Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénus, claro, é a deusa do amor e fertilidade, que é a história das flores.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venuše je známá jako bohyně lásky a plodnosti, což souhlasí s příběhem o květinách.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus er selvfølgeligt guden for kærlighed og frugtbarhed, hvilket er blomster historien.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus is natuurlijk de godin van de liefde en de vruchtbaarheid. Heeft allemaal te maken met bloemen.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus ist die Göttin der Liebe und Fruchtbarkeit, und das wiederum ist die Geschichte der Blüten.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus, tentu saja, dewa cinta dan kesuburan, yang merupakan kisah dari bunga.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénusz pedig a szerelem és a termékenység istennője, és erről szól a virágok története is.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Wenus, oczywiście, jest boginią miłości i płodności, tworzy także historię kwiatów.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Η Αφροδίτη είναι φυσικά η θεά του έρωτα και της γονιμότητας, που συνοψίζει την ιστορία των λουλουδιών.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, конечно, богиня любви и плодородия, а это созвучно с цветами.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, разбира се, е богинята на любовта и плодородието, което е историята на цветята.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Як відомо, Венера - це богиня кохання і родючості - двох наскрізних ниток у історіях квітів.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.נוגה, כמובן, היא אלת האהבה והפריון, שזה סיפור הפרחים.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.والمريخ ( فينوس ) اسمه اليوناني يعني إلهة الحب والخصوبة وهذه هي قصة جميع الازهار
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.それは花にも通じます 花は多大な努力を払って
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.Mas isto era exatamente o que Lívia tinha
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.Quindi mettendo Cupido li, siamo invitati a ricordare che Augusto è discendente da una dea
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.To bylo dávno před fotografií a většina lidí by císaře nikdy ani nezahlédla.
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.Присутствие Купидона должно напоминать, что Август - потомок богини
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.مكتشف روما ، وأبن فينوس . لذا فأنه بوضع كيوبيد أسفل كان يقصد أن يذكرنا بأن أوغستيس منحدر من الألهة
Yani Cupid'i oraya koyarak, bize kendisinin bir tanrıçanın soyundan gelme olduğunu hatırlatıyor.アウグストゥスは女神の子孫だと思い出すことを意味しています 彼は実際には神の一部だと言っています
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Kumari, a 'deusa viva', imagem de Green Peace Co-ed School.
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Kumari, 'de levende godin'. Foto: Green Peace Co-ed School.
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Kumari, la 'Dea Vivente' - Fonte immagine: Green Peace Co-ed School.
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Kumari, la 'diosa viviente'. Imagen vía Green Peace Co-ed School.
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.La Kumari, "déesse vivante".
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Κουμάρι, η "Ζώσα Θεά", φωτογραφία: Green Peace Co-ed School.
"Yaşayan Tanrıça" Kumari, Fotoğraf, Green Peace Karmaokulu.Живая богиня Кумари. Изображение принадлежит Green Peace Co-ed School.
Yaşayan tanrıçaya gözlerinizle bakma ve sadık bir inananı olma şansını yakalayın.Não perca a chance de ver a deusa viva e sua crença real.
Yaşayan tanrıçaya gözlerinizle bakma ve sadık bir inananı olma şansını yakalayın.Non perdete l'occasione di vedere la dea vivente, e i suoi reali fedeli.
Yaşayan tanrıçaya gözlerinizle bakma ve sadık bir inananı olma şansını yakalayın.Ten la oportunidad de echar un vistazo a la diosa vivienta y sus creyentes reales.
Yaşayan tanrıçaya gözlerinizle bakma ve sadık bir inananı olma şansını yakalayın.Όλοι σκέφτηκαν αν θα ήταν δύσκολο να προσαρμοστεί στην κοινωνία μετά την επιστροφή στην κανονική ζωή.