tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bankanın kaynağının yabancı sermaye piyasalarından olmaması nedeniyle iç borç niteliği taşımaktadır.It because the bank was not taking credit from international sources.
Hat, günlük ortalama 1,5 milyon yolcu taşımaktadır.The JR section alone handles an average of 1.5 million passengers a day.
Mahallenin ilköğretim okulu vardır, taşımalı eğitim yapılmaktadır.A superhero academy exists where the capes are trained.
İtalyan Maniyerimini Fransa'ya taşımakla tanınmıştır.He imported the Italian style into France.
Karaköy, bugün uluslararası ve şehir içi yolcu trafiğinde büyük taşımacılık merkezidir.Karaköy is today a major transport hub for intercity and international passenger traffic.
Metro sistemi günlük 1.38 milyon yolcu taşımaktadır.The metro system carries 2.8 million passengers a day.
Taşıma kapasitesi: 1 ton.Total weight: 1 ton.
Çünkü, tüy kadar hafif yürek günah ve şeytanın yükünü taşımıyor demektir.Fear of the devil and fear of the Lord himself.
Dünya genelinde yaklaşık 2.5 milyon çocuk HIV taşımaktadır.Currently there are about 13.5 million internally displaced children around the world.
Kerestecilik ve patates yetiştirme gibi geleneksel uğraşlar bugün gene önem taşımaktadır.Conservation efforts such as captive breeding and reintroduction are currently in practice.
Ayrıca gayrimüslimlerin silah taşıması ve atlara ya da develere binmesi de yasaktı.They were forbidden to carry weapons or ride atop horses and camels.
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.Currently freight only.
Fakat okul 2012 yılından itibaren taşımalı olmuştur.The school was rebuilt at the start of the 2012 school year.
BU belge Heisinberg 'in teorilerini somut matematiksel bir alana taşımıştır.The paper put Heisenberg's approach on a solid mathematical basis.
Körfez içi insan taşımacılığı için en konforlu ve hızlı ulaşım aracıdır.Cycling is the most common and convenient way of traveling within the town.
2011 yılından bu yana Fifa kokartı taşımakta ve UEFA'nın elit hakemleri arasında yer almaktadır.He is a FIFA listed referee since 2011, and is ranked as a UEFA Elite group referee.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Aid facility is available free of cost to the college students.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.This participle is immutable.
Ve bu da 1. tekil şahsın ifadelerinin gerçekte hiçbir değer taşımadığını gösterir.In effect the first real proof that you should not put all your eggs in one basket.
Ruslar bu ikonik yapılarını 100 rublelik banknotlarının üzerine de taşımışlardır.The Russians ordered him to build ten galleys.
Mamma Mia, dünyanın en ünlü müzikali olma özelliğini taşımaktadır.Annie showcases the best new music from around the world.
Caddede herhangi bir toplu taşıma aracı çalışmamaktadır.No freight traffic operates on the line.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.The Airlander 10 is designed primarily for civilian use.
İkinci kademe öğrencileri taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.The two other squadrons are dedicated to student training.
Temel olarak dört farklı çeşitte taşıma hizmeti vermektedirler.Initially, they offered four different styles of ties.
Rusya'nı ndeniz yoluyla taşınan petrolünün yüzde 20'sini Gunvor taşımaktadır.About 80% of the natural gas that Russia exports to Western Europe goes through Ukraine territory.
Kasabada okul bulunmaktadır ve taşımalı eğitim yapılmaktadır.Have School, Will Travel.
Ancak bu etkileşimler çok nadir ve diğer deney verileriyle çok benzerlik taşımakta.This value and uncertainty are about the same as the latest experimental results.
Šebrle yedi yılda beş kez bu unvanı taşımıştır.Shearer has been engaged at least five times.
Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır.An aria on poetry is followed by a third psalm verse as an aria.
Mingechevir'deki 9 No'lu okul onun adını taşımaktadır.School No. 10 in Sumgayit is named after our him.
Köyd, ilköğretim okulu yoktur; taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.The school has no electricity, which hinders learning.
Bu model fenomenolojik bir nitelik taşımaktadır.This model is also of a phenomenological approach.
Taşıma, yeniden boyutlandırma ve windows silme için destek sağlar, ancak simgeleri desteklemez.It provides support for moving, resizing, and deleting windows, but does not support icons.
Whistleblower, oyun içinde bir oyun sıfatını hakkıyla taşımaktadır.Beecher unwittingly stabs him in the play's climactic scene.
2004 yılında 97.000 yolcu taşımıştır.In 2004, the airport handled 97,000 passengers.
Ancak Sonraki Eğitim dönemi Taşımalı olarak yararlanılmaktadır.However, the latest innovations take time to make an impact.
Bu büyük etken ülke vatandaşlarının refah seviyesini en üst basamaklara taşımıştır.In three generation they managed to climb to the top of the Belgian economy.
Kaech'ŏn da taşıma Kore Devlet Demiryolları'nın Kaech'ŏn Hattı'ndan geçmektedir.It is the terminus of the Kaech'ŏn Colliery Line of the Korean State Railway.
Mahallenin iklimi, %30 Akdeniz İklimi, %70 göller Bölgesi İklimi özelliği taşımaktadır.The Phase I consists chiefly of wetland habitat with 70 percent water.
Karayolu taşımacılığı önemli bir iş alanıdır.Household employment is a targeted field.
Aslında bunlardan ikisi de herhangi bir ilaç özelliği taşımıyor, ikisi de şeker hapı.Even though neither one of these things has any pharmaceutical -- they're sugar pills.
Bu durumda, bir bardak su taşımak kolaydır.In this instance, carrying a glass of water is easy.
Küresel taşımacılık sistemine yıllık 10 milyar dolarlık zarara sebep oluyor.It's a $10-billion-a-year discontinuity in the global transport system.
Robotlar kargo taşımacılığında kullanılabilirler.The robots can be used for transporting cargo.
Fakat taşıma kapasitesi adına kazanım elde ediyorsunuz.But you do gain in terms of payload-carrying capacity.
Olimpiyatların özünü oluşturan o sözcüğü, tutkuyu hep kalbimde taşımak istiyorum.I want to carry in my heart forever the key word of the Olympics -- passion.
Ayrıca Brister Tepesi taşıma yolu tarafından çok iyi oldu.Nor was it much better by the carriage road from Brister's Hill.
Ama tasarım hızlı, ucuz, güvenilir, farklı, esnek olma özelliklerini taşımalı.But the design was driven by a need to be quick, cheap, safe, respectful, flexible.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.It's stupid that we put water in plastic bottles in Fiji and ship it here.
Cüzdanında taşımak gibi.It's like having a personal valet.
Onu VIP katına taşımışlar gibi görünüyor.Well, it looks like they moved her up to the VlP floor.
O koku taşıması ve hatta biraz yemek istiyordu şeyler taşıdı. mesafesinde.He couldn't bear the smell and even carried the things he wanted to eat a little distance away.
Ve işte geçmişten aldığımız dersleri, günümüze de taşımalıyız.And we must carry those lessons into this time as well.
Mary ona yardım akıllı uşak olduğunu bir akıllı taşıma olduğunu gördüm ve inMary saw that it was a smart carriage and that it was a smart footman who helped her in.
Bir vücudun taşımak için nazik bir 'vahşi şeyler üzereyken az konuşun. "A body 'as to move gentle an' speak low when wild things is about."
Bazı garip kuş yuvasına bakmak için yürütülüyor ve taşımanız gerekir gibi hissetti usulca.He felt as if he were being led to look at some strange bird's nest and must move softly.
Eşya taşımacılığını örnek olarak ele alabiliriz.Consider for example transporting goods.
Yönetim, planlarını nasıl bir sonraki aşamaya taşımayı hedefliyor?And how does the administration plan to move its agenda forward?
Bunu taşımak ister misin?Want me to carry that?