Ana içeriğe geç
Sözlük

tane ile cümle

tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
En azından bir tane evim var.I have at least one house.
DVD'nin kesilmemiş versiyonu sadece bir tane ekstra sahne içeriyordu.The uncut version of the DVD only included one extra scene.
Dün iki tane buğulanmış çörek satın aldım.Yesterday I bought two steamed buns.
Orada toplam kaç tane öğrenci var?How many students are there in total?
Kaç tane soru var?How many questions are there?
Kaç tane kelime yazman gerekir?How many words should you write?
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.He has got two cats, one is white, one is black.
Hafızama 2.000 tane İngilizce sözcük kaydettim.I inscribed 2,000 English words into my memory.
Evimin içinde iki tane zombi var.There are two zombies inside my house.
İki tane kitap ödünç aldım.I have borrowed two books.
Kaç tane istiyorsun?How many do you want?
Lütfen bana resimlerinden bir tanesini ver.Please, give me one of your pictures.
Neden kendinizi sadece bir taneyle sınırlıyorsunuz?Why limit yourself to just one?
İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.There were two red hats on this table two hours ago.
Bir tane daha bira istiyorum.I want another beer.
Tabakta birçok kurabiye bulunmasına rağmen, sadece üç tane yedim.Even though there were many cookies on the dish, I only ate three.
Senin iPodunda kaç tane seslikitabın var?How many audiobooks do you have on your iPod?
Şimdiye kadar kaç tane arabanız oldu?How many cars have you owned so far?
Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?How many computers have you had so far?
Kaç tane farklı okula devam ettin?How many different schools have you attended?
Her yıl otomobil kazaları nedeniyle kaç tane insan ölüyor?How many people die from automobile accidents each year?
Japonya'da her yıl kaç tane intihar olduğunu düşünüyorsunuz?How many suicides do you think there are every year in Japan?
Elimden geldiğince kısa sürede dışarı çıkacağım ve bir tane alacağım.I'll go out and buy one as soon as I can.
Bir tane almalıyım.I need to get one.
Bir tane satın almalıyım.I need to buy one.
O kadının iki tane çantası var.That woman's got two bags.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
İngiliz alfabesinde kaç tane harf var?How many letters are there in the English alphabet?
Üniversitenizde kaç tane öğrenci var?How many students are there in your university?
Yaklaşık kaç tane kitabın var?About how many books do you have?
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Tom portakalı sever ve haftada üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats three or four a week.
Tom'un üç tane amcası vardır.Tom has three uncles.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom birkaç tane Fransızca şarkı söyleyebilir.Tom can sing a few French songs.
Kaç tane misafir davet ettin?How many guests did you invite?
Tom bir soprano saksafon almak istedi fakat bir tane almaya gücü yetmedi.Tom wanted to buy a soprano sax, but couldn't afford one.
Kaç tane mango istiyorsun?How many mangoes do you want?
Bir taneye sahiptim ama o çalındı.I used to have one, but it was stolen.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Orada kaç tane kurban vardı?How many victims were there?
Bir bardak istiyor musun? Masanın üzerinde bir tane var.Do you want a glass? There is one on the table.
Kaç tane insan öldü?How many people have died?
Sana bir tane borçluyum.I owe you one.
Bu caddede üç tane güzellik salonu var.There are three beauty salons on this street.
Bizim dairemizin beş tane odası var.Our flat has five rooms.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Ben hatalarımdan çok şey öğrendim, birkaç tane daha yapmayı düşünüyorum!!I've learned so much from my mistakes, I'm thinking of making a few more!!
İki tane kız kardeşim var ve ikisi de evli.I have two sisters and both are married.
O Sao Paulo'nun içindeki dört tane çok büyük çiftliğin sahibidir.He is the owner of four very big farms in the interior of Sao Paulo.
Bu şapka çok küçük. Lütfen başka bir tane gösterin .This hat is too small. Please show me another one.
Resmi dükkanımızdan 250 tane kopya temin edebilirsiniz.250 copies are available from our official shop.
Benim tek bir köpeğim yok, iki tane var.I have not a single dog, I have two.
Aktör yarım saatten az süre içinde beş tane karakter oynayacak.The actor will play five characters in less than half an hour.
Koleksiyonumda yalnızca bir tane eksik model var.There's only one model missing in my collection.
Birkaç tane daha kadın şarkıcı gelebilse çok iyi olurdu.It'd be best if a few more female singers could come.
Tom portakalı sever ve her hafta üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats around 3 or 4 of them per week.
Her çeşitten üç tane alacağım.I'll take three of each kind.
Lütfen bana her çeşitten üç tane verin.Please give me three of each kind.
O, iki tanesi bestseller olan üç tane kitap yazdı.He has written three books, two of which are best sellers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod