tarlalarda ile cümle
tarlalarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı insanlar tarlalarda çalışıyorlar.Some people are working in the fields.
At tarlalarda koştu.The horse ran through the fields.
Tarlalarda çalışıyorlar.They work in the fields.
Bir koyun sürüsü tarlalarda otluyordu.A flock of sheep was grazing in the fields.
Arpa ve buğday köyün etrafındaki tarlalarda büyür.Barley and wheat grow in the fields around the village.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.It was winter and there was little to be done in the fields.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.His best known paintings depict peasants working in the fields.
Bilhassa ekilmemiş tarlalarda bulunur.It is not found on cultivated land.
1980 ile 2003 yılları arasında tarlalardan beslenen kuşların sayısında %28'lik bir düşüş olmuştur.From 1980 to 2003, common farmland bird numbers fell by 28%.
Yöre verimli topraklara sahip olup, tarlalardan bir yılda üç ürün kaldırılabilmektedir.The land of this town is very fertile, where three crops can be grown in a year.
Satılamayan ürünler tarlalarda kaldı.Remaining crops are sold in the private sector.
Evet, hepsi tarlalarda çalışan çiftçiler.They are all farmers. They work on the farms.
RAB tarlalarda hayvanlarınız için ot sağlayacak, siz de yiyip doyacaksınız.I will give grass in your fields for your livestock, and you shall eat and be full.
Yemlerini tarlalardan topluyor, Kötülerin bağındaki artıkları eşeliyorlar.They cut their provender in the field. They glean the vineyard of the wicked.
20. yüzyıldan önce Ağ Göl kısmen sulanan tarlalardan gelen drenaj sularıyla besleniyordu.Before the 20th century, Ağgöl was already partially fed by drainage waters from irrigated fields.
Tohumlar tarlalarda, sınırlarda, yol kenarlarında ve açık ağaçlarda dağılır ve gelişir.The seeds disperse and thrive in fields, borders, roadsides and open woods.
Horace [1] 'onun Ceres ile birlikte tarlalarda gezerek onların bereketini sağladığını söylemiştir.According to Horace,[1] she walked about farmlands together with Ceres, ensuring their fruitfulness.
Küçük yaşlarda tarlalarda çalışmaya başladı.Seit frühester Kindheit mussten sie auf den Feldern arbeiten.
Tarlalardaki ürünleri de yerler.Zudem lagern sie Nahrung in ihre Baue ein.
Bazen yiyeceğini tarlalarda arar.Er sucht häufig am Boden nach Nahrung.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.C'était à la fin de l'hiver et il y avait très peu à manger dans le village.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.Le dimanche 27 juillet 1890, Van Gogh se tire une balle de revolver dans la poitrine, en plein champ.
Devedikenleri genellikle yol kenarlarında ve ekili olmayan tarlalarda yetişir.L’élevage se pratique généralement de manière extensive dans les marais et les zones non défrichées.
Adada bulunan tarlalarda, hububat ve meyve-sebze tarımı yapılmaktadır.Dans la cuisine réunionnaise, les plantes et les fruits de l'île sont très utilisés.
Küçük yaşlarda tarlalarda çalışmaya başladı.En una edad temprana, trabajaba en los campos.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Todo esto dicho y constatado por los mismo campesinos que trabajan estas tierras.
Hayvanlardan elde edilen gelir ve tarlalardan yiyecek haricinde geçim kaynağı yoktur.Los animales salvajes no la comen hasta que no existan otras fuentes de alimentos disponibles.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.Era inverno e c'era poco da fare nei campi.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Le sue opere più importanti ritraggono contadini al lavoro nei campi.
Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır.Черепа и другие кости отправлялись на фабрики удобрений.
Türkiye'de yoğun olarak nohut ekilen bütün tarlalarda görülür.В Японии в любом супермаркете под тунцов выделен особый прилавок.
Tarlalardaki ürünleri de yerler.Кормится на полях.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.В ней слишком мрачными красками описывается положение крестьян, проживающих в деревнях.
Film, arenada dövüşmektense tarlalarda çiçek koklamayı tercih eden bir boğanın (Ferdinand) öyküsünü anlatıyor.وتحكي الرواية قصة الثور يفضل شم رائحة الزهور على القتال في مصارعة الثيران.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.في مساء يوم الأحد الموافق 27 يوليو/تموز 1890 أخذ فينسينت فان غوخ مسدساً وأطلق على صدره رصاصة.
Türkiye'de yoğun olarak nohut ekilen bütün tarlalarda görülür.Em Portugal é bastante frequente podendo ser observada em todo o País.
Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı.Vervolgens ging hij terug naar North Dakota en werkte aldaar mee in de boerderij van zijn ouders.
1980 ile 2003 yılları arasında tarlalardan beslenen kuşların sayısında %28'lik bir düşüş olmuştur.Zo werd tussen 1997 en 2003 een achteruitgang van 68% geconstateerd in de broedvogelaantallen.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Za najbardziej niegodne były jednak uznawane tańce, które chłopi wykonywali w karczmach.
Bazen yiyeceğini tarlalarda arar.Czasem zbiera pożywienie na ziemi.
1980 ile 2003 yılları arasında tarlalardan beslenen kuşların sayısında %28'lik bir düşüş olmuştur.Från 1980 till 2003 sjönk antalet fåglar som är vanliga i jordbrukslandskap med 28%.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.Den 27 juli 1890 sköt Van Gogh sig själv i bröstet med en revolver.
Film, arenada dövüşmektense tarlalarda çiçek koklamayı tercih eden bir boğanın (Ferdinand) öyküsünü anlatıyor.Boken handlar om en tjur i Spanien som hellre luktar på blommor än slåss i tjurfäktningar.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Розглядалися різноманітні питання, які найбільше цікавили селян.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Jeho nejznámější obrazy líčí rolníky pracující na polích.
Mevsim kıştı ve tarlalarda yapacak çok az iş vardı.V dostavníku byla zima a poměrně málo místa na nohy.
Böylece karadaki ve denizdeki tarlalardaki üretim 2008'de %1,78'e çıktı.Energien brukt i båter og skip for fiske var i 2011 på 5,7 TWh.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Lukisan-lukisan terkenalnya menggambarkan warga desa sedang bekerja di ladang.
Bu "slot" adı verilen yerlerde tarlalardan, okçuluk okuluna kadar birçok seçenek vardır.Bagi yang beruntung, fasilitas ini masih bisa ditemui di beberapa tempat seperti kampus-kampus.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Những bức tranh nổi tiếng nhất của ông mô tả nông dân làm việc trên đồng ruộng.
Yerleşim yerlerinin yakınına gelmekten çekinmeyip, kimi zaman tarlalarda dolaşır.館舎(むろつみ)には入らずして、船に乗りて穴門(あなと)に帰り至りぬ。
Yerleşim yerlerinin yakınına gelmekten çekinmeyip, kimi zaman tarlalarda dolaşır.入朝,出班承旨不上御道,而竟趨右階。
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.1890년 7월 27일, 고흐는 들판으로 걸어나간 뒤 자신의 가슴에 총을 쏘았다.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.התפישה המקובלת היא כי ב-27 ביולי 1890, בגיל 37, במהלך טיול בשדות, ירה בעצמו ואן גוך בחזהו.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.To je bio najviši položaj koji su u stranci mogli zauzeti seljaci.
Bazen yiyeceğini tarlalarda arar.Niekedy sa chodí najesť na pole.
Uzun döNem tarlalarda çeltik (pirinç) yetiştirilmiştir.Drėgnose Tarpupio žemėse auginami ryžiai.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.27. juulil 1890 tulistas van Gogh endale revolvrist rindu.
Çünkü o yıl özgürlük yılıdır. Sizin için kutsaldır. Yalnız tarlalarda kendiliğinden yetişeni yiyebilirsiniz.Căci este anul de veselie: să -l priviţi ca ceva sfînt. Să mîncaţi ce vă vor da ogoarele voastre.
Çünkü o yıl özgürlük yılıdır. Sizin için kutsaldır. Yalnız tarlalarda kendiliğinden yetişeni yiyebilirsiniz.Car c`est le jubilé: vous le regarderez comme une chose sainte. Vous mangerez le produit de vos champs.