Sami Kâbe'yi yedi kere tavaf etti.Sami circumambulated the Kaaba seven times.
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.All of them were massacred thereafter.
Tavaftan sonra tavaf namazı kılar.He then sang the prayer of Terce.
Hac ibadeti esnasında Kâbe yedi kez tavaf edilir.Seven days shall the son that is priest in his stead put them on."
Putlara hem kurban kesme hem de onları hayvanlara tavaf ettirme adetleri vardı.Also, they were forbidden from swearing oaths and from sacrificing animals.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Thereafter, the priesthood has remained with the descendants of Aaron.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,They were together while doing the tawaf, the circular walk around the Kaaba.
Tavaf, rüya gibi bir Sabbath öğleden sonra şehir.Circumambulate the city of a dreamy Sabbath afternoon.
Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler.They must then remove their dirt and fulfil their pledges and go around the Free House.
Sonra kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.They must then remove their dirt and fulfil their pledges and go around the Free House.
Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse oraları tavaf etmesinde bir beis yoktur.As-Safa and Al-Marwah (two mountains in Makkah) are of the Symbols of Allah.
Müslümanların tavaf olarak bilinen Kabe'yi tavaf etmeye başladıkları yerdir.It is the location where Muslims start their circumambulation of the Kaaba, known as the tawaf.
Tavaf, Kabe'nin köşesindeki Kara Taş ile başlar.Tawaf begins from the corner of the Kaaba with the Black Stone.
Umre tavafı, Umre için özel olarak yapılan tavâfı ifade eder.Ṭawāf al-'Umrah (Umrah ṭawāf) refers to the ṭawāf performed specifically for Umrah.
Veda tavafı, Mekke'den ayrılmadan önce yapılır.Ṭawāf al-Wadā' ("farewell ṭawāf") is performed before leaving Mecca.
Hacda tavaf (video)Pilgrims perform Tawaf around the Kaaba during Hajj (video)
Bu tavaf genellikle çıplak olarak gerçekleştirilirdi.Como de costumbre, se podía disponer de los chasis desnudos.
Hac ibadeti esnasında Kâbe yedi kez tavaf edilir.Во время праздничной молитвы в первом ракаате семь раз произносится такбир.
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.В последующем, они поочередно получили отказы от каждого из них.
Günümüzde de Kabe'yi tavaf eden müslümanlar bu duvarın çevresinden tavaf etmektedirler.В этот день вспоминали тех, кто оставил по себе добрую память.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.После он встретился с Мухаммадом ал-Йараги во время пребывания его (ал-Йараги) в Согратле.
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.أعطى كل مُقعَد خادمًا يهتم به وأجرَى لهم الأرزاق.
Tavaf ayrıca Umre'nin de şartları arasındadır.هو بين حالة موت سريري، والحالة العادية.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Han har sedan dess till och från uppträtt med gruppen.
Hac sırasında yaklaşık 6 milyon hacı toplanarak aynı gün tavaf yaparlar.În perioda de pelerinaj, în acceași zi, 6 milioane de oameni fac tawaf.
Hac sırasında yaklaşık 6 milyon hacı toplanarak aynı gün tavaf yaparlar.A lebonyolításra meghirdetett közadakozásból egy nap alatt mintegy hétmillió forint gyűlt össze.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Sesudah itu Ia memberikan mereka hakim-hakim sampai pada zaman nabi Samuel."
Şavt: Tavaftaki her bir dönüş.Dia mempunyai keistimewaan yaitu dapat kembali dari mana pun, di dimensi apa pun.
Şavt: Tavaftaki her bir dönüş.すべてウラの取れた(証明できた)事実による再現である。
Tavaftan sonra tavaf namazı kılar.前漢に対しこちらを後漢と呼ぶ。
Tavâf: Kâbe etrafında yedi kere dönmek.完全裏方に回り現在7回。
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.そこで遂に全員が自刃して果てた。
Bunların dışındaki tavaflar ise sünnettir.通常絵柄はそれ以外。
Şavt: Tavaftaki her bir dönüş.豳地的人全都扶老攜弱,復歸古公到岐下。
Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi.之後每次升遷時,均被否決。
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.其後,范佛數度遣使到晉廷入貢,以作友好性質的訪問。
Şavt: Tavaftaki her bir dönüş.각 권역과 도는 다시 구와 읍 (Kecamatan)으로 나뉜다.
Hac ibadeti esnasında Kâbe yedi kez tavaf edilir.숙종 때 무과에 급제하여 칠원현감을 지냈다.
Tavaf sırasında dönülen her bir tura ise şavt denir.Ruutmaatriksit, millel leidub pöördmaatriks, nimetatakse regulaarseks.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Boli spolu počas pútnického rituálu "tawaf," okružnej chôdze okolo Kaaby.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Byli razem podczas tawaf -- rytualnego okrążenia Kaaby.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,De var tillsammans när de utförde tawaf; det vill säga medan de cirkulerade kring Kaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Együtt voltak a tawaf alatt is, amíg körbejárták Kábát.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Erano insieme mentre facevano la circumambulazione, ossia la camminata intorno alla Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Făceau împreună tawaful, când înconjurau Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Iban juntos haciendo el tawaf, el recorrido circular alrededor de la Ka'bah.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Ils etaient ensemble faisant le tawaf la circumambulation autour de la Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,그들은 함께 카바 신전 주변을 따라 둥글게 도는 타와프 의식을 치르고 있었고
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Mereka bersama-sama saat melakukan thawaf, berjalan mengelilingi Ka'bah.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Rezavam em conjunto, lado a lado.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Sie haben den Tawaf zusammen ausgeführt, das Umrunden der Kaaba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Společně se modlí.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Ze stonden bij elkaar terwijl ze de tawaaf deden, het wandelen in een cirkel rondom de Ka'aba.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Бяха заедно докато изпълняваха тауаф, обиколката в кръг около Кааба.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Вони були поряд, здійснюючи таваф, ходіння по колу навколо Кааби.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,Они были вместе, совершая таваф - ритуальный обход против часовой стрелки вокруг Каабы.
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,הם היו יחדיו בזמן הטוואף, שהיא הקפת הכעבה,
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,كانوا يدورون حول الكعبة بما يدعى ب" الطواف " معاً انه السير بصورة دائرية حول الكعبة
Kabe'nin etrafında dönülen tavaf sırasında birlikteydiler,ターフという祈りの間、 男女が一緒だったのです。
Tavaf, rüya gibi bir Sabbath öğleden sonra şehir.Circumambulare la città di un pomeriggio da sogno sabato.