Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Zato ker ste vzeli srebro in zlato moje in najboljše dragotine moje znesli v svoje malikovalnice
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Διοτι ελαβετε το αργυριον μου και το χρυσιον μου, και τα εκλεκτα μου αγαθα εφερετε εις τους ναους σας.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Понеже взехне среброто ми и и златото ми, И занесохте в капищата си отбраните ми блага,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.потому что вы взяли серебро Мое и золото Мое, и наилучшие драгоценности Мои внесли в капища ваши,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.אשר כספי וזהבי לקחתם ומחמדי הטבים הבאתם להיכליכם׃
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.لانكم اخذتم فضتي وذهبي وادخلتم نفائسي الجيدة الى هياكلكم.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們 既 然 奪 取 我 的 金 銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶 物 帶 入 你 們 宮 殿 、 〔 或 作 廟 中
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.你 們既然 奪取 我 的 金銀 、 又 將 我 可 愛 的 寶物 帶入 你 們 宮殿 、 〔 或 作廟中
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Aber im ersten Jahr des Kores, des Königs zu Babel, befahl derselbe König Kores, dies Haus Gottes zu bauen.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Ale potom v prvom roku Cýra, babylonského kráľa, kráľ Cýrus rozkázal vystaviť tento dom Boží.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.A však léta prvního Cýra krále Babylonského, Cýrus král rozkázal, aby tento Boží dům byl staven.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.In zijn eerste regeringsjaar heeft koning Kores echter bevolen deze tempel te herbouwen.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.바벨론 왕 고레스 원년에 고레스왕이 조서를 내려 하나님의 이 전을 건축하게 하고
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Ma nel primo anno di Ciro re di Babilonia, il re Ciro ha dato ordine di ricostruire questo tempio
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Men i Kyros', kongen i Babels første år gav kong Kyros befaling til å bygge op igjen dette Guds hus.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Men i sit første Regeringsår gav Kong Kyros af Babel Befaling til at genopbygge dette Gudshus;
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Nhưng năm đời Si-ru , vua Ba-by-lôn , trị_vì , vua Si-ru truyền lịnh cất lại cái đền của Ðức_Chúa_Trời .
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Nhưng năm đời Si-ru, vua Ba-by-lôn, trị vì, vua Si-ru truyền lịnh cất lại cái đền của Ðức Chúa Trời.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Toda v prvem letu Cira, kralja babilonskega, je kralj Cir izdal povelje, da naj se zida ta hiša Božja.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Wszakże roku pierwszego Cyrusa, króla Babilońskiego, król Cyrus wydał dekret, aby ten dom Boży budowano.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Но в первый год Кира, царя Вавилонского, царь Кир дал разрешение построить сей дом Божий;
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.Но в първата година на вавилонския цар Кир, цар Кир издаде указ, за да се построи тоя Божий дом.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.ברם בשנת חדה לכורש מלכא די בבל כורש מלכא שם טעם בית אלהא דנה לבנא׃
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.على انه في السنة الاولى لكورش ملك بابل اصدر كورش الملك أمرا ببناء بيت الله هذا.
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.然 而 巴 比 倫 王 古 列 元 年 、 他 降 旨 允 准 建 造 神 的 這 殿
Ama Babil Kralı Koreş, krallığının birinci yılında Tanrının Tapınağının yeniden yapılması için buyruk verdi.然而 巴比倫王 古 列 元年 、 他 降旨 允准 建造 神 的 這殿
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›또 가라사대 종 삼는 나라를 내가 심판하리니 그 후에 저희가 나와서 이곳에서 나를 섬기리라 하시고
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›וגם את הגוי אשר יעבדו דן אנכי אמר אלהים ואחרי כן יצאו ויעבדוני במקום הזה׃
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›والامة التي يستعبدون لها سادينها انا يقول الله. وبعد ذلك يخرجون ويعبدونني في هذا المكان.
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›神 又 說 、 使 他 們 作 奴 僕 的 那 國 、 我 要 懲 罰 、 以 後 他 們 要 出 來 、 在 這 地 方 事 奉 我
Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.›神 又 說 、 使 他 們作 奴僕 的 那 國 、 我 要 懲罰 、 以 後 他 們要 出來 、 在 這 地方 事 奉 我
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››그리 아니하실지라도 왕이여 우리가 왕의 신들을 섬기지도 아니하고 왕의 세우신 금 신상에게 절하지도 아니할 줄을 아옵소서
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››והן לא ידיע להוא לך מלכא די לאלהיך לא איתנא פלחין ולצלם דהבא די הקימת לא נסגד׃
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››والا فليكن معلوما لك ايها الملك اننا لا نعبد آلهتك ولا نسجد لتمثال الذهب الذي نصبته
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››即 或 不 然 、 王 阿 、 你 當 知 道 我 們 決 不 事 奉 你 的 神 、 也 不 敬 拜 你 所 立 的 金 像
Ama bizi kurtarmasa bile bil ki, ey kral, ilahlarına kulluk etmeyiz, diktiğin altın heykele tapınmayız.››即或 不然 、 王阿 、 你 當 知道 我 們決 不 事 奉 你 的 神 、 也 不 敬拜 你 所立 的 金像
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Ale czcimy wielki szpital na wzgórzu. Zgadza się? I to jest opieka zdrowotna typu mainframe.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Dar adorăm spitalul înalt aflat pe deal, nu-i aşa? Acesta este îngrijirea medicală de bază.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.우리는 언덕 위에 자리잡은 거대한 병원을 숭배합니다. 그쵸? 이것이 메인프레임 건강관리 체계입니다.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Maar wij aanbidden het grote ziekenhuis op een heuvel. Niet? Dat is mainframegezondheidszorg.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Ma noi adoriamo l'ospedale in alto sulla collina. Vero? E questo é il sistema sanitario centralizzato.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Pero idolatramos al gran hospital general, ¿no? Y esto es el sistema central médico.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Αλλά λατρεύουμε το ψηλό νοσοκομείο στο λόφο. Σωστά; Και αυτό είναι το Κεντρικό Σύστημα Υγείας.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Но ние се прекланяме пред високата болница на хълма. Нали? А това е здравеопазване с основна рамка.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.עם בעיות הבריאות שלי, השתמשתי בתרופות, נסעתי לבית החולים הזה ואחרים, הרבה הרבה פעמים.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.و لكننا نعشق تلك المستشفى المتألقة أعلى التل, صحيح؟ و هذه هي مركزية الرعاية الصحية.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.そう これがメインフレーム医療なのです そしてたった30年前には
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.하지만 우리가 Uruk이라는 도시에서 처음 신전을 발견한 이후로부터 약 1000년 뒤에
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.אבל כ-1,000 שנים לאחר בניית המקדשים הראשונים, קם בערים כדוגמת אורוק מבנה מתחרה, הארמון.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on pravil o chrámu těla svého.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ali on je govoril o svetišču telesa svojega.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Dar El le vorbea despre Templul trupului Său.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.(Er aber redete von dem Tempel seines Leibes.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.그러나 예수는 성전된 자기 육체를 가리켜 말씀하신 것이라
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Maar Jezus sprak niet over de tempel! Hij bedoelde Zijn eigen lichaam.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ma egli parlava del tempio del suo corpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mais il parlait du temple de son corps.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mas ele falava do santuário do seu corpo.