tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Taşımacılık araçlarımız yok.We have no means of transportation.
Ne taşımamı istiyorsun?What do you want me to carry?
Hiç nakit taşımıyorum.I'm not carrying any cash.
Tom'un valizlerini taşımasına yardım etmeliydin.You should've helped Tom carry his suitcases.
Tom bu kadar çok para taşımaması gerektiğini bilmeliydi.Tom should've known better than to carry so much money.
Tom Mary'nin kanepeyi odanın diğer tarafına taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the sofa to other side of the room.
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.The aeroplane must carry some spare fuel.
Tom valizimi taşımak için yeterince nazikti.Tom was kind enough to carry my suitcase for me.
Öncelikle mangalı bodrumdan bahçeye taşımak zorundayız.First we have to carry the barbecue from the cellar out into the garden.
Tom bavulumu taşımayı önerdi.Tom offered to carry my suitcase.
Tom Mary'nin çantasını taşımayı önerdi.Tom offered to carry Mary's bag.
Sen hiçbir şey taşımadın.You carried nothing.
Gelip piyanomu taşımama yardım etmek için pazartesi günü biraz zamanın var mı?Would you have some time on Monday to come over and help me move my piano?
Tom'un uğramak için ve piyanoyu taşımamıza yardım etmek için zamanı olacağını umuyordum.I was hoping Tom would have time to come over and help us move the piano.
Tom piyanosunu taşımamıza yardım etmemizi istedi.Tom asked us to help him move his piano.
Tom yaşlı bayana malzemelerini arabasına taşımak için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help the old lady carry her groceries out to her car.
Tom mobilyasını yeni evine taşımak için bir kamyon kiraladı.Tom rented a truck to move his furniture to his new house.
Lütfen çantalarımı taşımama yardım eder misin?Can you please help me carry my bags?
Boston'a taşımamız gerektiğine karar verdim.I've decided we should move to Boston.
Bu ağır masayı taşımama yardım eder misin?Will you help me move this heavy table?
Tom Mary'nin bavullarını taşımasına yardım ediyor.Tom is helping Mary carry in her suitcases.
Tom bavulu taşımama yardım etti.Tom helped me to carry the trunk.
Tom bagajımı taşımama yardım etti.Tom helped me carry the baggage.
Tom Mary'nin kanapeyi taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the sofa.
Tom, Mary'nin kuyudan su taşımasına yardımcı oldu.Tom helped Mary carry water from the well.
Tom'un bavulları taşımasına yardım ettim.I helped Tom carry in the suitcases.
Bunu taşımama yardım edebilir misin?Can you help me carry this?
Dinamit taşıma tehlikeli olabilir.Handling dynamite can be dangerous.
Askeri doktor Tom'u taşımak için güvenli bir yol olmadığını söyledi.The paramedic said there was no safe way to move Tom.
Bu dinamiti taşımanın güvenli olduğundan emin misin?Are you sure it's safe to move this dynamite?
Tom ve Mary'nin arkadaşları onların yeni dairelerine taşımalarına yardımcı oldular.Tom and Mary's friends helped them move into their new apartment.
Bu bir kişinin taşıması için sadece çok büyük.This is just too big for one person to carry.
Bu bir insanın taşıması için çok büyük.This is too big for one person to carry.
Bu kolayca taşımak için sadece çok büyük.This is just too big to easily carry.
Bu kolayca taşımak için çok büyük.This is too big to easily carry.
Bu taşımak için sadece çok büyük.This is just too big to carry.
Bu taşımak için çok büyük.This is too big to carry.
Bob, onun bagajını oturma odasına taşımamda yardım et.Bob, help me carry his luggage to the living room.
Toplu taşıma ile oraya nasıl gideceğini biliyor musun?Do you know how to get there by public transportation?
Biri bunu taşımama yardım edebilir mi?Could anybody help me to carry this?
Tom bizi botuyla nehrin karşı tarafına taşımayı önerdi.Tom offered to ferry us across the river in his boat.
Bu benim için bir anlam taşımıyor.This doesn't make sense to me.
14 yaşından itibaren Hollanda'da kimlik taşımak zorunluluğu vardır.From the age of 14 one is obliged to carry ID in Holland.
Bavullarımı taşımama yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me carry my suitcases.
Tom'un ve Mary'nin piyanoyu taşımasına yardım etmek zorundayım.I have to help Tom and Mary move a piano.
Kanepeyi taşımama yardımcı ol.Help me move the couch.
Bir böbrek taşım vardı.I had a kidney stone.
Ben silah taşımıyorum.I don't wear a gun.
Tom bana piyanosunu taşımasına yardım edip etmeyeceğimi sordu.Tom asked me if I would help him move his piano.
Senin için bavulunu taşımamı ister misin?Would you like me to carry your suitcase for you?
Çocuklar neden bu kadar ağır bir çanta taşımak zorundalar?Why do children have to carry such a heavy bag?
Tom tek başına piyanoyu taşımaya çalıştı ama taşıyamadı.Tom tried to move the piano by himself, but he couldn't.
Tom ve ben Mary'yi taşımaya çalıştık.Tom and I tried to carry Mary.
Bu bira fıçılarını taşımama yardım eder misin?Would you help me move these beer kegs.
Taşımamı istediğin bu mu?Is this what you want me to carry?
Buzkıranlar kargo taşımak ve buz kırmak için kullanılır.Icebreakers are used to carry cargo and break ice.
Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Oğlana kuyudan su taşımak için bir elek verdi.She gave the boy a sieve in which to carry water from the well.
Bunu taşımalarına izin ver.Let them carry it.
Onun onu taşımasına izin ver.Let him carry it.