Ana içeriğe geç
Sözlük

tarık ile cümle

tarık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tarîk gazetesindeki fıkra ve yazıları nedeniyle “Letâif-nüvîs-i Tarîk” diye de şöhrete erişti.Devido à sua personalidade e escritos truculentos, no meio jornalístico tinha a alcunha de "Tareco".
Bütün bunlar sadece Mevlevi tarikatından olanlara müsaade edilmiştir.".Todas as obras deste genero constam apenas em pomposos relatorios”.
Türkiye'de pek etkinliği olmayan bu tarîkatın temelleri İslâm-Bâtınîliği üzerine inşa edilmiştir.Algumas iniciativas não-violentas na ilha foram realizadas, visando a reforma política.
Bu durum tarikat mensublarında baki kalmıştır.Sua importância está logo abaixo dos centros sub-regionais.
Bu savaşçılar tarikatı da eski Prusya'lılara karşı yaptığı hücumlarda etkisiz kaldı.Os defensores desta hipótese sustêm os seus argumentos em antigos mapas.
Anne ve babası, William Mitchell ve Lydia Coleman Mitchell, Quaker tarikatindendir.Ze had negen broers en zusters. Haar ouders, William Mitchell en Lydia Coleman Mitchell, waren Quakers.
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.Een van de pijlers van de Quaker-religie was de intellectuele gelijkheid tussen beide seksen.
3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.Een tiende figuur ligt onder zijn voeten.
İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır.Staat bekend als de Beschermer van Waarheid, Houder van Bewijzen.
Dergâh Rüfâi tarikât'a aittir.Hij behoort toe aan Koragg.
Katolik Kilisesi tarafından resmî olarak 1129 yılında tanınan tarikat kısa zamanda güçlenmiştir.De orde werd vervolgens officieel erkend door de Katholieke Kerk in 1129 en bleef bijna 200 jaar bestaan.
Halvetiyye tarikatı şeyhidir.Een leugentje om bestwil.
Siz söyleyin neyin şerefine içiyoruz Tarık bey?Wat zullen wij daar drinken, zoete lieve Gerritje?
968/1580): Bursalı ve Helvetiye Tarikatı büyüklerindendir.980-985 - Luik, 14 juli 1048) was een benedictijns monnik en abt van Gembloers.
Erik (Tarık Şimşek) — Toro'nun sağ kolu.Bullet - De rechterhand van Walker.
Silsilei Tarikatı Sünbüliye gibi.Zelfportret als zeepaardje.
En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyyedir" dedi.Dat volstaat ook in rechte om een bewijs te zijn".
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Hier worden de Priests en Sorceresses getraind.
1923 yılına kadar kulüp adını en ünlü tarikatlardan birisinin adıyla değiştirdi.In 2017 veranderde de club de naam in 1.
Daha sonra Sühreverdi, Şâzelî ve Rufâi tarikatlarından çeşitli zamanlarda ders aldı.Nadien werkte zij voor verschillende bladen en tijdschriften.
Ghulat (Köktendinci) tarikâtler Halm, H. (1982).Hoppenbrouwers, C. (1982).
Bu duruma örnek gösterilebilecek sayısız tarikat ve benzeri oluşumlar mevcuttur.In naam en vorm zijn zoveel gelijkenissen dat men van het voortbestaan van dezelfde orde kan spreken.
Dominikan Tarikatı üyesi.Uitgeverij Dominicus.
Scientology tarikatına mensuptur.Ieder land zou het voorbeeld van Scientology moeten volgen.
Hanedanın tarihi ise bir tarikat şeyhliğinden hükümdarlığa uzanan bir tarihtir.Soms is het ook de enige informatie over de duur van de regeringsperiode van een bepaalde vorst.
Tarikat, Allah'a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir.Want God zal ieder mens rekenschap vragen van zijn daden en dan volgt het oordeel.
Hastabakıcılar 1113 yılında Papa II. Paschal tarafından bir tarikat olarak tanındı.De oprichting van de orde werd in 1113 bevestigd door Paus Paschalis II in een pauselijke bul.
Gelug tarikatından olanlar bu metni çoğunlukla günlük olarak ezberden söylerler.Zulke misselijke grappen maken ze over hem, dag in dag uit gaat het zo door.
Tarikatlar ve cemaatlerin sayısı artmıştır.Het aantal premières en komedies steeg.
Onun taraftarları onun yazıları ve düşünceleriyle Kesrevi tarikatını oluşturdular.Als parlementslid maakt hij vooral naam door zijn toespraken en geschriften.
Monte di Pieta o zamanlarda Fransisken tarikatı tarafından emniyet sandığı olarak kurulmuştu.Poradowska was in deze periode een gevestigd auteur van Franse fictie.
"Tarikat ve Siyaset".Gedachten over Staat en Politiek".
1312'de Clemens'in onayıyla tarikatı dağıtıp mallarını Hospitallier tarikatına aktardı.Toen paus Clemens V deze orde in 1312 afschafte, gingen haar bezittingen over aan de hospitaalridders.
Osmanlılarca sadece Fransizkan Tarikatına göz yumuluyordu.De Pruisen zagen niets in de Franse plannen.
Dünya çapında en iyi bilinen Mennonit tarikatı Amish'tir .De mennonitische sekte die wereldwijd het meeste bekendheid geniet zijn de amish.
Müminlere tarikat abdesti aldırır.Jest masowo odwiedzany przez wiernych.
Tarık Söyleyici (d.Question Time (ang.).
2. Tarikatta en yüksek dereceye ermiş kişi.2: Najgłębsza tajemnica.
Her iki tarikat da konuyu Papa'ya taşıdı.Obaj kandydaci odwołali się do papieża.
Tarık Suresi (Arapça: سورة الطارق), Kur'an'ın 86. suresidir ve 17 ayetten oluşur.الطارق ) jest 86. surą Koranu i ma 17 ajat.
Tarık Zafer Tunaya (d.Hour of Victory (ang.).
Pandion tarikatının şövalyesidir kraliçenin eşi ve şampiyonudur.Narratorką powieści jest Sita, wojowniczka i powiernica królowej.
Dominikan Tarikatı üyesi.Dominikanów Obserwantów.
Tarikata kabul edilen kişiye mürit denilmektedir.Postawę skazanego określiłbym jako godną.
Tarikat, Siyaset, Ticaret.Giełda, kapitał, konsumpcja.
Tarık, askerlikten sonra uluslararası bir firmanın Türkiye şubesinin başına geçer.Rok później, pod Chocimiem, armia polska gromi turecką.
Mahmûd Trabzonî Efendi’den tarîkatı tamamlayarak yola girmiş ve öğretme icazetnamesi (izin belgesi) almıştır.To on odebrał list żelazny Milady (w której rozpoznał swoją żonę) i przewodził samosądowi nad nią.
Tarık: Dizinin ana karakteridir.Gor – jest początkowym krajem każdej postaci.
Bu şarkının sözlerini ise Tarık İster yazmıştır.Ta piosenka mimo wszystko jest pełna nadziei.
Kısa sürede Tarık Usta ile Şenol Kaptan arasında bir yarış başlamıştır.Zaczyna się wyścig z czasem i mordercą.
Cezaevinin doktoru Tarık'a aşıktır.Wkrótce doktor sam zakochuje się w zwierzęciu.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
Bu muharebede asgari 35 tane Livoniyalı Tarikat Şövalyesi ve tarikatın Büyük Üstadı Villekin de öldürüuldüler.W bitwie poległo 500 Szwajcarów w tym kilku znacznych szlachciców z Uri i Zug.
Kuşatma netice vermeyince Musa, Tarık'ı orada bırakarak Kayrevan'a geri döndü.När Musa förebrår honom blir han påmind av Khidr om att han ännu en gång har brutit sitt löfte.
Suçlu olarak, Nero Hristiyanlar olarak bilinen bir tarikatı hedef gösterdi.För att avvärja beskyllningarna från sig själv utsåg Nero de kristna till måltavla.
1296'da tarikatın liderliğine (Master General) seçildi.1296 utsågs han general för domonikanorden.
Tarikat seviyesindeki ana fikir "Seninki senin, benimki de senin"dir.Ett förslag till översättning är: Dagen är din, och även natten är din.
Yılda en az bir kere mürşide gidilmeli ve tarikat yenilenmelidir.Dessa måste minst en gång i månaden bytas ut, då kvalster samlas på dem.
Mesleğimiz tarikat değil ^ Nursî, Said.Förlag Gotlandskonst AB, Visby.
(Nusayr’îyye Tarikâtı şeceresi .)CATE (Skakar på huvudet.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod