tarlası ile cümle

tarlası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çiftçi tarlasına buğday ekti.The farmer sowed his field with wheat.
Çiftçi bütün gün tarlasını sürdü.The farmer plowed his field all day.
Tom tarlasını sürüyor.Tom is plowing his field.
O, tarlasına arpa ekti.He sowed his field with barley.
Tom tarlasına arpa ekti.Tom sowed his field with barley.
Mary tarlasına arpa ekti.Mary sowed her field with barley.
O, tarlasında buğday ekti.He sowed wheat in his field.
O, tarlasına buğday ekti.She sowed wheat in her field.
Tom tarlasına buğday ekti.Tom sowed wheat in his field.
Mary tarlasına buğday ekti.Mary sowed wheat in her field.
Tren istasyonunun yakınında ayçiçeği tarlası var.There is a sunflower field near the train station.
Tom ve köpeği bir buğday tarlasıyla karşılaştılar.Tom and his dog ran across a wheat field.
Tom bir mısır tarlasınında John'u izledi.Tom followed John across a cornfield.
Mayın tarayıcının amacı, mayınları patlatmadan mayın tarlasını temizlemektir.The objective of Minesweeper is to clear the minefield without detonating the mines.
Fadıl bir mayın tarlasına girdi.Fadil walked into a minefield.
Çok geniş bir pirinç tarlası kenti çevreler.A very large field of rice surrounds the city.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.He became a school teacher in Manzanillo, while also owning a small rice plantation.
1946 Hawaii'de büyük bir Makademya tarlası kuruldu.1946 A large plantation was established in Hawaii.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Boys in stretch-knit pajamas.
Yavuz ve eskortları bombardıman sırasında aktif olmayan bir Rus deniz mayını tarlasından geçtiler.The ship and her escorts passed through an inactive Russian minefield during the bombardment.
Rüzgâr atlası, rüzgâr tarlası alanları önceden seçildiğinde kullanılır.A wind atlas is employed when pre-selecting wind farm sites.
Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.In order to avoid the war, he feigned madness and sowed his fields with salt.
Helikopterin bölgedeki bir mayın tarlasına düştüğü olayda, 127 kişi hayatını kaybetti.The helicopter crashes in a minefield, killing 127 of those on board.
Bu isim mısır tarlası anlamına gelir.The name means 'corn farm'.
Sahild bir çiçek tarlası Rüzgarda dalgalanıyordu...Then they see a floating mask in the wind.
Her ailenin kendi geçimini sağlayacağı tarlası ve kapalı alanları (sera) mevcuttur.Each house, ... each shelter (or each covered place) that they reached...
Kröller-Müller Müzesi, Otterlo, Hollanda Selvili Buğday Tarlası, 1889.Kröller-Müller Museum, Otterlo, Netherlands Wheat Field with Cypresses, 1889.
Mayın tarlası tek kişilik bir bilgisayar oyundur.Single player against computer is possible.
Bu Afganistan'da bir haşhaş tarlası.This is a field of poppies in Afghanistan.
Yani, bizi lanet olası bir demir tarlasına indirdin. Pekala. Adamı duydunuz.Which means that you landed us on a goddamn iron plate.
Rüzgâr tarlası gibi bir şey olabilir.It could be something like a wind farm.
Aşağıda torunu tütün tarlasını bir katırla sürüyor olurdu.Down below, there was her grandson plowing the tobacco field with a mule.
Binlerce dönüm pamuk tarlasıyla çevriliydik.We were surrounded by thousands of acres of cotton fields.
Binlerce dönüm pamuk tarlasının tam sınırında duruyorduk.We were standing on the edge of thousands of acres of cotton.
Tarlasını veriyor ve şirket için çalışıyor, yani emek veriyor. .So this is the building rent--the building lease--is $1,000.
Bir tüketici bu mayın tarlasını nasıl geçecek?How is a consumer going to walk through this minefield?
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.In all the land of your possession you shall grant a redemption for the land.
Eğer tarlasını özgürlük yılından hemen sonra adarsa, bu fiyat geçerli olacaktır.If he dedicates his field from the Year of Jubilee, according to your valuation it shall stand.
Yoksulun tarlası bol ürün verebilir, Ama haksızlık bunu alıp götürür.An abundance of food is in poor people's fields, but injustice sweeps it away.
Tembelin tarlasından, Sağduyudan yoksun kişinin bağından geçtiğimdeI went by the field of the sluggard, by the vineyard of the man void of understanding;
‹‹Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.But they made light of it, and went their ways, one to his own farm, another to his merchandise,
Bunun için bu tarlaya bugüne dek ‹‹Kan Tarlası›› denilmiştir.Therefore that field was called "The Field of Blood" to this day.
Biz Tanrının emektaşlarıyız. Sizler de Tanrının tarlası, Tanrının binasısınız.For we are God's fellow workers. You are God's farming, God's building.
Buğday TarlasıNameFields of Peace
Zgela, kendisine ait buğday tarlasını sürmek için üç traktör kullanıyor.Zgela uses three tractors on his field of wheat.
Mujiç olayları şöyle hatırlıyor: "El ele tutuşup bir yonca tarlasına girmek zorundaydık."We had to hold each other's hands and go into that clover field.
Kadın arkeologlara, gerdanlığı kocasının tarlasını traktörle sürerken bulduğunu söyledi.The woman told them that her husband had come across it while ploughing his fields with his tractor.
İkili hala temizlenmemiş bir mayın tarlasına girdi ve bir mayını tetikledi.The two skidded into a still uncleared minefield and triggered a mine.
Kürt çiftçiler, Türkiye’nin Irak sınırı yakınlarında bir pamuk tarlasında çalışıyor.Kurdish farmers work in a cotton field near Turkey's border with Iraq.
Ertesi gün Sprecani yakınlarındaki bir mayın tarlasında iki istihkamcı öldü ve biri de yaralandı.The following day, two were killed and one suffered injuries in a field near Sprecani.
İki yerleşim, bir buğday tarlasıyla birbirinden ayrılmaktaydı.The two settlements were separated by a field of wheat.
Parícutin, Meksika, 1943'te mısır tarlasındaki bir çatlaktan patladı.Parícutin, Mexico, which erupted from a fissure in a cornfield in 1943.
Walter'ın tehlikede olduğunu hisseden Jasmine (aslan), mısır tarlasından çıkar ve Stan'e saldırır.Jasmine (the lion), sensing Walter in danger, emerges from the cornfield and attacks Stan.
Babasının bir mağazası ve bir tarlası vardı.His father owned a store and a plantation.
13 Aralık 1944'te, Sanfirova ve Gasheva'nın uçağı bir mayın tarlasında tekrar düşürüldü.On 13 December 1944, the plane flown by Sanfirova and Gasheva was shot down again over a minefield.
Georgia'da pamuk tarlasıPicking cotton in Georgia (Larger version)
Ertesi gün, 2. Mayın Tarlası Filosu Trondheim açıklarında onun eskort görevini devraldı.The following day, the 2nd Minesweeper Flotilla took over her escort duty off Trondheim.
Ülke çok sayıda haşhaş tarlasına ve uyuşturucu bağımlısına ev sahipliği yapıyor.The country is home to a great number of poppy fields and drug addicts.
Cardejón, İspanya'da bir ayçiçeği tarlası (2012)A field of sunflowers in Cardejón, Spain (2012)
Kärkölä, Finlandiya'da bir kanola tarlası (2010)A field of rapeseeds in Kärkölä, Finland (2010)

İlgili Sayfalar