tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Tartışmalar tamamen bilgisayardaki imgeler, verilerle ilgili.不可欠な要素である
Uzun düşünme ve tartışmalardan sonra neyse ki sonunda uzlaşmaya varmışlar.Così dopo averci pensato a lungo sono arrivati a un compromesso.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Astfel, aceste ziare, tabloide, discutii se axau pe aceasta munca.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Báo to, báo nhỏ, bài tranh luận hết thảy đều bàn tán về tác phẩm này
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Ces journaux, ces tabloïds débattaient de ce travail.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Dus plakkaten, roddelbladen, er waren discussies, allemaal over dit werk.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Gazety, kolorowe pisma- nawet debaty były prowadzone na temat mojej pracy
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Havia jornais, tabloides e debates só por causa deste trabalho.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Így az újságok és pletykalapok a munkámról vitatkoztak.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.In diesen seriösen und Boulevardzeitungen gab es Debatten über diese Arbeiten
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.이런 자료, 타블로이드, 토론등이 다 제 작품에 관한 것들 이었지요.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Quindi i quotidiani, i tabloid, i dibattiti venivano ingannati da tutto questo lavoro.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.Todas estos periódicos, tabloides, debates estaban siendo engañados, por este trabajo.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.В широкоформатните издания, таблоидите, вървяха дебати все за тези творби.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.И эти газеты, таблоиды, споры — все были насчёт моих работ.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.אז הצהובונים, הדיונים, כולם היו על העבודה הזו.
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.اذا هذه صحف الفضائح, الصحف الصفراء, المناقشات التي تجري وكلها عن هذا العمل
Var olan tüm bu ilanlar, skandal gazeteleri, tartışmaların hepsi benim bu çalışmam hakkındaydı.映画は人々が実際にその作品を見る前に禁止されていました
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Ich denke, dass dieses Land seine große Debatte weiterführen soll, herumheulend und sich beschwerend:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Ik denk dat we in dit land het grote debat moeten blijven voeren, veel zeuren en klagen over:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,제 생각에는 미국이 계속 "나는 혜택을 받아." "나는 희생자야."라고 불평하면서도
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Niech trwa wielka dyskusja, to całe marudzenie i narzekanie,
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Penso que este país tem que continuar o seu grande debate, deixar de lamentar e reclamar:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Я думаю, что страна должна продолжать дебаты, и жаловаться, и ныть:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,ואני חושב שהארץ הזו צריכה להמשיך את הדיון הגדול שלה,
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,وأظن أن هذه البلاد عليها مواصلة نقاشها الموسع حول النظام الصحي،
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,大論争が続くことでしょう 「私には受給資格がある」「君は犠牲者だ」と不平不満が出るでしょう
ve Birleşik Krallık’ta daha ileri derecede kontrol edilmesi hakkındaki tartışmalar da sürmektedir.A szervezetből való gyors kiürülése miatt a GHB/GBL nehezen azonosítható a mérgezés vagy a halál okaként.
ve Birleşik Krallık’ta daha ileri derecede kontrol edilmesi hakkındaki tartışmalar da sürmektedir.Forenede Kongerige om andre mulige kontroller.
ve Birleşik Krallık’ta daha ileri derecede kontrol edilmesi hakkındaki tartışmalar da sürmektedir.Im Vereinigten Königreich sind gegenwärtig mögliche weitere Kontrollmaßnahmen im Gespräch.
Ve bunlar eşit derecede geçerli tartışmalardır.Takže dostávame 2 rovnako platné argumenty.
Ve bunlar eşit derecede geçerli tartışmalardır.Takže dostáváme 2 stejně platné argumenty.
Ve bunlar eşit derecede geçerli tartışmalardır.Te dwa argumenty są równie mocne.
Ve bunlar eşit derecede geçerli tartışmalardır.Và đây là bằng nhau đối số hợp lệ.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Ces discussions peuvent s'avérer être extrêmement inspiratrices.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Dan diskusi ini bisa jadi sangat mengilhami.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Deze discussies kunnen zeer inspirerend zijn.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Estas discusiones pueden ser muy inspiradoras.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.이런 대화는 매우 감동적입니다.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Những cuộc thảo luận đó giúp truyền cảm hứng.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Questi momenti di discussione possono essere di grande ispirazione.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Şi aceste discuţii pot fi foarte inspirante.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Te dyskusje mogą być szalenie inspirujące.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Und diese Diskussionen können außerordentlich inspirierend sein.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.И тези дискусии могат да бъдат изключително вдъхновяващи.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.Эти беседы зачастую бывают необыкновенно воодушевленными.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.והדיונים האלה יכולים להיות מאד מעוררי השראה.
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.وهذه النقاشات .. يمكنها ان تكون ملهمة جداً للاشخاص
Ve bu tartışmalar son derece ilham verici olabilir.インスピレーションに 溢れたものです ある時 一人の少年がこう言いました
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..그리고 격렬한 토론이 있었던 2주간의 회의기간 동안에 이 연극은 계속 언론의 조명을 받았습니다.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..2週間の大論争を繰り広げました 政府は最終的にウガンダでの
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Dan rapat ini dibahas oleh media selama berminggu-minggu, ada diskusi besar selama dua minggu.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..És ezen az egyeztetésen, ami a napilapokban hetekig jelen volt, volt két hét, amikor nagyon aktív vita folyt.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Nesta reunião, que durou semanas na imprensa, duas semanas em que houve muita discussão.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Und während diesem Treffen, es war wochenlang in der Presse, zwei Wochen lang gab es eine riesige Diskussion.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Và trong cuộc họp này -- kéo dài nhiều tuần trong buổi họp báo, 2 tuần thì có một cuộc thảo luận lớn.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Y ese encuentro estuvo en los medios durante semanas , dos semanas de grandes discusiones.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Και σ'αυτήν τη συνάντηση, αυτό έγινε θέμα για εβδομάδες στον τύπο, για δύο εβδομάδες υπήρχε τεράστια συζήτηση.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Срещата се обсъждаше седмици наред в пресата, две седмици, имаше огромна дискусия.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..העיתונות עסקה בנושא במשך שבועות. במשך שבועיים נערך דיון מקיף על הנושא.

İlgili Sayfalar