tanrıların ile cümle

tanrıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Игбо казваха, че са изградили собствените си богове.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.Люди з племені Іґбо говорили, що вони створили своїх власних богів.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.האיגבו נהגו לומר שהם בנו את האלים שלהם.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.قبيلة إيغبو كانوا يقولون أنهم بنوا آلهتهم بأنفسهم.
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.彼らは 群集として一緒に来て
İşte Olympos Dağı'nda ailece piknik yapıyoruz, Yunan tanrılarının yaşadığı yerde.Qui sono a un picnic di famiglia sul monte Olimpo, dove vivevano gli dèi greci.
Okul onlar için mükemmel bir yerdi. Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Така че това не е нещо наредено от боговете на образованието.
Poussin'in bu oturma şeklini, antik Roma'daki nehir tanrılarının tasvirlerinden aldığını düşünülüyor.Ve skutečnosti se domníváme, že tuto pózu Poussin udělal podle zobrazení říčních bohů z antického Říma.
Poussin'in bu oturma şeklini, antik Roma'daki nehir tanrılarının tasvirlerinden aldığını düşünülüyor.Wir denken sogar, dass Poussin die Pose direkt übernommen hat von Darstellungen der altrömischen Flussgötter.
Poussin'in bu oturma şeklini, antik Roma'daki nehir tanrılarının tasvirlerinden aldığını düşünülüyor.في الواقع نحن نعتقد بأن بوسين اتخذ هذه التشكيلة المباشرة من تمثيل آلهة النهر من روما القديمة.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Bol ich zástupcom alebo služobníkom, sám za boha považovaný nebol.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Dem König als Repräsentant der Götter oder Diener der Götter, nicht selbst als gottähnlich.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.El rey como representante de los dioses o el siervo a dioses, no como Dios mismo.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Il re come rappresentante degli dei o servitore degli dei, non come dio egli stesso.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Koning als een vertegenwoordiger van de goden of de knecht aan goden, niet als God-achtige zelf.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Král byl božským prostředníkem nebo jejich sluhou. On sám však nikdy zbožšťován nebyl.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Rege ca reprezentant sau servitor al zeului, nu infatisat ca zeu el insusi.
Tanrıların temsilcisi ya da hizmetçisi olarak Krallar, tanrımsı krallar değil.Царь как представитль богов или слуга богов, не как сам бог.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Ah y el rey como el sirviente de los dioses.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.A kráľ bol služobníkom bohov.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.A král byl jejich služebníkem.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, e il re come servitore degli dei.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, en de koning als de dienaar aan de goden.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Oh, und den König als einem Diener der Götter.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.Si pe rege, ca slujitor al zeilor.
Ve kralı tanrıların hizmetçisi olarak görür.О, а царь как слуга богов.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.A všichni se modlí k bohům hor a dostávají se do transu.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.En ze bidden allemaal naar de berggoden terwijl ze in trance raken.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.És mind a hegyek isteneihez imádkoznak, ahogy transzba esnek.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.E tutti pregano gli dei della montagna mentre... mentre vanno in trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Ils prient tous les dieux de la montagne lorsqu'ils entrent en transe.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.I wszyscy modlą się do bogów gór gdy wprowadzają się w trans.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.그리고 산속의 정령들에게 기도를 하면서 무아지경의 상태에 이르게 됩니다.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Mereka semua berdoa kepada dewa gunung saat mereka -- saat mereka kesurupan.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Si toti se roaga la zeii muntilor in timp ce -- in timp ce intra in transa.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Tất cả họ hướng tới các vị thần núi để cầu nguyện trong lúc lên đồng.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Todos rezan a los dioses de la montaña mientras entran en trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Und sie beten alle zu den Berggöttern und fallen in Trance.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Προσεύχονται όλοι στους θεούς των βουνών καθώς πέφτουν σε έκσταση.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Вони усі моляться богам гір, коли входять у транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.Всички се молят на планинските богове докато изпадат в транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.И они молятся богам гор, входя в транс.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.והם כולם מתפללים לאלי ההר כשהם -- כשהם נכנסים לטראנס.
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.وهم يصلون جميعاً لأجل إله الجبال ويدخلون في حالة " نشوة "
Ve transa geçerken bir yandan dağların tanrılarına dua ediyorlar.入神状態に入り 山の神に祈ります ですから
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Aşadar nu e ceva predestinat de zeii educației.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Así que esto no es un mandato de los dioses de la educación.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Dette er ikke noget der er forordnet fra uddannelses guderne.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Dit is dus niet iets dat is opgelegd door de onderwijsgoden.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Do đó, trường học không phải là một cái gì đó được định đoạt bởi các vị thần giáo dục.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Donc ce n'est pas une chose qui est décrétée par les dieux de l'éducation.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Es ist nicht etwas, das von den Bildungsgöttern bestimmt wurde.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.그러니까 이건 교육의 신이 정해줬다거나 하는 그런 것은 아니라는 얘깁니다.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi. Peki biz neden böyle yapmıyoruz?Não foi algo ordenado pelos deuses da educação.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Quindi non è stato imposto dagli dei dell'istruzione.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Så det är inte något som är instiftat av utbildningsgudarna.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Takže to nie je niečo, čo stanovili vzdelávací bohovia.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Tökéletes hely volt erre az iskola. Szóval ez nem valami, ami elrendeltetett az oktatási istenektől.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Więc to nie jest coś, co jest przykazane przez bogów edukacji.
Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Οπότε αυτό δεν είναι κάτι που ήταν αποδεκτό από τους Θεούς της εκπαίδευσης.

İlgili Sayfalar