Ve annem de bir tür tasarımcıydı.Und meine Mutter war auch eine Art Designer.
Ve annem de bir tür tasarımcıydı.И така, в живота си бях в тофуто; то беше семеен бизнес. Майка ми също беше един вид дизайнер.
Ve annem de bir tür tasarımcıydı.Моя мать была своего рода дизайнером.
Ve annem de bir tür tasarımcıydı.ואמא שלי גם הייתה סוג של מעצבת.
Ve annem de bir tür tasarımcıydı.أمي كانت مصممة أيضا،
Ve annem de bir tür tasarımcıydı.店の壁いっぱいに豆腐料理の写真を貼って
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.A najednou vědci hledají designéry a designéry hledají vědce.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.E all'improvviso gli scienziati cercano i designer, così come i designer cercano gli scienziati.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.És hirtelen a tudósok formatervezőket keresnek, mint ahogy az utóbbiak tudósokat.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.I nagle naukowcy poszukują projektantów, tak jak i projektanci poszukają naukowców.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.그리고 갑자기 과학자들은 디자이너들이 필요해졌습니다. 마치 디자이너가 과학자들을 필요한 것처럼 말이죠.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.Plotseling zoeken wetenschappers ontwerpers op, net zoals ontwerpers wetenschappers opzoeken.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.Şi dintr-o dată oamenii de ştiinţă caută designeri, aşa cum designerii caută oameni de ştiinţă.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.Und plötzlich suchen die Wissenschaftler die Designer, so wie Designer die Wissenschaftler suchen.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.И вдруг учёные обращаются к дизайнерам, так же как дизайнеры к учёным.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.И изведнъж учените търсят дизайнери, точно както дизайнерите търсят учени.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.ולפתע פתאום, מדענים תרים אחר מעצבים, בדיוק כפי שמעצבים מחפשים מדענים.
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.و فجأه أصبح العلماء يسعون إلى المصممين تماما كما يسعى المصممون إلى العلماء
Ve birden bire bilimciler tasarımcıları aramaya, tasarımcılar da bilimcileri aramaya başladı.協調を始めています このデザインと科学の新たな関係に MoMAは力を入れています
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.이 그림은 디자이너가 건축적인 제품을 디자인할 때 어떻게 시간을 보내는지 나타낸 겁니다
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.Na przykład jak projektant spędza swój czas, opracowując projekt architektoniczny.
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.Y en este caso es, cómo pasa el tiempo un diseńador, armando un producto arquitectónico.
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.Так само відбувається з дизайнером, коли він витрачає час на створення архітектурного продукту.
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.ويصدف أن يكون السؤال كيف يقضي المصمم وقته في تكوين منتج معماري.
Ve bu da, bir tasarımcının mimari bir ürünü oluştururken zamanını... ..nasıl harcadığını gösteriyor.どのように時間を使うか図にしています 第1段階、試作品、製造、最終製品に どれくらい時間をかけるのでしょう
Ve diyor ki ... (Kahkaha) Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Et il dit... (Rires) pas comme moi -- je suis conceptrice de jeux, exubérante.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.E as piadas, à semelhança dos designs de moda dos estilistas, apenas resultam dentro dessa estética.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.E le loro battute, così come lo stile di uno designer di moda, funzionano solo nel contesto di quell'estetica.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.En hun grappen, net zoals de mode-items van een ontwerper, werken echt alleen binnen die esthetische context.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.És a vicceik, úgy mint a divattervezők kreációi, igazából csak ebben a stílusban működnek.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.Et leurs blagues, comme les créations d'un créateur de mode, ne marchent vraiment que dans cette esthétique.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.I ich żarty, zupełnie jak projekty danego projektanta mody, działają tylko w danym obszarze estetyki.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.그리고 그들의 개그는 의류 디자이너들이 한 디자인처럼 오직 그 사람에게만 어울려요.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.Y sus bromas, igual que los diseños de un diseñador de moda, sólo tienen gracia dentro de esa estética.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.І жарти, подібно до дизайну моди дизайнером, справді спрацьовують лише в рамках естетики певного образу.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.והבדיחות שלהם, ממש כמו העיצובים של מעצב אופנה, יעילות רק בתוך האסתטיקה הזאת.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.ونكاتهم، تشابه كثيرا تصاميم الموضة بواسطة مصمم الأزياء، في الواقع مجرد عمل بذلك الجمال.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.彼らのジョークは その設定の中でのみ面白いのです 例えば 誰かが
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz. Bu tasarımcı. OradaEl diseño ganador es este, y por supuesto, fuimos y trabajamos con la comunidad y con los clientes.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Alsjeblieft, beste ontwerpers in de zaal.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.A prosím, dizajnéri, čo tu ste.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.A prosím všechny designéry mezi námi -
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.E, por favor, todos os designers por aí.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.És kérlek, van ott egy dizájner?
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Et s'il vous plaît, tous les concepteurs là-bas.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.그리고 이곳에 계신 모든 디자이너 분들
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Och snälla, om det finns några designers där ute.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Per favore, tutti i designer là fuori.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Şi rog, pe oricare designer de acolo.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum. Tasarımcılar, elinizi kaldırır mısınız, sizi göremesem bile.Proszę wszystkich projektantów na widowni, proszę podnieście ręce pomimo, że i tak Was nie zobaczę.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum. Tasarımcılar, elinizi kaldırır mısınız, sizi göremesem bile.Пожалуйста, если здесь есть дизайнеры, дизайнеры, пожалуйста, поднимите руки, хотя я и не увижу вас.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Und bitte, hören hier Designer zu?
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Và làm ơn, những nhà thiết kế ở đây.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Y por favor, algún diseñador ahí.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.Και παρακαλώ τους σχεδιαστές εκεί έξω.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.И моля ви, има ли дизайнери тук.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.אני מתחננת בפני כל המעצבים שם בחוץ.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.ورجاء ، هل يوجد أي من المصممين في الجمهور.
Ve lütfen, tasarımcılar, size sesleniyorum.私は見えないけれど 手をあげてください
Ve oyuncak tasarımcısı olmadan once, bir pandomimciydim--hem de sokak pandomimcisi.Antes de ser diseñador de jueguetes, oh, era un mimo, un mimo callejero.