tarlası ile cümle
tarlası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Teksas'taki Roscoe rüzgâr tarlası 780 MW'lık gücüyle şu an için dünyanın en büyük rüzgâr tarlasıdır.テキサス州には Roscoe Wind Farm (780 MW) という世界最大のウィンドファームがある。
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.2歳年が離れた兄のYeóryios Tsákonasも陸上競技選手。
Bu türbin, Kuzey Denizi'ndeki Alpha Ventus rüzgâr tarlasının 12 türbininden ilkiydi.この発電機は北海のアルファ・ヴェントス洋上風力発電所(英語版)の計12基の発電機の最初の1基であった。
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.踩地雷,是一款單人的電腦遊戲。
Çavdar Tarlasında Çocuklar.儿子陈月末。
Hemen hemen herkesin tarlası ya da sığırı vardır.全國過半數人都從事遊牧或者畜牧業。
Her ailenin kendi geçimini sağlayacağı tarlası ve kapalı alanları (sera) mevcuttur.또한, 모든 균등 공간은 위와 같이 유사 거리 함수들의 (유한 또는 무한) 족으로 나타낼 수 있다.
Mayın tarlası üzerine, Ian Stewart내용주 참조주 Ridpath, Ian.
Daha sonra domuz Kent yakınlarında bir çiftçinin tarlasında bulunmuştur.농민 계층 바로 위에는 상인 계층이 있었다.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.어깨동무 (잡지) 소년중앙
Çavdar Tarlasında Çocuklar.במרכזה פארק הבנים.
Tarlasını sürer.הסגת גבול
Mahallede, herkesin kendine ait bir tarlası bulunmaktadır.לכל אדם יש תחום ד' אמות סביבו.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Други в Родопите.
Tarlasını sürer.Скача на място.
200 MW'lık rüzgâr tarlası yaklaşık olarak 20 km2'lik bir kullanım sahası olmalıdır.Vjetropark od 200 MW može se prostirati na površini od otprilike 20 km2.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Nikole u Varaždinu.
2008'de rüzgâr tarlası 43.416 megawatt-saat elektrik üretti.Do 16. rujna 2009. elektrana je proizvela 348,4 TWh električne struje.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Malého v Uhorsku.
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.Míny je logická počítačová hra pre jedného hráča.
Kendisini Kenan Ülkesi'ndeki Makpela Tarlası'ndaki mağaraya gömmelerini istedi.Podľa jeho priania ho pochovali vo farskom kostole Notre-Dame v meste Uzeste v juhozápadnom Francúzsku.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Otroci na Vršiču.
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.Minolovec je tudi računalniška igra.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Eina Kaišiadorių rajone.
29 yaşındaki oduncu Meng Zhaoguo bir gün tarlasında çalışmaktadır.Jolita Grubliauskaitė yra 29 metų ir dirba teisininke.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Väikevorm mõisamaastikus.
2008'de rüzgâr tarlası 43.416 megawatt-saat elektrik üretti.2009. aastal kasvas võimsus 3482 megavatini.
Bu isim mısır tarlası anlamına gelir.Nimi tähendab 'kartuliturgu'.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Aber sie verachteten das und gingen hin, einer auf seinen Acker, der andere zu seiner Hantierung;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni nedbali a odišli, ktorý na vlastné pole, ktorý po svojom kupectve,
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni nedbavše na to, odešli, jiný do vsi své a jiný po kupectví svém.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ale oni zaniedbawszy odeszli, jeden do roli swojej, a drugi do kupiectwa swego;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Dar ei, fără să le pese de poftirea lui, au plecat: unul la holda lui, şi altul la negustoria lui.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.De azok nem törõdvén vele, elmenének, az egyik a maga szántóföldjére, a másik a maga kereskedésébe;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Eles, porém, não fazendo caso, foram, um para o seu campo, outro para o seu negócio;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti."저희가 돌아보지도 않고 하나는 자기 밭으로, 하나는 자기 상업차로 가고"
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Ma costoro non se ne curarono e andarono chi al proprio campo, chi ai propri affari
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Mais, sans s`inquiéter de l`invitation, ils s`en allèrent, celui-ci à son champ, celui-là à son trafic;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de aktade icke därpå, utan gingo bort, den ene till sitt jordagods, den andre till sin köpenskap.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de brøde sig ikke derom og gik hen, den ene på sin Mark, den anden til sit Købmandsskab;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Men de brydde sig ikke om det og gikk sin vei, den ene til sin aker, den annen til sitt kjøbmannskap;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Mutta he eivät siitä välittäneet, vaan menivät pois, mikä pellolleen, mikä kaupoilleen;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Nhưng họ không đếm xỉa đến, cứ việc đi đường mình; kẻ nầy đi ra ruộng, kẻ kia buôn bán;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Nhưng họ không đếm_xỉa đến , cứ_việc đi đường mình ; kẻ nầy đi ra ruộng , kẻ kia buôn_bán ;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Oni pa niso marali in so odšli, eden na polje svoje, drugi pa po kupčiji svoji.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Pero ellos no le hicieron caso y se fueron, uno a su campo, otro a su negocio
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Εκεινοι ομως αμελησαντες απηλθον, ο μεν εις τον αγρον αυτου, ο δε εις το εμποριον αυτου
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Вони ж, занехавши, пійшли собі, один на хутір, другий до свого торгу;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.Но они, пренебрегши то, пошли, кто на поле свое, а кто на торговлю свою;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.но те занемариха поканата, и разотидоха се, един на своята нива, а друг на търговията си;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.והם לא שתו לבם לזאת וילכו להם זה אל שדהו וזה אל מסחרו׃
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.ولكنهم تهاونوا ومضوا واحد الى حقله وآخر الى تجارته.
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.那 些 人 不 理 就 走 了 . 一 個 到 自 己 田 裡 去 . 一 個 作 買 賣 去
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.那些 人 不理 就 走了.一 個 到 自己 田 裡去.一個作買 賣去
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.어쩌면 지난 20년 동안 자유의 땅이 법적 지뢰밭이 되어버린 셈입니다.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale ať už tak či onak za posledních pár dekád se Země svobody proměnila v právní minové pole.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale jakimś sposobem w ciągu ostatnich 20 lat prawo zmieniło krainę wolności w prawne pole minowe.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Ale nejako alebo ináč sa v posledných desaťročiach stalo z krajiny slobody mínové pole práva.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.De így vagy úgy, az utóbbi évtizedekben, a szabadok földje egy jogi aknamezővé lett.
Ama her nasil olduysa, son 15-20 senede ozgurlukler ulkesi bir hukuk mayin tarlasina donustu.Doch das Land der Freiheit ist in den letzten Jahrzehnten zu einem rechtlichen Minenfeld geworden.