Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır.He ushers in the dawn, and made the night for rest, the sun and moon a computation.
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.So they were seized by the mighty blast at break of day;
Tanyerinin ağarmasına and olsun;I CALL TO witness the dawn
Ve o, en yüce tanyerindeydi.And reached the highest pinnacle.
Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.He had surely seen Him on the clear horizon.
O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.It is peace till the dawning of the day.
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur.(He is the) Cleaver of the daybreak.
Yürü, bu yol şeref zafer yolu Karşında bekliyor seni tanyeri.Die Straße führt kurvenreich am Oberlauf der Sieg entlang.
Kadri Aytaç, Özcan Arkoç ve Bülent Tanyeri takımdan ayrıldı.Då han återvände var både Björkegren och packningen borta.