tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne tavsiye edersin?What do you advise?
Mary'nin tavsiyesine uymalıydın.You should have followed Mary's advice.
Tom'un tavsiyesini izleseydim, bu sorunu yaşıyor olmazdım.If I had followed Tom's advice, I wouldn't be having this problem.
Benim bir sorunum var ve benim senin tavsiyene ihtiyacım var.I have a problem and I need your advice.
Tom'un tavır sorunu var.Tom has an attitude problem.
Bizim tavan arasında ne bulacağımızı kim bilir?Who knows what we'll find up in the attic?
Bir tava kızartma için kullanılır.A pan is used for frying.
Ben tavsiye vermede iyi değilim.I'm not good at giving advice.
Tom bana iyi tavsiyeler verdi.Tom gave me good advice.
Tavsiyen için sana çok minnettarım.I'm very grateful to you for your advice.
Tavsiyen için teşekkürler.Thanks for the tip.
Ben tavuğun kafasını kestim.I chopped off the chicken's head.
O, tavuğun kafasını kesti.He chopped off the chicken's head.
O bir tavuskuşu. Az önce bağıran bir tavuskuşuydu.It's a peacock. It was a peacock that cried just now.
Mary tavuğun kafasını kesti.Mary chopped off the chicken's head.
Biz tavuğun kafasını kestik.We chopped off the chicken's head.
Onlar tavuğun kafasını kestiler.They chopped off the chicken's head.
Neden o bana sevimli diyor? Sevimli aptalca bir kelimedir. Ben tavşan değilim.Why does she call me cute? Cute is such a dumb word. I'm not a rabbit.
Tom'un tavsiyesini dinlemeliydin.You should've followed Tom's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini izlemeliydi.Tom should've followed Mary's advice.
Tom'un iyi bir tavsiyesi olmalı.Tom should have some good advice.
Babam tavuk kızartmak için ateş kullanır.Dad uses fire to roast a chicken.
Dün kollarında bir tavşan tutan bir adam gördüm.I saw a man holding a rabbit in his arms yesterday.
Adam, kollarında bir havluya sarılmış bir tavşan taşıyordu.The man carried a rabbit wrapped in a towel in his arms.
Bana iyi bir kitap tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend me a good book?
Benden bir tavsiye ister misin? Polise hiçbir şey söyleme.Do you want some advice from me? Don't tell the police anything.
Tavuk eti beyazdır, halbuki bir öküzünkü kırmızıdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Dana eti kırmızıyken tavuğunki beyazdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Bir tavuklu sandviç yedim.I ate a chicken panini.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Kutuları önceden tavan arasına taşıdın mı?Have you already carried the boxes up to the attic?
Kızarmış tavuk bu gece menüde mi?Is roast chicken on the menu tonight?
Neden tavşanların uzun kulakları var?Why do rabbits have long ears?
Havuçlar gözleriniz için iyidir. Siz hiç gözlük takan bir tavşan gördünüz mü?Carrots are good for your eyes. Have you ever seen a rabbit wearing glasses?
Tavşan şeklinde bazı kurabiyeler yaptım.I made some bunny-shaped cookies.
Onun, Mary'nin tavsiyesini dinlemesi gerekirdi.She should have followed Mary's advice.
İyi bir kitap tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good book?
İyi bir film tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good movie?
İyi bir otel tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good hotel?
Tom yetiştirmek için bir çift tavşan besledi.Tom kept a pair of rabbits for breeding.
Önce tavşanları öldürün.Kill the bunnies first.
Tavan arasında bol miktarda depolama alanı vardır.There is plenty of space in the loft for storage.
Onun küstah tavrı beni kızdırıyor.His overbearing manner infuriates me.
Bizim iki köpek, üç kedi ve altı tavuğumuz var.We have two dogs, three cats, and six hens.
Almak için en zor bulduğun tavsiye çoğunlukla en faydalı olandır.The advice you find the hardest to take is often the most useful.
Tavşanın kulağı kanıyor.The rabbit's ear is bleeding.
Tom'a iyi bir avukat tavsiye edebilip edemeyeceğini sordum.I asked Tom if he could recommend a good lawyer.
İyi bir avukat tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good lawyer?
İyi bir seyahat acentesi tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good travel agent?
Doktor bana sigarayı bırakmamı tavsiye etti.The doctor advised me to quit smoking.
Bize herhangi bir tavsiye verebilir misin?Can you give us any advice?
Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
Onun tavsiyesini isteyin.Ask for her advice.
Kendi kendine meme muayenesi artık doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir.Breast self-examinations are no longer recommended by doctors.
Tom'un tavsiyesine uysaydık bunlardan hiçbiri gerekli olmazdı.None of this would have been necessary if we had followed Tom's advice.
Uygun bir sözlük tavsiye edebilir misin?Can you recommend an appropriate dictionary?
Tom'un tavsiyesini aldın mı?Did you take Tom's advice?
Dört tavşanımız var ve bunlardan biri ısırıyor.We have four rabbits, and one of them bites.
Benim tavsiyeme uyma zamanın geldi.It's time you took my advice.
Biraz tavsiyeye ihtiyacın var mı?Do you need some advice?