olmadığını açıklar.Una volta approdati a terra, Dodge testa il terreno e dal risultato deduce che non può supportare la vita.
Alex Skolnick Trio, 2001' te Brooklyn'de Testament gitaristi Alex Skolnick'in kurduğu trio (üçleme)dur.Alex Skolnick Trio è un gruppo musicale jazz, fondato dal chitarrista Alex Skolnick nel 2001.
Cilt alerji testleri (yama testleri gibi) çeşitli gıdalar ve venomlar için mevcuttur.Le prove cutanee sono disponibili per alcuni alimenti e veleni.
Ancak tanısal testler, hastalığın aşamalarını ayırt edememektedir.Test diagnostici sono in grado di distinguere tra le fasi della malattia.
JE-3C Boeing'in test amaçlı kullandığı bir adet E-3A.JE-3C Un E-3A utilizzato dalla Boeing per test, successivamente ridesignato E-3C.
Test uçuşu süresine yaşam destek sistemlerinin durumları izlendi.Durante tutto il volo di collaudo è stato monitorato il sistema di supporto vitale.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.È utilizzato principalmente per scopi di ricerca piuttosto che nella pratica clinica.
Bu deney, MSW etkisi ile etkinleşme olayını araştırarak, MSW hipotezini test edecektir.Questo esperimento proverebbe l'ipotesi MSW, trovando la soglia dell'effetto MSW.
Civilization II: Test of Time, 1999'da çıkan bir sıra tabanlı strateji oyunudur.Civilization II: Test of Time è un'altra versione indipendente messa in commercio nel 1999.
1969 - Concorde, Fransa'da ilk test uçuşunu yaptı.Nel 1969, il Concorde faceva il primo volo.
Aynı kapsül, daha sonra uçuş içi görev iptali (abort) testleri için tekrar kullanılacaktır.La stessa capsula sarà riutilizzata in seguito per un test di abbandono in volo.
Yuri Romenenko ve Georgi Grechko Orlan-D uzay giysisini test etti.Yuri Romanenko e Georgi Grechko testarono la versione Orlan-D.
Kasım ayında yapılan doping testi pozitif çıktı.Nel gennaio del 2007 è stato trovato positivo ad un test antidoping.
Euro NCAP testlerinden 5 yıldız almıştır.Ha ottenuto 5 stelle al crash test Euro NCAP.
Özel laboratuvar testleri genelde yoktur.In genere non è necessario ricorrere a esami di laboratorio.
Tüm bunlar, testin uygulamasını oldukça karmaşık kılardı.Tutto ciò avrebbe dovuto renderne molto difficile la contraffazione.
Testislerdeki kolesteril ester oranı yüksektir.Il livello sierico di testosterone è elevato.
Doktorlar hastalığın sebebini anlamak için test yaparlar.Test diagnostici possono essere fatti per valutare il decorso della malattia.
Bir dahaki gelişinde ona test yapacağını söyler.Gli promette che un giorno gli insegnerà a prepararlo.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.L'agente eziologico viene determinato solo nel 15% dei casi con test microbiologici di routine.
Bu test de tam güvenilecek bir ölçü değildir.Senza dubbio si tratta di un attestato di stima non da poco.
X-15 ile 24 test uçuşu gerçekleştirdi.Sull'X-15 volarono 12 piloti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod