Ben asla onlardan başka bir tane satın almam.I'll never buy another one of those.
Sadece sana bir tane daha alacağım.I'll just buy you another one.
Sana hemen bir tane daha alacağım.I'll just buy you another one.
İstersen sana bir tane alırım.I'll buy you one if you want.
Eğer almamı istersen sana başka bir tane alırım.I'll buy you another one if you want me to.
Eğer ihtiyacın varsa sana bir tane daha satın alırım.I'll buy you another one if you need it.
Eski yastığımı atıp yeni bir tane aldım.I threw away my old pillow and bought a new one.
Tom içkisini bitirdi ve bir tane daha istedi.Tom finished his drink and asked for another one.
Kaç tane arkadaşının sakalı var?How many of your friends have beards?
Neden Tom sadece yeni bir tane almıyor?Why doesn't Tom just buy a new one?
Elimizde sadece bir tane kaldı.We've only got one left.
Sadece bir tanemiz daha var.We only have one more left.
Onlar yeterince yakında bir tane alacaklar.They'll get one soon enough.
Onlar büyük bir tane aldılar.They got a big one.
Teşekkürler, ben sana bir tane borçluyum.Thanks, I owe you one.
Bir taneye sahip olmalı mıyım?Should I have one?
Şimdi bana bir tane borçlusun.Now you owe me one.
Annem bir tane almama izin vermeyecek.My mother won't let me have one.
Bir tane deneyelim.Let's try one.
Farklı bir tane deneyelim.Let's try a different one.
Sana bir tane alayım.Let me get you one.
Bir tane bulursan bana bildir.If you find one, let me know.
Eğer senin bir tane yoksa, sana bir tane vereceğim.If you don't have one, I'll give you one.
Tezgahta oturan üç tane beyaz adam vardı.There were three white guys sitting at the counter.
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.If you want a pencil, I'll lend you one.
Tom şapkasını kaybetti, ve yeni bir tane almak zorunda olduğunu hissetti.Tom lost his cap, and he felt that he had to buy a new one.
Bir televizyon seti istiyorum, ama bir tane satın almaya param yetmez.I want a television set, but I can't afford to buy one.
Odada 2 tane pencere var.The room has two windows.
İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer.The two brothers are as like as two peas.
Bu ahır on iki tane bölme içerir.This stable contains twelve stalls.
Bu tavuk her hafta kaç tane yumurta yumurtluyor?How many eggs does this hen lay each week?
Bu portakalların on tanesi bir dolar.These oranges are ten for a dollar.
ABD 50 tane devletten oluşur.The USA is composed of 50 states.
Geçen sene kaç tane Noel kartı yazdın?How many Christmas cards did you write last year?
Yarın bir tane almak zorundayım.I have to buy one tomorrow.
Kaç tane erkek kardeşin var?How many brothers do you have?
Önemli olan kaç tane kitap okuduğun değil ama hangi kitapları okuduğundur.What is important is not how many books you read, but what books you read.
Yeni bir tane almak için eski ehliyetini teslim etmen gerekir.You must turn in your old license in order to get a new one.
Kahvesini bitirdi ve bir tane daha istedi.She finished her coffee and asked for another.
Yani şimdi bu alanda en az 20 tane gökkuşağı alabalığı vardır.So now there are at least 20 rainbow trout in this area.
Bir tane daha alalım.Let's have another.
Bu civarda birkaç tane Müslüman lokantası var galiba.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Görünüşe göre bu civarda bir iki tane Müslüman restoranı var.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Japonya'da kaç tane il var?How many prefectures are there in Japan?
Onun geçen tatil mevsiminde kaç tane hediye aldığını düşünüyorsun?How many gifts do you think she received last holiday season?
Tekrar yağmur yağdırmak için kaç tane kurbanlık kuzuya ihtiyacımız var?How many sacrificial lambs do we need to bring the rain back?
Onlardan kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordum.He did not know how many of them needed help.
Ben beş tane ananas istedim.I wanted five pineapples.
Hafızama 2.000 tane İngilizce sözcük kaydettim.I inscribed 2,000 English words into my memory.
Evimin içinde iki tane zombi var.There are two zombies inside my house.
İki tane kitap ödünç aldım.I have borrowed two books.
Kaç tane istiyorsun?How many do you want?
Bir tane daha bira istiyorum.I want another beer.
O kadının iki tane çantası var.That woman's got two bags.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Tom'un üç tane amcası vardır.Tom has three uncles.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Senin bir tane bulup bulmadığını bilmiyorum.I don't know if you found one.
Kaç tane insan İngilizce öğrenmeye çalışıyor?How many men are trying to learn English?
Kaç tane kimyasal element, suyu oluşturur?Of how many chemical elements is water composed?