tasarlanmış ile cümle

tasarlanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunlar uygun uyuşturucu tedavi müdahalelerinin seçilmesi ve uygulanmasına yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.Oblikovane so bile za pomoč pri izbiri in uporabi ustreznih ukrepov pri zdravljenju odvisnosti od drog.
Bunlar uygun uyuşturucu tedavi müdahalelerinin seçilmesi ve uygulanmasına yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.Sú určené na pomoc pri výbere a použití vhodných intervencií protidrogovej liečby.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıA to preto, že sú oba vyformované pre ľudskú ruku.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıDan itu karena kedua objek ini didesain sesuai ukuran tangan manusia.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıE isso deve-se ao facto de que ambos foram feitos para caber na mão humana.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıEn dat komt omdat ze beide zijn ontworpen om in de menselijke hand te passen.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıEnnek oka, hogy mindkettő az emberi marokhoz lett tervezve.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıEt c'est parce qu'ils sont tous deux conçus pour s'adapter à la main de l'homme.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olması İkisi de teknik aletler.A to proto, že jsou oba navrženy tak, aby seděly do lidské ruky.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olması그것은 두 개 모두 인간의 손에 잘 맞도록 디자인되었기 때문입니다.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıLà vì chúng đều được thiết kế để vừa vặn với tay cầm của con người.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıOg det er fordi, de begge er designede til at passe til en menneskehånd.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıȘi asta e pentru că ambele sunt croite pentru a se potrivi în mâna omului.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıSono entrambi modellati sulla forma della mano umana.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıUnd zwar weil beide so gestaltet wurden, dass sie in die menschliche Hand passen.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıY eso es porque ambos están diseñados para adaptarse a la mano.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıΚι αυτό επειδή είναι και τα δύο σχεδιασμένα να ταιριάζουν στο ανθρώπινο χέρι.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıИ это потому, что они спроектированы так, чтобы удобно лежать в человеческой руке.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıТова е така, защото и двата предмета са направени, за да са удобни в ръката.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıוזה משום שהם שניהם מעוצבים להתאים ליד אנושית.
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olmasıوذلك بسبب أن كل منهما قد صُمم ليناسب حجم اليد البشرية .
Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olması二つとも技術の産物で 類似性はさほど興味深くはありません
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.Ez az eset itt, egy kültéri kivetítés Singapore-ban, ezeken az óriási Times Square-méretű kivetítőkön.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.În această situaţie e o proiectare de exterior pentru Singapore pe aceste ecrane uriaşe, ca în Time Square.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.In dit geval is het een buiten-projectie voor Singapore op grote schermen, zoals in Times Square.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.그래서 이것의 경우 싱가포르를 위한 외주 프로젝트입니다. 타임스퀘어 같은 거대한 화면에 말이죠.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.Neste caso, trata-se de uma projeção exterior para Singapura nestes ecrãs gigantes ao estilo da Times Square.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.Så i det här fallet, det är en utsprång utomhus i Singapore på de här jättelika Times Sqare-aktiga skärmarna.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.Takže v tomto prípade, ide o vonkajší projekt pre Singapur na tieto obrovské obrazovky, ako z Times Square.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.V tomto případě - je to venkovní projekce pro Singapur na obřích obrazovkách, co jsou třeba na Times Square.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.Наприклад, це розробка зовнішніх екранів для Сингапуру типу таких як на Тайм Сквер.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.אז במקרה הזה, זו הקרנה חיצונית לסינגפור על שני מסכי ענק כמו בכיכר טיים.
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.لذا في هذه الحالة .. نحن نعمل على مشروع في سنغافورة في هذه الساحات الكبيرة لكي نحولها الى شاشات كبيرة
Bu projede, bu büyük Times Meydanı benzeri ekranlarda tasarlanmış, Singapur ile ilgili bir dış proje.それはシンガポールのための外部計画の タイムズスクエアのような巨大なスクリーンです もちろんデザイナーとして仕上げの知識は
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Hier moet ik stoppen, omdat Arup in de zaal zit en dit is het best ontworpen toilet in de wereld.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Je dois juste arrêter là, car Arup est dans la pièce et ce sont les toilettes les mieux conçues au monde.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.애럽이 들어와서 여기서 멈춰야 겠네요. 이것이 세상에서 제일 잘 디자인 된 화장실입니다.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Ora devo fermarmi, perché Arup è nella stanza e questo è il bagno meglio progettato al mondo.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Tenho de parar aqui, porque o Arup já está aqui. Esta é a casa de banho mais bem concebida do mundo.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Teraz muszę przerwać, ponieważ pojawił się Arup. Oto najlepiej zaprojektowana toaleta na świecie.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Вот - лучший по дизайну туалет в мире. Если вы когда-либо окажетесь в Индии, советую воспользоваться им.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.Трябва да приключа тук защото Аръп е в стаята и това е най-добре проектираната тоалетна в света.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.אני צריך לעצור פה, מאחר וארופ (אדריכל מפורסם) נמצא בחדר וזה העיצוב הכי טוב של שירותים בעולם.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.ينبغي أن أتوقف هنا، لأن "أروب" في القاعة وهذا أفضل مرحاض مصمم في العالم.
Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet.世界最高のトイレです もしインドに行くことがあれば このトイレを使ってください
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Ce n'est pas par hasard, c'est voulu.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Das ist nicht zufällig, das ist beabsichtigt.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Dat is niet toevallig, het is met opzet.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Det är inte slumpmässigt, det är med avsikt.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Det er ikke tilfældigt, det er med vilje.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Đó không phải tình cờ, đó là sự sắp đặt.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Eso no es por casualidad, es por diseño.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Ez nem véletlen, ez eltervezett.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Isso não é por acaso, é por <i>design</i>.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Itu bukan karena kebetulan, tapi karena desain.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.그것은 우연한 것이 아니라, 계획된 것입니다.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Non è per caso, è voluto.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.Nu are legătură cu întâmplarea, ci cu proiectul.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.To není náhoda, to je záměr.
Bu şans eseri değildir, öyle tasarlanmıştır.To nie je náhoda, to je zámer.

İlgili Sayfalar