Ana içeriğe geç
Sözlük

tarifi ile cümle

tarifi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tarifi Yeniden BoyutlandırЗмінити розмір рецепта@ option: radio
Tarifi yeniden boyutlandırЗмінити розмір рецепта
Tarifi yeniden boyutlandırレシピの量を変更
Tarifi Yeniden Boyutlandırレシピの量を変更
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Au pus şi o reţetă pe perete, până li s-a spus că este ilegal.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Dokonce jim visel na zdi recept dokud jim nebylo řečeno, že to je ilegální.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Hanno persino messo la ricetta sul muro, prima di venire a sapere che era illegale.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Ils ont même affiché un recette sur le mur, avant qu'on leur dise que c'était illégal.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Incluso pusieron una receta en la pared, hasta que se les dijo que eso era ilegal.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.그들은 불법이라는 통보를 받기 전까지
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Na ścianie nawet był przepis, do czasu aż dowiedzieli się, że to nielegalne.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Na stene mali aj recept, kým im nepovedali, že to je ilegálne.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Sie hatten sogar ein Rezept an die Wand gehängt, bis ihnen jemand sagte, das gehe nicht.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Ze hingen zelfs een recept op aan de muur, tot er hen gezegd werd dat het illegaal was.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Είχαν κρεμάσει και συνταγή στον τοίχο, μεχρι που τους είπαν ότι ήταν παράνομο.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.Они вывешивали рецепт на стене, пока не узнали, что это нелегально.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.הם אפילו הדביקו מרשם על הקיר, עד שנאמר להם שזה לא חוקי.
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.وقاموا أيضاً بوضع وصفة للطهي على الحائط إلى ان تم اعلامهم ان ذلك غير قانوني
Üstelik duvarda bir de yemek tarifi asılıydı; ta ki bunun yasadışı olduğunu öğrenene kadar.彼らはそれに対して罰金を払いました
Ve Samuel Pierpont Langley bizim varsayımlarımıza göre başarının tarifine sahipti.Et Samuel Pierpont Langley avait ce que nous pensons être la recette du succès.
Ve Samuel Pierpont Langley bizim varsayımlarımıza göre başarının tarifine sahipti.사람들이 보기에 새뮤얼 피어폰트 랭글리는 성공 공식을 갖고 있는 듯 했어요.
Ve Samuel Pierpont Langley bizim varsayımlarımıza göre başarının tarifine sahipti.Y Samuel Pierpont Langley tenía lo que suponemos es la receta para el éxito.
Ve Samuel Pierpont Langley bizim varsayımlarımıza göre başarının tarifine sahipti.І у Сем'юела Пірпонта Ленглі було те, що ми припускаємо, і є рецептом успіху.
Ve Samuel Pierpont Langley bizim varsayımlarımıza göre başarının tarifine sahipti.備えていたのです 誰かに聞いたとしましょう
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.A Samuel Pierpont Langley mal, čo predpokladáme, že bolo receptom na úspech.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.A Samuel Pierpont Langley měl to, co bychom nazvali recept na úspěch.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Dan Samuel Pierpont Langley memiliki, apa yang kita asumsikan, resep kesuksesan.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.E Samuel Pierpont Langley aveva ciò che pensiamo essere, la ricetta per il successo.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Et Samuel Pierpont Langley possédait ce que nous supposions être la recette du succès.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Iar Samuel Pierpont Langley avea, ceea ce noi presupunem a fi rețeta succesului.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.In Samuel Pierpont Langley je imel domnevno vse, kar bi lahko imenovali recept za uspeh.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.사무엘 피에르폰트 랭리는 우리가 일반적으로 가정하는 성공 비법이라는 걸 가지고 있었죠.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Och Samuel Pierpont Langley hade, vad vi antar, vara ett recept för framgång.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Og Samuel Pierpoint Langley havde, hvad vi formoder, opskriften på succes.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Samuel Pierpont Langley had, wat wij zien als het recept voor succes.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Samuel Pierpont Langley miał to, co uznajemy za przepis na sukces.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Samuel Pierpont Langleynek megvolt mindene, ami a sikerhez kellett.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Samuel Pierpont Langley tinha o que nós presumimos ser a receita para o sucesso.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Und Samuel Pierpont Langley hatte, wie wir vermuten würden, das Rezept zum Erfolg.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Và Samuel Pierpont Langley có, cái mà chúng ta giả định, công thức cho sự thành công.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Y Samuel Pierpont Langley tenía lo que suponemos es la receta del éxito.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.Και ο Σάμουελ Πίερποντ Λάνγκλεϊ είχε αυτό που υποθέτουμε πως ήταν η συνταγή της επιτυχίας.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.А Самуэль Пирпонт Лэнгли был, как мы предполагаем, кандидатом на успех.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.А Самюел Пиърпонт Лангли имал онова, което предполагаме, че е рецепта за успех.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.А Семюел Пірпонт Ленглі був, як ми гадаємо кандидатом, приреченим на успіх.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.ולסמואל פיירפונט לאנגלי היתה, מה שאנחנו מניחים, כמתכון להצלחה.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.وكان صامويل بيربونت لانجلي، كما نعتقد، يملك وصفة النجاح.
Ve 'Samuel Pierpont Langley' bizim varsayımlarımza, başarının tarifine sahipti.備えていたのです 誰かに聞いたとしましょう
Yolun tarifi şöyle.Ιδού και η περιγραφή του δρόμου αυτού.
Yolun tarifi şöyle.Aqui está uma descrição da estrada.
Yolun tarifi şöyle.Aquí, una descripción.
Yolun tarifi şöyle.Đây là miêu tả của con người
Yolun tarifi şöyle.Ecco una descrizione della strada.
Yolun tarifi şöyle.Ez az út leírása.
Yolun tarifi şöyle.Här är en beskrivning av vägen. [Stremnaya-vägen är extremt vacker...]
Yolun tarifi şöyle.Her er en beskrivelse af vejen.
Yolun tarifi şöyle.Hier is een beschrijving van de weg.
Yolun tarifi şöyle.Hier ist eine Beschreibung der Straße.
Yolun tarifi şöyle.Iată o descriere a drumului.
Yolun tarifi şöyle.Inilah penjelasan jalanan itu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod