Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.Mr. Mitsubishi is drinking at home to save his drinking money.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Kulübe gitmeden önce evde önceden içelim, çünkü biraz para tasarruf etmek istiyorum.Let's predrink at home before going to the club, because I would like to save some money.
Zaman seçmek zamandan tasarruf etmektir.To choose time is to save time.
Tom ve Mary kiradan tasarruf etmek için beraber eve çıktılar.Tom and Mary moved in together to save money on rent.
Paradan tasarruf etmek için hep ekonomi sınıfında uçar.He always flies economy class to save money.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.It's actually a great way to save you some money.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Yet we've never created the opportunity for impulse saving.
Yüzde 50 indirim alıp 100 dolardan tasarruf etmek için oraya gider miydiniz?So would you drive to get 50 percent off, saving 100 dollars?
Bazı işçilerin kahvaltı etmem bu yüzden tasarruf etmek istiyorum.Some of the workers want to save money so they don't eat breakfast.
Bakır iletkenlerin maliyetinden tasarruf etmek için, üç telli dağıtım sistemi kullanıldı.To save on the cost of copper conductors, a three-wire distribution system was used.
Yazma süresinden tasarruf etmek ve kod karmaşasını azaltmak için, bu işlev genellikle _ :To save typing time, and to reduce code clutter, this function is commonly aliased to _:
Ancak zamandan tasarruf etmek için güvenilirliği feda edemeyiz.Redundanz ist zu vermeiden, um Zeit zu sparen.
Tasarruf etmek zorundayız.Nous devons épargner.
Bu işleme özellikle büyük organizasyonlarda, disk alanından tasarruf etmek için başvurulur.Exempel inkluderar: Då man vill spara lagringsutrymme på disk.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Además es una manera increíble de ahorrar dinero.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.C'est un moyen formidable d"économiser.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Det är faktiskt ett fantastiskt sätt att spara pengar.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Det er faktisk en god måde at spare jer nogle penge.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.E o cale grozavă de-a economisi bani.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Es ist übrigens eine tolle Art, Geld zu sparen.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.É uma excelente forma de pouparem algum dinheiro.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Het is een geweldige manier om je wat geld te besparen.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Igazából ez egy nagyszerű módja a spórolásnak.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Ini sebenarnya cara yang bagus untuk menyimpan uang.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Je to aj skvelý spôsob, ako ušetriť peniaze.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Je to vlastně skvělý způsob, jak ušetřit peníze.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.이것은 사실 여러분이 돈을 절약하기에 아주 좋은 방법이죠.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Nó thực sự là một cách tuyệt vời để tiết kiệm tiền cho quý vị.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Pomaga oszczędzać.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Pravzaprav je odličen način za prihranek denarja.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Se on itseasiassa mahtava tapa säästää hieman rahaa.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Είναι ένας σπουδαίος τρόπος να εξοικονομήσετε χρήματα.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.На самом деле, это прекрасный способ сэкономить деньги.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Насправді це відмінний спосіб заощадити гроші.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.Това всъщност е чудесен начин да спестите малко пари.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.זו למעשה דרך מעולה לחסוך לכם קצת כסף.
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.وهو أسلوب رائع لتوفير المال
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.實際上呢個方法仲可以幫你慳錢。
Aslında biraz tasarruf etmek için harika bir yöntem.更には人生にゆとりを持つことができます
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Cu toate astea, nu am creat niciodata sansa pentru economisirea sub impulsul momentului.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.De még sosem nyújtottunk lehetőséget az impulzusspórolásra.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Doch haben wir noch nie die Gelegenheit für Impuls-Sparen geschaffen.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık."충동저축"이라는 건 아무도 생각해 본 적이 없습니다.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Ma non abbiamo mai creato il terreno per il risparmio compulsivo.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Mas nunca criámos a oportunidade para o impulso de poupar.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Men vi har aldrig skabt mulighed for impulsopsparing.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Men vi har fortfarande inte skapat möjlighet för impulssparande.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Namun kita tidak pernah menciptakan kesempatan untuk menabung impulsif.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Nigdy jednak nie stworzyliśmy niczego, co pozwoliłoby na impulsywne oszczędzanie.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Pourtant, on n'a jamais créé d'occasion pour vous faire épargner.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Tuy nhiên chúng ta chưa bao giờ tạo cơ hội tiết kiệm tích cực cả.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.We hebben echter nooit mogelijkheden geschapen voor impuls-sparen.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Y todavía no hemos creado la oportunidad para ahorrar impulsivamente.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Zatím jsme však nikdy nevytvořili příležitost k okamžité úspoře.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Εν τούτοις δεν έχουμε ποτέ φτιάξει ευκαιρίες για αλόγιστη αποταμίευση.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Между тем мы никогда не создавали ситуации для импульсивного сбережения.
Şu ana kadar tasarruf etmek için bir fırsat yaratmadık.Никога не сме създавали възможността за импулсивно спестяване.