Ana içeriğe geç
Sözlük

tatmin olmak ile cümle

tatmin olmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı.Mary had every reason to be satisfied.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.It turns out the pursuit of pleasure has almost no contribution to life satisfaction.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Growing up is about aiming to succeed wildly and being fulfilled by failing really well.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crecer se trata de buscar un éxito brillante y sentirse satisfecho cuando fracasas rotundamente.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crescer é desejar um grande sucesso e ao mesmo tempo sentir-se realizado ao falhar totalmente.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Crescere riguarda puntare ad avere successo ed essere soddisfatti fallendo alla grande.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Dorastanie to dzikie dążenie do sukcesu i poczucie spełnienia czerpane z porażki.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Erwachsenwerden bedeutet, nach vollem Erfolg zu streben und zufrieden damit zu sein, sehr gut zu scheitern.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Grandir c'est viser la réussite à tout prix et se réaliser en échouant vraiment.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.성장한다는 건 성공을 맹렬히 추구하는 것이면서도 정말로 잘 실패함으로써 달성될 수 있다는 겁니다.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Să devii adult înseamnă să țintești frenetic către succes și să te simți împlinit prin cădere.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Trưởng thành nghĩa là nhắm đến thành công vang dội và hoàn thành bởi thất bại thảm hại.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Tumbuh dewasa adalah menuju kesuksesan yang tercapai dengan mengalami kegagalan dengan baik.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Volwassen worden draait om proberen succes te hebben en voldaan raken door erg goed te falen.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Vyrastať znamená mieriť k šialenému úspechu a byť spokojný s naozaj dobrým neúspechom.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Ωριμὀτητα σημαίνει να στοχεύεις στη μεγάλη επιτυχία και να αμοίβεσαι με την απόλυτη αποτυχία.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Взросление - это пытаться преуспеть во всем, а потом чувствовать себя переполненным неудачами.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Дорослішання - це дико боротись за успіх і справді добряче наковтатись невдач.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.Порастването е свързано със стремеж за невероятен успех и се осъществява, като се провалите наистина добре.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.להתבגר פירושו לשאוף להצלחה פראית ולהיות מסופק מכישלון נאה מאד.
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.وهو " أن تنمو وكلك أمل بنجاح باهر .. رغم انك محاط بفشل شنيع من حولك "
Büyümek, çok şey başarmayı hedeflemek ve güzelce bir dibe vurup bununla tatmin olmaktır.しっかりと失敗をすることによって成し遂げられるのだと。 (笑い)
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.A reieşit că urmărirea plăcerii nu contribuie aproape deloc la satisfacţia vieţii.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Det visade sig att sökandet efter njutning nästan inte bidrar alls till livstillfredsställelsen.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Det viser sig at jagten på glæde næsten ikke har nogen indvirkning på livstilfredshed.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.E' risultato che la ricerca del piacere non da alcuna soddisfazione alla vita.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Het blijkt dat het nastreven van plezier bijna geen bijdrage levert aan levensgeluk.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Hóa ra những lạc thú gần như không đóng góp cho sự thỏa mãn với cuộc sống.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Izkazalo se je, da prizadevanje za užitek skoraj nič ne pripomore k višjemu zadovoljstvu z življenjem.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Kiderült, hogy az élvezetek hajhászásának szinte semmilyen hatása nincs az elégedettség érzésére.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.즐거움의 추구는 삶의 만족도의 거의 공헌하지 못하는 것으로 나타났습니다.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Okazuje się, że pogoń za przyjemnością prawie nie ma wpływu na zadowolenie z życia.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Osoittautuu, että nautintojen tavoittelu ei vaikuta melkein ollenkaan tyytyväisyyteen elämästä.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Resulta que la búsqueda de placer casi no contribuye a la satisfacción de vida.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Stellt sich heraus, dass Streben nach Vergnügen fast gar nichts zur Lebenszufriedenheit beiträgt.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Ternyata, pencarian kesenangan hampir tidak memiliki kontribusi apa pun terhadap kepuasan hidup.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Ukázalo se, že snaha o dosažení potěšení nemá skoro žádné přispění k životní spokojenosti.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Виявилося, що прагнення задоволення не має абсолютно ніякого впливу на те, наскільки людина задоволена життям.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Оказалось, стремление к удовольствию практически не влияет на удовлетворённость жизнью.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.Оказва се, че стремежът към удоволствие няма почти никакъв принос за удовлетворението от живота.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.התברר שהמרדף אחר הנאות כמעט ולא תורם לסיפוק בחיים.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.تبيّن لنا أن السعي وراء السعادة -تقريبا - لا يساهم في درجة الرضاء عن الحياة.
Keyif arayışının hayattan tatmin olmakla neredeyse hiç bağlantısı olmadığı sonucu çıktı.意味の追求が最も強力なものでした
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod