Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.It took quite a while to sort out all our luggage.
Son olarak bunu tasnif etmeni istiyorum.I want to sort this out once and for all.
Tom, birkaç şeyi tasnif etmesi gerektiğini söyledi.Tom said he needed to sort a few things out.
Daha sonra Kitâbu’l-Hurûf'unda Arapça edatları tasnif etme işine girer.Persian in turn has borrowed it from Arabic Barakah (برکة).
İlgili bilgileri takip eder, tasnif eder ve ihtiyaç halinde sunar.It must follow knowledge, and serve need.
Zayıf hadislerin standart bir tasnifi yoktur.Acoustics does not have a similar standard.
1994 yıllı eski tasnif sekiz kategori içermekteydi.The 2006 series included eight.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.If you look at declassified cables, that's the sort of material that's there.
Tuna Bulgarcası dil malzemesi şöyle tasnif edilebilir:The Danube Bulgar language material can be classified as follows:
Optik tasnifle atılan malzemeler kutularda depolandığından geri dönüşüme de yardımcı olur.Optical sorting also aids in recycling since the discarded materials are stored in bins.
Bu kriterlerden hareketle hadisler tasnif edilmiştir.On the basis of these criteria, various classifications were devised for hadith.
Tasnim News Agency.Retrieved 18 May 2016.
Tasnim News Agency (İngilizce).Retrieved 2021-12-05.
Ve tasnifini on altı senede ikmâl edebildim.Außerdem waren sie gemeinsam erfolgreich bei zehn Sechstagerennen.
Analitik, aydınlatan bilgi ve sentetik, genişleten bilgi tasnifi de yapar.Analyse, reconnaissance et synthèse du signal vocal.
"Türkologiya'nın Esasları" (1981) adlı temel monografisinde o, Türk dillerinin yeni tasnifini vermiştir.В фундаментальной монографии «Основы тюркологии» (1981) он предложил новую классификацию тюркских языков.
Seçimler, "Açık Oy Gizli Tasnif" şeklinde olduğu için sorun çıktı.Os eleitores passam a se sentir mais confiantes devido ao caráter secreto do voto.
Çünkü en iyi şekilde ve fevkalade tasnif edilmişlerdi.Zij werd het beste begrepen en geapprecieerd.
Emekliye ayrıldıktan sonra tasnif heyetinin başına getirildi.Efter pensionen flyttade han tillbaka till Bohuslän.
Ve tasnifini on altı senede ikmâl edebildim.A színháztermet a hatvanas években elbontották.
Felsefenin bu görevini yapabilmesi için ilimlerin tasnifi önem taşır.Vain tehtäväänsä erikoistuneiden šamaanien uskotaan kykenevän näihin tekoihin.
1994 yıllı eski tasnif sekiz kategori içermekteydi.Ensimmäinen liigakausi 2001 toi kahdeksannen sijan.
Zayıf hadislerin standart bir tasnifi yoktur.Historisk set har piger manglet standardiserede tests.
1994 yıllı eski tasnif sekiz kategori içermekteydi.Aga ble Vålerengas toppscorer i 1994 med åtte seriemål.
Zayıf hadislerin standart bir tasnifi yoktur.Đàn ta lư không có hình dáng chuẩn mực.
Uzun müddet Kur'an-ı Kerim'in üzerinde çalıştık, ayetleri konularına göre tasnifledik.しかし許攸はその功績に驕り、また旧知(少年期の親友であったという)であったことから曹操に馴れなれしい態度を取った。
Emekliye ayrıldıktan sonra tasnif heyetinin başına getirildi.引退後は、打撃投手に転向した。
Ve tasnifini on altı senede ikmâl edebildim.明命六年曾筑造九鼎。
Seçimler, "Açık Oy Gizli Tasnif" şeklinde olduğu için sorun çıktı.적색화 현상은 성간 티끌의 ‘선택 소광’ 성질 때문에 나타는 것이다.
Fenerbahçe takım tasnifinde ilk üçe giremedi.Fibonacci sam prvega člena ni upošteval.
Bazı yazarlar ırkları dillere veyahut renklere göre tasnif etmişlerdir.Patys vartotojai skirsto ratus pagal spalvas, ar piešinėlius ant jų.
Erişim tarihi: 8 Mart 2014. ^ Tasnim Lokman (9 March 2013).Vaadatud 8. märts 2014. Tasnim Lokman (9. märts 2014).
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Ak sa pozriete na odtajené telegramy, sú tam takéto materiály.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Als je kijkt naar vrijgegeven geheime documenten, dat is het soort materiaal wat je aantreft.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz. CA:Se lermos comunicações que já não são secretas, é esse o tipo de material que se encontra.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Če pogledate v objavljene zaupne telegrame, tam najdete takšne stvari.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Dacă te uiţi la rapoartele declasifcate, acesta este tipul de informaţie pe care o găseşti acolo.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Ha titkosítás alól feloldott táviratokat nézünk, ilyen fajta anyag van bennük.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Hvis du ser på frigivne telegrammer, så er det den slags, man ser.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Jeśli spojrzymy na odtajnione dokumenty, to znajdziemy w nich materiały właśnie tego typu.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Jos tutkii julkaistuja viestejä, niistä löytyy tuollaista materiaalia.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.기밀 해제된 문건을 살펴보시면, 거기에 그런 내용이 있을 겁니다.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Nếu anh xem các bức điện không mật, và đó chính là loại này.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Pada info-info bocoran spt telegram itu hal-hal seperti itulah yang muncul
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Pokud se podíváte na odtajněné telegramy, toto v nich najdete.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Se si guarda alle comunicazioni declassificate questo è il tipo di materiale che contengono.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Si observamos los cables desclasificados, ese clase de material está ahí.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Si vous regardez les dépêches déclassifiées, c'est le genre de choses que vous y trouverez.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Wenn man freigegebene Telegramme anschaut, dann findet man dort derartiges Material.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Εάν δεις τα αποχαρακτηρισμένα τηλεγραφήματα, υπάρχει αυτού του είδους το υλικό εκεί.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Ако гледате тези разсекретени записи, такава е информацията в тях.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.Если вы посмотрите на эти рассекреченные материалы, то поймете, что это именно такого рода документы.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.אם אתה מביט במברקים בלתי מסווגים, זה סוג החומר שתמצא שם.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.لو نظرت إلى المعلومات المُعلنة , فتلك هي نوع المواد الإعلامية الموجودة هناك.
Eğer tasnif edilmemiş yayınlara bakarsanız, bu tarz materyalleri görüyorsunuz.そういった資料があるのが分かります もう少し広く見ていきましょう
Gireceğim çıkacağım ama soru tasnifi için orada olmayacağım ... bunu beklemeyin.Ich mal da und mal nicht, aber bitte nicht auf mich wraten.