tasarımı ile cümle
tasarımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Anderson: léčím si rýmu.) Nicméně, to "D" v "TED" přirozeně znamená design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Comunque, la "D" in "TED" ovviamente sta per design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Estou constipado.) Contudo, é claro que o "D" em "TED" significa "design".
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Hoewel, de "D" in "TED" staat natuurlijk voor design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Jednakże, "D" w "TED" oznacza oczywiście design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Kakorkoli že, "D" v "TED" seveda pomeni dizajn.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Oricum , "D-ul" din "TED" vine de la design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Sin embargo, la "D" en "TED" por supuesto es de diseño.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.하지만 TED의 D는 디자인을 뜻하죠.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Wie auch immer, das "D" in "TED" steht natürlich für Design.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Όμως το "D" της λέξης TED φυσικά υποδηλώνει τη λέξη "Σχέδιο".
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Обаче "Д"-то в "ТЕД", разбира се, означава "дизайн".
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.Тем не менее, буква Д в названии "ТЕД" отвечает за дизайн.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.בכל מקרה, האות D ב TED מיצגת עיצוב,כמובן (Design).
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.رغم ذلك، حرف "D" في تيد "TED" هو أول حرف من كلمة تصميم Design بالإنجليزية.
Neyse, TED'in D'si tasarımı simgeler.ほんの2週間前に
Nihayet somut bir bilim elde ediyoruz. Ve ses düzeni tasarımı işine adımımızı atmış bulunuyoruz.Konečně máme nějakou vědu, kterou můžeme použít. v podnikání na navrhování zvukových palet.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.Lärarna utarbetar en egen inlärningsplan för varje barn.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.Les professeurs préparent un plan d'apprentissage individuel pour chaque enfant.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.Los profesores establecen un programa específico para cada niño.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.Opettajat tekevät jokaiselle lapselle oman oppimissuunnitelman.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.Преподаватели составляют для каждого ребёнка индивидуальный учебный план.
Öğretmenler, her çocuğa özel bir öğrenim tasarımı yapar.يقوم المعلمون/المعلمات بإعداد خطة تعليم خاصة بكل طفل.
Onlar asansörlerin tasarımı işlemini yürütürlerSie erfüllen lediglich ihre Aufgabe, z.B. Aufzüge,
Onlar asansörlerin tasarımı işlemini yürütürler Taşıma üniteleri, köprüler ve ev sistemleri tasarlarlar.Sólo se dedican a diseñar ascensores unidades de transporte, puentes, sistemas de viviendas.
Onlar asansörlerin tasarımı işlemini yürütürler Taşıma üniteleri, köprüler ve ev sistemleri tasarlarlar.Те просто се занимават с проектирането на асансьори, транспортни системи, мостове, строителни системи.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Ei au făcut-o, dar au publicat în cele din urmă un design simplificat.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Ils l'ont fait, mais ils ont finalement publié une conception simplifiée.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.그들이 만들어냈죠, 그러나 결국 더 단순화된 디자인으로 제작했습니다.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Lo hanno realizzato, ma alla fine hanno pubblicato un design semplificato.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Lo hicieron, pero finalmente publicaron un diseño simplificado.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Megcsinálták, de végül egy egyszerűsített megoldással álltak elő.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Sie stellten es her, aber veröffentlichten schlussendlich ein vereinfachtes Design.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Zij maakten het, maar publiceerden uiteindelijk een vereenvoudigd ontwerp.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Они построили такую модель, потом опубликовали упрощённую версию конструкции.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.Те го направили, но накрая публикували опростен дизайн.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.הם בנו אותו, אבל בסוף הם פירסמו דגם יותר פשוט.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.قاموا بصناعته، لكنهم قاموا في النهاية بنشر تصميم مبسط.
Onlar bunu yaptılar, ama en sonunda basitleştirilmiş bir tasarımı yayınladılar.設計を公開しました 彼らもInstructablesで公開し
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.Ich praca udowodniła, że skoncentrowane rozwiązania są w stanie polepszyć nawet najgorsze warunki życia.
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.그들의 활동은 집중화된 설계가 가장 빈곤한 환경도 개선시킬 수 있다는 것을 증명했습니다.
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.Und ihre Arbeit hat bewiesen, dass gutes Design selbst das ärmste Lebensumfeld verbessern kann.
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.Их работа доказала, что продуманный проект способен улучшить даже самые тяжёлые жилищные условия.
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.І їхня праця довела, що детально продуманий дизайн здатен виправити навіть найжалюгідніші умови проживання.
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.עבודה זו הוכיחה שעיצוב ממוקד יכול לשפר גם את סביבת המחייה של העניים ביותר
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.برهنوا من خلال عملهم أن التخطيط المركز يمكنه أن يحسن حتى أكثر الأماكن المعيشية فقراً
Onların bu çabası, odaklanmış tasarımın en fakir yaşam alanını bile iyileştirebileceğini kanıtladı.最も劣悪な生活環境すら 改善出来ることが明らかになりました 衛生状態を向上させ 更に貧困そのものを
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Ils peuvent écrire la pièce, par exemple, et les auteurs peuvent jouer sur scène.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.그 학생들은 예를 들면 극작을 한다거나, 글을 잘 써서 들어온 학생들은 무대 미술을 한다거나,
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Mogą, na przykład, pisać scenariusz, a scenarzyści mogą pracować nad dekoracjami.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Podem escrever a peça, por exemplo, e os escritores podem trabalhar na carpintaria do palco.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Possono scrivere l'opera, per esempio, e gli scrittori possono lavorare sulla scenografia.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Pot să scrie piesa, de exemplu, și scriitorii pot să lucreze la punerea în scenă.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Pueden escribir la obra, por ejemplo, y los escritores pueden trabajar en arte escénico.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Sie können z.B. das Stück schreiben, und die Autoren können an der Bühnenkunst arbeiten.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Ví dụ họ có thể viết một vở kịch. và những nhà biên kịch có thể làm việc với sân khấu.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Ze mogen het stuk schrijven, en de schrijvers mogen aan het decor werken.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Натомість вони можуть писати п'єси, наприклад, а сценаристи - працювати над сценою.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.הם יכולים לכתוב את המחזה, לדוגמא, והכותבים יכולים לעבוד על התפאורה.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.بإمكانهم أن يكتبوا مسرحية، على سبيل المثال، والكتّاب قد يعملون على الفن المسرحي.