İç mekan ses tasarımcıları nerede?Onde estão os decoradores de interiores para o som?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Où sont les architectes d'intérieur du son?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Tenslotte, waarom zijn er interieurontwerpers, maar geen interieurgeluidsontwerpers?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Unde sunt designerii de interior pentru sunet?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Var finns ljudinredningsarkitekterna?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Wo sind die Innenarchitekten für Sound?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Πού είναι οι σχεδιαστές ειδικευμένοι στον ήχο;
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Где же дизайнеры звука интерьеров?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Де ж є дизайнери шуму інтер'єрів?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?Къде са специалистите по интериорен дизайн?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?היכן הם מעצבי האקוסטיקה הביתית?
İç mekan ses tasarımcıları nerede?أين هم مصممو الصوت الداخلي؟
İç mekan ses tasarımcıları nerede?実は誰でも 室内音響デザイナーになれます
İki hafta önce oldu bu. Ben ve birlikte çalıştığım tasarımcı Arizona'ya gittik. Bunun fotoğrafını çektik.І два тижні тому ми полетіли до Арізони — я і дизайнер, який зі мною працює — і сфотографували ось це:
İnanılmaz. Hiçbir Hollywood tasarımcısı bundan daha ilginç bir şey yaratamazdı.Es ist unglaublich; kein Hollywooddesigner könnte sich interessanteres als das ausdenken.
İnanılmaz. Hiçbir Hollywood tasarımcısı bundan daha ilginç bir şey yaratamazdı.Ez egyszerűen hihetetlen; nincs olyan hollywood-i tervező, aki ki tudna találni ennél érdekesebb dolgot.
İnanılmaz. Hiçbir Hollywood tasarımcısı bundan daha ilginç bir şey yaratamazdı.Това е просто невероятно, никой холивудски дизайнер не може да измисли нещо по-интересно от това.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Consideram-me um designer de jogos, mas eu penso neles como brinquedos.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Ihmiset sanovat minua pelisuunnittelijaksi, mutta todellisuudessa pidän niitä leluina.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.사람들은 절 게임 디자이너라 하지만, 전 장난감을 디자인한다고 생각해요.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.La gente me llama diseñador de juegos, pero yo pienso en ellos como juguetes.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.La gente mi chiama un designer di videogiochi, ma io li considero più che altro dei giocattoli.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Les gens m'appelle un créateur de jeux-vidéo mais je pense plutôt à ces choses comme des jouets.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Man kann mich als Game Designer bezeichnen, aber es sind wirklich eher Spielzeuge.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Mówią o mnie "projektant gier", ale to zabawki.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Oamenii spun că sunt creator de jocuri, dar în realitate eu le văd mai mult ca pe nişte jucării.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Мене називають автором ігор, але я насправді сам сприймаю ці речі більше як іграшки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Меня называют разработчиком игр, но то, что я делаю — это скорее игрушки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.Хората ме наричат дизайнер на игри, но аз наистина гледам на тези неща повече като на играчки.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.אנשים קוראים לי מעצב משחקים, אבל אני באמת חושב עליהם יותר כצעצועים.
İnsanlar bana oyun tasarımcısı diyorlar, ama bunlar benim için daha çok oyuncak.يطلق علي الناس مصمم ألعاب، ولكن أعتقد حقاً في هذه الامور كألعاب.
İnsanlar buna çabucak alıştı. Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.그래서 사람들의 시선을 끌었죠. 그리고 저흰 디자이너들을 모두
İnsanlar buna çabucak alıştı. Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.אז אנשים נכנסים לזה. ולקחנו צוות מעצבים,
İnsanlar buna çabucak alıştı. Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.و كذلك إنضم الناس فيها. و جمعنا فريقاً من المصممين,
İnsanlar buna çabucak alıştı. Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.アメリカに送り込み 予算を与えました
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Ik was niet blij met mijn baan, ik ben ontwerpster werd niet echt gestimuleerd.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.그때는 제 직업에 만족하지 못했어요 전 디자이너였는데 일에 별로 흥미가 없었습니다
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Mon travail ne me plaisait pas, parce que j'étais designer, mais ça ne me stimulait pas.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Nebyla jsem spokojená v práci, byla jsem designér, ale nebyla jsem stimulovaná.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Nie byłam zadowolona z pracy, byłam projektantką, ale to nie było to co chciałam robić.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.No estaba contenta con mi trabajo, porque era diseñadora pero no tenía ninguna motivación.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Nu eram multumita de slujba mea, pentru ca am fost designer, dar nu eram stimulata cu adevarat.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.Завърших специалност английски.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.לא הייתי מרוצה מהעבודה שלי, מפני שהייתי מעצבת, אבל לא הייתי באמת מגורה.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.ولم أكن وقتها سعيدة بعملي، لأني كنت أعمل كمصممة، لكني لم أكن متحفزة للحقيقة.
İşimden memnun değildim, çünkü tasarımcıydım, ama bana coşku vermiyordu.そこまで刺激を受ける事ができず 仕事に満足していませんでした 大学では英文学を専攻しました それを活用することは全くできませんでしたが
Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.Izraelből, aki a tervet typospermának nevezi.
Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.서체인데요, 그는 이것을 타이포페르마 라고 부릅니다.
Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.מישראל, אשר עיצב את מה שהוא מכנה "זרעגופן"
Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.من اسرائيل الذي صمم ما أسماه "تايبو سبيرما" -نطفة ذات خطوط-
Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.彼がデザインしたこの生物は
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Aceasta e cu adevărat unde designerii auto sunt diferiți de ingineri.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Ahora aquí es donde realmente los diseñadores en el negocio de los coches se separan de los ingenieros.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Dat is waar ontwerpers in de auto-industrie echt afwijken van de ingenieurs.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Genau an diesem Punkt gehen die Designer und die Ingenieure in der Automobilindustrie getrennte Wege.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.여기서 차 사업의 디자이너와 엔지니어들이 나뉘게 됩니다
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Maintenant, c'est vraiment là que les designers de l'industrie automobile s'écartent des ingénieurs.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Nos valójában ebben különböznek az autóipari tervezők a mérnököktől.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.Ora, questo è veramente il punto in cui i gli stilisti dell'auto differiscono dagli ingegneri.
İşte araba sektöründeki tasarımcıları mühendislerden ayıran nokta aslında budur.To jest właśnie to miejsce, w którym projektanci w przemyśle samochodowym różnią się od inżynierów.