M.Ö. 167’te, Antiyokus, tapınakta Tanrı Zeus’a adanmış bir sunak hazırlanmasını emretti.紀元前167年、アンティオコス3世は神殿にゼウスへの祭壇を築くよう要請した。
Kentlerin merkezine yerel tanrılar adına tapınaklar diktiler.城内の神殿で職務にあたる。
Bizim dinimiz cinlere hem tapmayı hem de hükmetmeyi öğretir.唯だ本尊聖者を願い、貧を転じて福を与えるの術を施すべし。
Çocuklar (Kyle, Stan, Cartman, Kenny) onlara adeta tapar.この作品にはスタン、カイル、カートマン、ケニーとおぼしき子供達が登場している。
Tapınaktan bugüne ulaşan hemen hiçbir iz kalmamış.現在神殿には何も残されていない。
Oradaki önemli yerleri, tapınakları not etti.神殿の場所などが記載されている。
Bunlara ek olarak 120 adet yan tapınak bulunmaktadır.^ このとき太平寺はまだ存在しており120貫文。
MÖ 164, 25 Kislev: Judas Makkabi, Kudüs'teki tapınağı onardı.紀元前167年頃 - ユダ・マカバイがエルサレム神殿を回復。
Palladio, villalarının cephelerini sıklıkla Roma tapınağı cephelerinin üzerine tasarladı.パッラーディオはそのヴィラの立面に古代ローマの神殿のファサードをモデルにすることが多かった。
1980 yılında tapınaklar Dünya Mirasları listesine alındı.1980年、ジュガンティーヤ神殿は世界遺産に登録された。
Suzanne Jones ise Mike Cartmell ile evlenmiş ve her ikisi Tapınağa düşman olmuştur.スザンヌ・ジョーンズは、マイク・カートメルと結婚した。
1976 yılında Tapınaktan kaçan Grace Stoen, 1977’de Tim’e karşı boşanma davası açacaktı.グレースは1976年に人民寺院を脱退し、翌年に夫ティムに対する離婚訴訟を開始した。
Yapılan kazılarda iki tapınağın temelleri ortaya çıkarılmıştır.かつての2つの塔の基礎の痕跡が遺されている。
Lât, Uzza ve Menat Mekkelilerin taptıkları putlar idi.弁の君(べんのきみ)や弁の御許(べんのおもと)などとも呼ばれる。
Eskiden tapınak dansı olarak yapılan bu dans, günümüzde sahnede tek kişi tarafından sergilenir.この際に奉納された踊りが起源で、男性のみが踊る。
Yeni tapınaklar ve manastırlar yapılmasına izin verilmedi.教会や寺院は存在しない。
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.オリンピアのゼウス神殿が完成した。
Bu, Tapınakçılar’ın uzun zamandır yapmak istedikleri şeydi.そしてそれは蜜柑がずっと前から欲しかったものであった。
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.寺院の正面は、アンコール・ワットと同じく西側にある。
Mantra'nın yapılışı için nehir, göl veya bir tapınak kenarı idealdir.水を操る力を持つため、マカラの棲むとされる川や湖、海といった場所(マカラーヴァーサー)が崇拝の対象となった。
Petra'daki kazılarda İsis/Uzza'ya adanmış bir tapınak ortaya çıkarılmıştır.ジョゼ 雷の召喚獣イクシオンをまつった寺院が存在する。
Tapdık (Taptık, Taptuk) da denir.瞿麦(くばく)とも言う。
Bu müzakereler sonunda Tapınak iç kalesi içinde bulunan herkese Kıbrıs'a serbestçe gitme izini verildi.ただし、かつては破門であった妊娠中絶について、すべての司祭にゆるしの秘積において赦しを与える権限を与えた。
Ana madde: Şaktizm Şaktalar çeşitli biçimler altında Şakti (veya Devi)'ye tapınırlar.「明治維新の前は柔術諸流の修行は多く形によったものである。
Batıda, haftanın her günü Güneş, Ay ve beş yıldız(bazıları aslında gezegen) ‘dan birine tapınılırdı.曜日は、太陽と月、五星のサンスクリット語から名付けられている。
M.Ö. 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen iyi korunmuş olan Apollon Epikurios Tapınağı ile ünlüdür.紀元前5世紀半ばのアポロ・エピクリオス神殿が、良好な保存状態で残っていることで知られている。
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.神殿遺跡が多く残っている。
10 km mesafedeki bir köy de aynı şekilde bu tapınak harabenin adını taşır.その東方10キロメートルにあるPamūšis村も、古戦場という主張を行っている。
Ören yeri merkezinde yan yana üç tapınak bulunmaktadır.同じ山号で由緒を同じくする寺院が三つある。
Tapanvadi'nin üzerindedir.^ ドタバッタンに近い。
İo'ya tanrıça İsis olarak tapınmalar başlanır.雨乞いの神として信仰される。
Ancak köylünün tapusu da yoktur.それどころか、地元民の伝承もない。
Tapınağın sekizgen kulesi(campanile).狸庵(まみあん) 八畳寺の住職。
Ona Ay yükselişi ile tapılırdı.月の石を使って元に戻った。
Nyyrikki, Tapio'nun oğlu, av tanrısı.ニューリッキ (Nyyrikki) - 狩猟の神で、タピオの息子。
Tapınaklar sadece dini merkezler değildi.^ 彼女は、人民寺院の信者ではなかった。
O, çoğu insanın en fazla tapındığı paradır.多くの人が最も崇拝するものはお金である。
Tapınak inşasının tamamlanması İsrailoğullarınca kutlanır.耶和华於是應許摩西將要賜食物予以色列人。
Büyük Tapınak ve antik kasabaların birçoğu Seti tapınağının kuzeyindeki modern binaların altına gömülmüştür.大神庙和多数古代城市被埋在塞提神庙以北的现代建筑之下。
Cahiliyede puta tapmaz, içki içmez, günâha dalmazdı.過午不食(午後不得飲漿),過中午之後不得飲漿。
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).注释: ^a 靠着附加赛晋级。
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››我決定不顧後果、仗義執言,首先指責張聞天的謬論。
Firavun "Kalkın!" dedi, "Siz ve İsrailliler halkımın arasından çıkıp gidin, istediğiniz gibi RAB'be tapın.他哀求上帝说:“我算什么?我怎能去见法老武的,把以色列人从埃及领出来呢?”他甚至把自身的缺点说出来。
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.訪客在入寺前必須把自己的鞋子脫掉。
Güney Vietnam'a döndükten sonra, 17 yeni tapınağın inşasında görev aldı.從柬埔寨學成歸來後,他又監察了建設17座新廟。
Bu şekilde adlandırılmasının nedeni, inşa edildiği yerde daha önce Jüpiter ("Zeus") tapınağının olmasıdır.如此命名是因为它们兴建在从前的朱庇特(宙斯)神庙的所在地。
Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın.也不干驸马,斡亦剌部王忽都别合乞后裔。
Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum.所有格的 나의(我的)与 너의(你的)分别简称作 내 和 네。
Tapınak hemen içinde bulunan gayet acele eden tapınan insanlardan boşalmaya başlar.聲請被拒絕的人,必須盡快被遣返至原居地。
Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.圣殿山是犹太教最神圣的地方。
1951: Ürdün Kralı I. Abdullah uç görüşlü Araplar tarafından Tapınak Dağı'nda öldürüldü.1951年:约旦国王阿卜杜拉一世在圣殿山被阿拉伯极端分子刺杀。
Ateşe tapma, çeşitli dinlerde bilinir.胡見煙火不絕,以為尚在,去,行數十里乃知之。
Özellikle imparatorluk askerleri tarafından tapınılırdı.後來被帝國的士兵殺死。
Bu nedenle bu bina sadece geç İmparatorluk dönemine kadar barış tapınağı (Templum Pacis) olarak anılmıştır.神殿到了後來的王朝時才被指認出是和平殿(Templum Pacis)。
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.所以召廻欲驗言者之,不誣也。
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.尤其厌恶弱者。
Tapdık (Taptık, Taptuk) da denir.故我説彼隨業而行。
Her ne kadar firavunlar kutsal sayılsa da yalnızca birkaçına öldükten sonra uzunca bir süre tapınılmıştır.国王被认作是神圣的,虽然只有少数在死后仍被长期崇拜。
Sezar tapınağı ile Augustus kişisel ibadetten halk ibadetine geçişi sağlamıştır.屋大维在凯撒神庙开始将私人崇拜过渡到公共礼拜。
Bir gün tapınakta buhur yakarken meleklerden biri buhur sunağının sağında durup Zekeriya’ya göründü.過去阪急千里線天神橋筋六丁目站曾稱天神橋站。