Ana içeriğe geç
Sözlük

taslar ile cümle

taslar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.But that is more than simply good ergonomics, putting the buttons in the right place.
Çünkü onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur!" dendiği zaman büyüklük taslarlardı.They were those who, when it was said to them, "There is no god but God," behaved with insolence,
Çünkü onlara: "Allah'tan başka İlah yoktur" denildiği zaman, büyüklük taslarlardı.They were those who, when it was said to them, "There is no god but God," behaved with insolence,
Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.With cups from a flowing stream being passed around,
Kaynağından doldurulmuş şaraplarla dolu taslarla ve ibriklerle ve kadehlerle.Cups and decanters, beakers full of sparkling wine,
Fakat, kim cimrilik edip zenginlik taslar,But he who does not give and is unconcerned,
Ama ahirete inanmayanların kalbleri inkarcıdır, onlar büyüklük taslarlar.And they who believe not in the world to come, their hearts deny, and they have waxed proud.
Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktır.Whosoever disdains to serve Him, and waxes proud, He will assuredly muster them to Him, all of them.
Ahirete inanmayanların kalbleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.And they who believe not in the world to come, their hearts deny, and they have waxed proud.
Ahirete inanmıyanların kalpleri inkarcıdır ve onlar büyüklük taslarlar.And they who believe not in the world to come, their hearts deny, and they have waxed proud.
Jane'e patronluk taslar.She patronises Jane, which earns Jane the sympathy of others.
Sürekli şah etmek veya korumasız tasları tehdit durumu tekrar etmek yasak.Das Bieten von Dauerschach oder Stellungswiederholungen zur Bedrohung ungedeckter Figuren sind verboten.
Tavşan her konuda bilgiçlik taslar ve liderlik eder ama en kolay soğuk kanlılığını yitiren de O'dur.C'est le candidat qui s'impatiente et c'est lui aussi qui perd son sang-froid.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.I loro versanti scendono ripidi verso l'Elde.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.Zij droegen hun onderscheiding aan een lint om de hals.
Timon bu ılık suyu misafirlerinin üzerilerine serper ve onlara boş tasları atarak gûya misafir ağırlar.Timon kastar vattnet i gästernas ansikten, och slänger tallrikarna efter dem.
Maden tasların taklidi olara yorumlanmaktadır.Se clarifică subiectul Hărții Minții.
Mustafa her akşam taslardan birini babasına içirecektir.Tại điện Valhalla, họ sẽ hầu rượu cho các Einherjar mỗi buổi tối.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.거기서, 그들은 그들의 허리를 위해서 무화과나무의 잎을 봉합했다.
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››그 아비 집의 모든 영광이 그 위에 걸리리니 그 후손과 족속 되는 각 작은 그릇 곧 종지로부터 항아리까지리라
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››ותלו עליו כל כבוד בית אביו הצאצאים והצפעות כל כלי הקטן מכלי האגנות ועד כל כלי הנבלים׃
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››ويعلقون عليه كل مجد بيت ابيه الفروع والقضبان كل آنية صغيرة من آنية الطسوس الى آنية القناني جميعا
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››他 父 家 所 有 的 榮 耀 、 連 兒 女 帶 子 孫 、 都 掛 在 他 身 上 、 好 像 一 切 小 器 皿 、 從 杯 子 到 酒 缾 掛 上 一 樣
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››他 父 家 所有 的 榮耀 、 連兒 女 帶子孫 、 都 掛 在 他 身上 、 好像 一切 小 器皿 、 從 杯子 到 酒缾掛 上 一 樣
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.1. Налаживайте контакты. Социальные отношения это краеугольный камень вашей жизни.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.De eerste hiervan is: onderhoud contacten. Je sociale relaties zijn als de hoeksteen van je leven.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.E la prima è la connessione, le vostre relazioni sociali sono i capisaldi della vostra vita.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.첫번째는 여러분의 인생에서 가장 중요한 사회 관계를 지속시키는 것입니다.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.Og den første af dem er at relatere, at de sociale relationer er de vigtigste hjørnesten i dit liv.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.Po pierwsze stosunki międzyludzkie, stosunki społeczne leżą u fundamentów życia.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.První z nich je navazování vztahů. Sociální vztahy jsou nejdůležitějšími stavebními kameny vašeho života.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.Prvý z nich je nadväzovanie vzťahov, váš spoločenský život je jedným z kľúčových bodov v živote.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.Το πρώτο είναι η σύνδεση, είναι ότι οι κοινωνικές σχέσεις είναι η ακρογωνιαία λίθος της ζωής σας.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.הראשון הוא להתחבר, שהקשרים החברתיים יהיו אבני הבניין החשובות בחייך.
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.والجواب الاول كان " التواصل " ان علاقاتك الاجتماعية هي اهم شيء في حياتك وهي حجر الزاوية بالنسبة لها
Bunlardan ilki baglanmaktir, sosyal iliskileriniz hayatinizin en onemli yapi taslaridir.つまり社会での関係が 暮らしの中で最も重要な基礎になるということです 時間やエネルギーを
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Aber dahinter steckt mehr als nur gute Ergonomie, als einfach Knöpfe an den richtigen Stellen anzubringen.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ale to coś więcej niż ergonomia, niż umieszczanie przycisków w odpowiednim miejscu
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Dat is meer dan gewoon goede ergonomie, de knoppen op de juiste plaats zetten.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Este mai mult decat pur si simplu ergonomia, amplasarea butoanelor la locul potrivit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.이건 버튼들을 적절한 위치에 배치하는, 단순한 인간공학을 넘어서는 문제입니다.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ma è più che semplice ergonomia, il mettere i bottoni al posto giusto.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Mais c'est plus qu'une bonne ergonomie, en mettant les boutons au bon endroit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Pero eso es más que simplemente buena ergonomía, poner lo botones en el lugar adecuado.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Több ez annál, mint csak egyszerű ergonómia, elhelyezni a gombokat a megfelelő helyre.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Zároveň je to viac než len dobrá ergonómia, dávať gombíky na správne miesta.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но това е повече, отколкото просто добра ергономичност, поставяне на копчетата на правилното място.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но это больше, чем просто хорошая эргономика, размещение кнопок в правильном месте.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.זה יותר מסתם הנדסת אנוש (ארגונומיה), הנחת הכפתורים במקום הנכון.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.كل ذلك أكبر من مجرد غلاف جذاب أو وضع الأزرار في المكان المناسب
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.ボタンを正しい場所に置くといったこと以上のものです 多くの場合それは、文化やその背景を理解することから始まり
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Farai anche i suoi accessori, piatti, coppe, anfore e tazze per le libazioni: li farai d'oro puro
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.In naredi zanjo sklede, torila, konvice in vrčke, s katerimi se bo izlivalo; iz čistega zlata jih naredi.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.너는 대접과 숟가락과 병과 붓는 잔을 만들되 정금으로 만들지며
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Lại hãy lấy vàng ròng mà làm dĩa, chén, chậu, và ly đặng dùng làm lễ quán.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Lại hãy lấy vàng_ròng mà làm dĩa , chén , chậu , và ly đặng dùng làm lễ quán .
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Maak schotels, schalen, kannen en kommen van zuiver goud
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Să -i faci farfurii, căţui, potire şi ceşti, ca să slujească la jertfele de băutură: să le faci de aur curat.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Tee myös siihen vadit ja kupit, kannut ja maljat, joista juomauhrit vuodatetaan; tee ne puhtaasta kullasta.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yaptı.Fece anche gli accessori della tavola: piatti, coppe, anfore e tazze per le libazioni; li fece di oro puro
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod