Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Ah. Great like a frosty, fresh Nuka Cola?
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.They will still bring forth fruit in old age. They will be full of sap and green,
Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.For them will be fruits and whatever they ask.
Taptâze bir ölü, gösteri başlar sonunda.En storslagen begravning avslutar så berättelsen.
Taptâze bir ölü, gösteri başlar sonunda.Pysj er fordi man nettopp har stått opp da programmet begynner.
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Ach. Tak idealny jak świeżo schłodzona Nuka Cola?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Ah. Geweldig, als in frisse Nuka Cola?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Ah. So gut wie eine eisgekühlte Nuka Cola?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Åh. som en frostig, ny Nuka Cola?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Ah. Stupendo come una Nuka Cola fresca e ghiacciata ?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Aussi bien, comme après un bonne bouteille de nuka-cola bien fraiche ?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.마치 시원하고 신선한 누카 콜라처럼?
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Skvělej jako ledová, čerstvá Nuka Cola? Víš.
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Όσο υπέροχη είναι μια παγωμένη Nuka Cola;
Ah, Buz gibi, taptaze bir Nuka Cola kadar harika.Такие же прекрасные, как от свежей, ледяной "Ядер-колы"?
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.(91:15) они и в старости плодовиты, сочны и свежи,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.(92:15) Ils portent encore des fruits dans la vieillesse, Ils sont pleins de sève et verdoyants,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Als zij eenmaal zijn geplant in het huis van de HERE, groeien zij dichtbij Hem op.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.ánták [õk] az Úrnak házában; a mi Istenünknek tornáczaiban virágzanak.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Aun en la vejez fructificarán. Estarán llenos de savia y frondosos
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Dầu đến buổi già bạc , họ sẽ còn sanh bông trái , Ðược thạnh mậu và xanh_tươi ,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Dầu đến buổi già bạc, họ sẽ còn sanh bông trái, Ðược thạnh mậu và xanh tươi,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.De er plantet i Herrens hus, de blomstrer i vår Guds forgårder.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ei aduc roade şi la bătrîneţă, sînt plini de suc şi verzi,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.He ovat istutetut Herran huoneeseen, he viheriöitsevät meidän Jumalamme kartanoissa.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ja, sådana äro planterade i HERRENS hus; de grönska i vår Guds gårdar.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.늙어도 결실하며 진액이 풍족하고 빛이 청청하여
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Na velhice ainda darão frutos, serão viçosos e florescentes,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.piantati nella casa del Signore, fioriranno negli atri del nostro Dio
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.pohon yang masih berbuah di masa tua, tetap hijau dan segar
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.selv grånende bærer de Frugt, er friske og fulde af Saft
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Štípení v domě Hospodinově v síňcích Boha našeho kvésti budou.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Tí, ktorí sú zasadení v dome Hospodinovom, budú kvitnúť vo dvoroch nášho Boha.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Und wenn sie gleich alt werden, werden sie dennoch blühen, fruchtbar und frisch sein,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Wszczepieni w domu Pańskim, w sieniach Boga naszego zakwitną.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.θελουσι καρποφορει και εν αυτω τω βαθει γηρατι, θελουσιν εισθαι ακμαζοντες και ανθηροι
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ще бъдат плодоносни и в дълбока старост, Ще бъдат сочни и зелени;
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.עוד ינובון בשיבה דשנים ורעננים יהיו׃
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.ايضا يثمرون في الشيبة. يكونون دساما وخضرا
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.他 們 年 老 的 時 候 、 仍 要 結 果 子 . 要 滿 了 汁 漿 而 常 發 青
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.他 們 年老 的 時候 、 仍 要 結果子 . 要滿 了 汁漿 而 常發青