tatlı su ile cümle
tatlı su kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Krajiny v okolí Stredozemného mora sú pri zabezpečovaní sladkej vody čoraz viac závislé na odsoľovaní.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Medelhavsländerna förlitar sig allt mer på avsaltning för att få sötvatten.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Mediterrane landen zijn steeds meer afhankelijk van ontzilting voor hun zoetwater.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Os países mediterrânicos estão a confiar cada vez mais na dessalinização para fornecer água fresca.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ţările mediteraneene mizează tot mai mult pe desalinizare pentru obţinerea de apă potabilă.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ugyanakkor azonban hosszú távú politikákat is ki kell dolgozni.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Upravljanje naših vodnih virov zanašajo na razsoljevanje.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Οι μεσογειακές χώρες εξαρτώνται ολοένα και περισσότερο από την αφαλάτωση για την παροχή γλυκού νερού.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Но изглежда прясна вода.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Aber auf den Malediven, kein Süßwasser.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Ale na Maledivách, žiadna sladká voda.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.A Maldív-szigeteken azonban nincs édesvíz.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Dar in Maldive nu este apa proaspata.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok. E o zaman neler dönüyor burada?Ale na Malediwach nie ma słodkiej wody!
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok. E o zaman neler dönüyor burada?하지만 몰디브에선 민물이 없어요. 도대체 무슨 일일까요?
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok. E o zaman neler dönüyor burada?אבל במלדיבים, אין מים מתוקים. אז, מה לעזאזל קורה פה?
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok. E o zaman neler dönüyor burada?ولكن في المالديف، لا توجة مياه عذبة. إذاً، ماذا تفعل هنا بالضبط؟
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok. E o zaman neler dönüyor burada?最初に行ったことは彼らがモルジブに
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Maar op de Malediven, geen zoet water.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Mais aux Maldives, pas d'eau douce.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Ma nelle Maldive no.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Men i Maldiverne, ikke noget ferskvand.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Mutta Malediiveilla ei ole makeaa vettä.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Nhưng Maldives không có nước ngọt .
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Pero en Maldivas, no hay agua dulce.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Αλλά στις Μαλδίβες, δεν υπάρχει γλυκό νερό.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.А на Мальдивах пресной воды нет.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Но на Малдивите няма сладка вода.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.그 전에는 수천년동안 미국 원주민들의 수원지였죠.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.ובשביל הילידים האמריקאים במשך אלפי שנים.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.و للشعوب الأصلية في أمريكا لآلف السنين قبل ذلك.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.リスペナード草原が
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarAle v deštivém období se chodí napájet k jezírkům zachycené sladké vody.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarDar în timpul sezonului ploios se adună pentru a-şi astâmpăra setea, în bălţi de apă potabilă.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarNhưng suốt mùa mưa, chúng tập trung đến uống nước ở những vũng nước nằm rải rác để xua đi cơn khát.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar'Ομως στην υγρή εποχή... ξεδιψά στις διάσπαρτες λιμνούλες γλυκού νερού.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarОднако в течение сезона дождей они стараются восполнить недостаток воды в организме.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar,אך במהלך עונת הגשמים הם נאספים לרוות את צימאונם .בין בריכות מים מפוזרות
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarلكن أثناء الفصل الأكثر بللا يتجمّعون لرواية عطشهم بين تبعثر الماء العذب المتجمع
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriĐó là một trong số ít những nơi ở Galapagos có những hồ nước ngọt thần kì.
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriE unul dintre puţinele locuri din Galapagos unde sunt bălţi magice de apă potabilă.
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriJe to jedno z mála míst na Galapágách kde lze nalézt kouzelná jezírka sladké vody.
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriΕίναι από τα λίγα μέρη στα νησιά που έχουν μαγικές λιμνούλες.
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriЭто одно из немногих мест на Галапагосах, где есть крупные водоёмы.
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriזהו אחד המקומות המעטים בגאלאפאגוס .בהם קיימים אגמי מים טריים מופלאים
Bu ada gizemli tatlı su havuzlarının bulunduğu bir kaç Galapagos adasından biriهو أحد الأماكن القليلة في غالاباغوس حيث أن هناك برك المياه العذبة السحرية
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Aceasta afecteaza rezervele de apa.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Ceci affecte les réservoirs.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Co bezpośrednio uderza w zasoby wody.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Det går ud over vandbeholdningen.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Det slår mot reservoarerna.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Dies betrifft die Speicherbecken.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Esto afecta a los embalses.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Hal ini menyebabkan kekeringan di beberapa waduk.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Het komt terecht in de waterreservoires.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.I bacini idrici sono in crisi.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Isso está a afectar os reservatórios.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.저수지들이 말라버렸습니다.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Nó đang biến thành các bể nước.
Bu tatlı su barajlarına darbe vurmaktadır.Ovplyvnilo to aj vodné nádrže.