tarayıcı ile cümle

tarayıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürO pagină web nu este defapt numai o bucată de text care vine din Internet în browser-ul nostru web.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürSebuah halaman web sebenarnya hanya sepotong teks yang berasal dari Internet ke browser web-mu.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürStrona internetowa jest tak naprawdę kawałkiem tekstu który przychodzi z internetu do Twojej przeglądarki.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürUna pagina web è in realtà un blocco di testo che proviene da Internet verso il vostro browser Web
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürUna página web es simplemente sólo un trozo de texto que viene de Internet hasta tu navegador web.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürWebová stranka je ve skutečnosti pouze text, který je stážen z internetu do prohlížeče.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürВеб-сторінка - це всьго лише частина тексту, який потрапляє з Інтернету до вашого браузера.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürВеб-страница - по сути, всего лишь кусок текста, который попадает из Интернета в ваш браузер.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürדף מרשתת הוא באמת רק אוסף של טקסט שבא מן המרשתת לתוך הדפדפן שלך.
Bir web sayfası aslında İnternet üzerinden web tarayıcınıza gelen bir metin bütünüdürレッスン4でその機能の仕組みを さらに解説していきます
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.웹크롤러는 검색엔진을 위에서 웹페이지를 찾아요.
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.זחלן מרשתת מוצא דפי אינטרנט עבור מנוע החיפוש שלנו
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.الزاحف الشبكي يجد صفحات الشبكة لمحرك البحث
Bir web tarayıcısı bir kaynak sayfadaki linkleri tarayıp oradan diğer sayfaları bulur.そのページのリンクを進むことで WebクローラがWebページを見つけます
Bir web tarayıcısı yapımında, programlama dillerini pratik ve teorik olarak birlikte öğreneceğiz.Insieme impareremo teoria e pratica dei linguaggi di programmazione, sino a costruire un browser web.
Bir web tarayıcısı yapımında, programlama dillerini pratik ve teorik olarak birlikte öğreneceğiz.우리는 오늘 함께 웹 브라우저의 구조를 알아봄으로써 프로그래밍 언어의 이론을 학습 및 실습해보려고 합니다.
Bir web tarayıcısı yapımında, programlama dillerini pratik ve teorik olarak birlikte öğreneceğiz.Webブラウザの構築を目標にします ここで使うWebブラウザは 主言語である HTMLとJavaScriptを入力として受理し
Biz de düşündük ve kararımızı verdik: "Neden olmasın? Tarayıcılarda oynanabilecek bir kart oyunu yapalım!"그래서 잠시 생각한 후 결정했죠 "안될 건 뭐야? 브라우저로 즐길 수 있는 카드게임을 만들어보지 뭐!"
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Deci ea a venit la centru, și au sedat-o, iar apoi au pus-o direct în scaner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Dunque lei è venuta al laboratorio dove è stata sedata e dove è stata messa nello scanner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Elle est arrivée au Centre, et ils l'ont endormie, et passée directement dans le scanner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Elsa. Så hon kom till centret, och dom gav henne bedövning innan hon åkte in i scannern.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Elsa vino al centro y la sedaron para meterla en el escáner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.사자는 센터에 와서 진정제를 맞추고 스캐너에 넣었습니다.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Przybyła ona do naszego centrum, została uśpiona, po czym trafiła prosto do tomografu.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Sie kam also zu uns ans Institut und wurde betäubt und dann kam sie sofort in den Scanner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Ze brachten haar naar het centrum, ze verdoofden haar en zetten haar recht in de scanner.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Λοιπόν ήρθε στο κέντρο, και την ναρκώσανε και απευθείας μετά την έβαλαν μέσα στον σαρωτή.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Её привезли в центр и дали ей успокоительное, а потом поместили прямо в сканер.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.Така че тя дойде в центъра, те я упоиха и после я сложиха направо в скенера.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.אז היא הגיעה למרכז, והם סיממו אותה ואז הכניסו אותה ישר לתוך הסורק.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.وقد نقلناها الى المركز ومن ثم قمنا بتخديرها وادخلناها الى الجهاز
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.鎮静状態にされ そのままスキャナー内に運び込みました その後 ライオンの全データを取得しました
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Am Ende der dritten Einheit werden wir also einen Webcrawler konstruiert haben.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Assim, no final da aula três teremos construido um web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Donc, a la fin de l'unité 3, nous aurons construit un web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Dus aan het einde van unit drie zullen we een web crawler hebben gebouwd.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Joten kolmannen oppitunnin jälkeen olemme rakentaneet hakurobotin.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Pod koniec rozdziału trzeciego zbudujemy "web crawlera".
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Por lo que al final de la unidad tres habremos construido un rastreador de web.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Quindi, al termine della terza unità, avremo costruito il web crawler.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Vì thế đến cuối unit 3 chúng ta xây dựng được web thu thập
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.И така до края на урок 3, ще сме построили мрежови пълзяч.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.Так что к концу третьего раздела мы доделаем веб паука.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.בסיומה של יחידה שלוש יהיה לנו סורק רשת בנוי.
Boylece ucuncu unitenin sonunda web tarayicisi insa etmis olacagiz.コーパスを構築する方法もあります。
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.그런다음 CT로 촬영을 하게 되죠.
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.la centrul nostru și este scanat de unul din scanerele CT.
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.le corps est transporté dans son sac jusqu'à notre Centre, et il est passé dans l'un de nos scanners CT.
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.ונסרקת בתוך אחד מסורקי ה-סי-טי.
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.ويتم تصوريها بواسطة جهاز التصور المقطعي
BT tarayıcılarından biri ile taranırlar.病理学者やたまに法医学の研究者を
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dia benar-benar menempatkan tulang kaki dodo dalam scanner - dengan penggaris.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dieser Typ - ich mag ihn sehr - hat die Beinknochen eines Dodo gescannt - und zwar mit einem Lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Egy dodólábat berakott a szkennerbe - és mellé egy vonalzót.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han lagde en drontes benknogler i en scanner -- med en lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Hän laittoi dodon jalkaluita skanneriin -- viivaimen kanssa.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han satte skelett från ett dodo-ben i en scanner -- tillsammans med en linjal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Il a scanné les os de la patte d'un dodo -- avec une latte à côté.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Puso un hueso de la pierna de un dodo en un escáner con una regla.

İlgili Sayfalar