tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tavuk çorbasını severim.I would like chicken soup.
İkinci tabakta nohut, tavuk, et, sosis ve patates var.The second course has chickpeas, chicken, meat, sausage and potato.
Beni rahatsız eden onun tavrı.What bothers me is his attitude.
Ne yapmamı tavsiye edersin?What do you advise me to do?
Ne görmem gerektiğini tavsiye edersin?What do you recommend I should see?
Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.Remove the chicken's giblets before cooking.
Neden onun tavsiyesini dinlemedin?Why wouldn't you listen to his advice?
Beypiliç'in tavuk etini seviyorum.I like Beypilic chicken.
Tavsiyen olmasaydı, başarısız olurdum.Without your advice, I would have failed.
Ben ona sırrı saklamasını tavsiye ettim.I advised him to keep the secret.
O öfkeli bir tavşandı.That was an angry bunny.
Tavşanların büyük kulakları vardır.Rabbits have big ears.
İyi tavsiye orada pahalıdır.Good advice is expensive there.
Hangisi ilk olarak geldi? Yumurta mı yoksa tavuk mu?What came first? The egg or the hen?
Şimdilik bize kalmamızı tavsiye ettiler.They advised us to stay put for the time being.
Şimdilik bize ayrılmamamızı tavsiye ettiler.They advised us to stay put for the time being.
Bu güzel tavsiye için teşekkürler.Thanks for the good advice!
Tavan penceresine ulaşamayız.I can't reach the skylight.
Tavayı fırına yerleştir.Place the pan in the oven.
O, bir tavşan kadar ürkek.He's as timid as a rabbit.
Tavuğu severim.I love chicken.
Aptallar bile iyi tavsiye verebilir.Even idiots can give good advice.
Hangisi önce geldi: tavuk mu yoksa yumurta mı?Which came first, the chicken or the egg?
Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?Which came first, the chicken or the egg?
Sana biraz tavsiye verebilir miyim?May I give you some advice?
Bir otel tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a hotel?
O bulut bana bir tavşan gibi görünüyor.That cloud looks like a rabbit to me.
Tavan arasında ne bulacağını kim bilir?Who knows what you'll find up in the attic?
Doktorunu dinlemeni tavsiye ederim.I advise you to listen to your doctor.
Tom başvuru sahibine özgeçmişini yeniden hazırlamasını tavsiye etti.Tom advised the job applicant to redo her resume.
Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.Mary's doctor advised her to exercise.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Köpekleri tavuk kemikleri ile beslememelisin.You shouldn't feed chicken bones to dogs.
Kadınlara karşı tavrın saldırgan.Your attitude towards women is offensive.
Gelecek yıl tavşan yılı.Next year is the year of the rabbit.
Bir tavşanı elle yakalamak zordur.It is difficult to catch a rabbit by hand.
İyi bir restoran tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good restaurant?
Dedemin II.Dünya savaşından kalan eski ilk yardım çantası tavan arasında.In the attic is my grandfather's old first-aid kit from World War II.
Neden onun tavsiyesini istemiyoruz?Why don't we ask for his advice?
Biz, öğleyin pizza ve tavuk yedik.We've eaten pizza and chicken at noon.
Bir şey hakkında biraz tavsiye istiyorum.I'd like some advice on something.
Tamam. Bunun üzerine ne tavsiye etmek istersin?OK, what would you like advice on?
Duman dedektörleri tavana monte edilmelidir.Smoke detectors should be fixed to the ceiling.
Tavşanlar havuç sever.Rabbits like carrots.
Bu gece tavuk pişirmek istiyorum.I'd like to cook chicken tonight.
O, onların tavsiyelerini istedi.He asked for their advice.
O, sık sık kötü tavsiyeleri dinledi.He often accepted bad advice.
Çok sayıda arkadaşından tavsiye istedi.He asked a number of friends for advice.
Tavsiye için, yakın arkadaşlarına güvenirdi.For advice, he depended on close friends.
Uzmanlardan tavsiye istemeyi reddetti.He refused to ask for advice from experts.
Lincoln'a demokrasi hakkında konuşması tavsiye edildi.Lincoln was advised to talk about democracy.
Jackson onların tavsiyesini benimsedi.Jackson accepted their advice.
Jackson onların tavsiyesini kabul etti.Jackson accepted their advice.
Bir teflon kaplı tava almalıydın.You should have bought a Teflon-coated pan.
Tavsiyemi dinlemelisin.You should take my advice.
Ben tavanı boyadım.I've painted the ceiling.
Ben tavanı boyuyorum.I've been painting the ceiling.
İnekler bize süt verir ve tavuklar, yumurta.Cows give us milk and chickens, eggs.
İnekler bize süt, tavuklar da yumurta verir.Cows give us milk and chickens, eggs.
İnekler bize süt verir, tavuklar da yumurta.Cows give us milk and chickens, eggs.