Ana içeriğe geç
Sözlük

tap ile cümle

tap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bangkok'taki ünlü Wat Phra Kaew tapınağının duvarları Ramakien destanın resimleri ile süslenmiştir.I Wat Phra Kaew i Bangkok er murene som omgir tempelområdet dekorert med bilder fra eposet.
İmparatorluk günümüzde asıl olarak tapınak mimarisiyle anılmaktadır.I dag blir riket husket først og fremst for sin tempelarkitektur.
"The Ogdoad", Hermopolis'te tapınılan sekiz tanrıyı temsil eden sözcük.Ogdoaden besto av åtte guddommer som ble dyrket i byen Hermopolis.
Pliny tapınağı 115 metre uzunluğunda ve 55 metre eninde neredeyse tamamen mermerden olarak tanımlamıştır.Plinius beskriver tempelets mål på 55 x 115 m ved sokkelen og at det var bygget nesten utelukkende av marmor.
İngiltere'de ona tapınılırdı.Han ble døpt i England.
Tapınak Roma şehrinde yeni yapılmış olan Sezar Forumu'nda inşa edildi.Tempelet ble bygget i 46 f.Kr. i byen Roma i det nye Forum til Cæsar.
Arapçada Kudüs القُدس al-Quds olarak geçer ve “kutsal” ya da “Kutsal Tapınak” anlamına gelir.Den arabiske betegnelsen al-Quds betyr simpelthen «den hellige» eller «helligdommen».
Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi.Større hus, offentlige bygninger og templer var oppstilt rundt agoraen.
Willow tapınağa büyüler yapmaktadır.Willow utvikler magikunnskap.
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.Allahs enhet (Tawhid) – Troen på den ene Gud, og forkastelsen av alle andre guddommer.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I motsetning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orientert mod vest og ikke øst.
Kısa bir süre sonra, adına bir tapınak ve rahip ithaf edilmiştir.En helligdom og en prest ble dedikert til henne kort tid etterpå.
Antik Mısır'da müzik tapınaklarda sıkça duyulurdu.Vi hører skrekkhistorier fra iranske fengsel.
Efesliler Kibele'ye taparlardı ve inançlarının büyük bir kısmında Artemis'i de dahil ettiler.Efeserne dyrket Kybele, og integrerte mye av denne troen i dyrkingen av Artemis.
MÖ 10 civarı, genişletilmiş Kudüs Tapınağı'nın açılışı yapıldı.Det eksisterer nemlig detaljerte planer for et tredje tempel i Jerusalem.
Çünkü, Güneş'e tapmayı red ediyordu.De har lært seg å myse mot solen.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Hver og en hadde sin helt spesielle oppgave.
Tapınaklara altın heykelleri yerleştirlmiş ve onuruna oyunlar düzenlenmiştir.Statuer av gull ble plassert i templene og sirkusfeiringer ble holdt i hennes ære.
1. Sahne: Adalet Tapınağı'nda bir salon.Scene 1: Et rom i rettsbygningen.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedshus, templer og bymurer raste plutselig sammen.
Merkezi yönetimin binaları genellikle tahtadan veya kumtaşından yapılmış açık-hava tapınakları şeklindeydi.Bygningene til den sentrale regjeringen var typisk sett friluftstempler konstruert av tømmer eller sandstein.
Tapınakçı askeridir.Asker kirkegård.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.Sela Vi grunner på din trofasthet, Gud, i ditt hellige tempel.
Kamboçya ve Tayland'da hem Hindu hem de Budist tapınaklarına wat denir.Se ildtempel Hinduistiske og buddhistiske templer i Kambodsja og Thailand er kjent som wat.
Baird tapirlerinin yaşam süresi otuz yılın üzerindedir.Bainimarama maritime karriere strekker seg over tre tiår.
Yeni tapınaklar ve manastırlar yapılmasına izin verilmedi.Ingen flere store templer ble etablert.
Bu putçuklar genellikle kişisel tapınmalarda kullanılan ilahlar idi.På grunn av dette er det oftest de ville gudinnene som tilbedes.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).A = Tok i tillegg Gull i lagtempo.
Dua etmeye Delphoi'daki Themis tapınağına gittiler.Orestes ble tvunget til å søke tilflukt i tempelet i Delfi.
Onun için çoğumuz aradığımız tapınağa varamadan yolda göçeriz.Deretter gikk de til toppen av tempelet hvor de ville motta neste ledetråd.
Kent, yerle bir edildi, tapınaklar ve kutsal mekanlar yağmalandı ve yakıldı.Byen ble så jevnet med jorden, og templer og helligdommer ble plyndret.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Eksplosjonen forårsaket enorme ødeleggelser på bygningen.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Kun biskoper kan ordinere, og kun menn kan motta ordinasjonen.
Tapınaklarına "serapeum" adı verilir.Derfor ble tempelet kalt Serubabels tempel.
Taptâze bir ölü, gösteri başlar sonunda.Pysj er fordi man nettopp har stått opp da programmet begynner.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Fundamentet til dette tempelet står ennå.
Darius hakimiyetinde, tapınağın tekrar inşa edilmesi görüşünü destekleyen Zekeriya ortaya çıktı.Under Dareios’ tid ble også Sakarja opp, sentrert på gjenoppbyggingen av tempelet.
Ġgantija tapınakları, Malta'daki Megalit Tapınaklar'ın ilk yapılanıdır.De megalittiske templene er en rekke prehistoriske templer på Malta.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi.Byens viktigste tempel er det daoistiske Daimiao-tempelanlegget.
Kraliçe Kleopatra, Hathor'a burada tapmıştır.Drottning Silvia har latt oppføre fuchsiaarkader der.
Tapınaklarda çift halinde bulunmuşlardır.De ble plassert i par ved inngangen til templene.
Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır.På hver side av palasset finnes også et tempel.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Etter ødeleggelsen av templet i år 70 e.Kr., forsvant de fleste av disse grupperingene, bortsett fra to.
Sanat eserlerinin çoğu kült objesi veya süs olarak tapınaklar için yapılmaktaydı.Kun ti av hans kjente verker ble gjort i olje eller tempera.
Tapkıran’ın kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor.«Stora Kraveln»`s skjebne er dessverre ikke kjent.
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.Templene ble tidvis konvertert til kirker, ødelagt eller forlatt i ørkenen.
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››Kami telah melihat bintang-Nya di Timur dan kami datang untuk menyembah Dia."
Örneğin Tayland'da genç bir tapirin yakalanması ve satılması 5.500 ABD Doları değerinde olabilmektedir.Di Thailand, sebagai contoh, penangkapan dan penjualan seekor tapir muda dapat bernilai US$5500.
Erişim tarihi: August 30, 2010. ^ "Overview:Triple Tap".Diakses tanggal August 30, 2010. ^ "Overview:Triple Tap".
O Çin'den bir Çin prensesi ile evlenmiş ve o bir put tapınağınıda beraberinde Rāmitan'a getirmiştir..Ia menikah dengan Cina, seorang putri Cina, dan ia membawa sebuah patung Rāmitan'a tapınağınıda bersama .
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Doa adalah ibadah yang harus ditujukan kepada Allah dan tidak boleh ditujukan kepada selain-Nya.
Biz şeytana tapanlar değiliz.Mereka bukanlah kelompok yang bungkam.
Hindu tapınağı tanrılar ve insan arasında temasın sağlandığı yerdir.Kuil Hindu adalah tempat hubungan antara dewa dan manusia.
A : Abbandono durante la tappa(Etap içinde terk).Sumber: (A) Lolos ke babak berikutnya.
Hirodes Tapınağı) Yaklaşık MÖ 18, Hirodes, ikinci kez Roma'ya gitti.(Lihat Bait Suci Herodes) Sekitar 18 SM Herodes pergi untuk kedua kalinya ke Roma.
Tapınağın bulunduğu bölge asıl olarak Fujiwara ailesinin mülküydü.Lokasi kuil, aslinya merupakan milik dari keluarga Fujiwara.
Güney Vietnam'a döndükten sonra, 17 yeni tapınağın inşasında görev aldı.Sekembalinya dari Kamboja, ia mengawasi pembangunan 17 kuil baru di daerah selatan.
Yunan halk kentin koruyucu tanrıçası olan Artemis Eleutheria'ya tapmışlardır.Warga Yunani memuja Artemis Elefthería, yang merupakan dewi pelindung kota.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.Dewa-dewi Mesir Kuno adalah dewa dan dewi yang disembah pada masa Mesir Kuno.
İkinci tapınak döneminden kalan birçok mezarlık Kudüs’te bulundu.Banyak makam Yahudi dari periode Bait Kedua telah ditemukan kembali di Yerusalem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tap ile cümle - Sayfa 46 - tap kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App