tanıtma ile cümle
tanıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Onlangs heeft Obama optimisme ingebracht in een tijd van wereldwijde financiële crisis.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Ostatnio Obama wprowadził optymizm w trakcie globalnego kryzysu finansowego.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Récemment, Obama a fait découvrir l'optimisme dans une période de crise économique mondiale.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Recentemente Obama ha introdotto dell'ottimismo in un tempo di crisi finanziaria globale.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Recentemente, Obama introduziu o optimismo numa época de crise global financeira.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Recent Obama a adus optimismul în contextul crizei financiare globale.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi..."Yes we can!"という楽観主義を打ち出しました 僕達が"Yes is More"で言いたいことは
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Πρόσφατα ο Ομπάμα έδειξε αισιοδοξία σε καιρό παγκόσμιας οικονομικής κρίσης.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Наскоро Обама въведе оптимизма във време на глобална финансова криза.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...Недавно Обама вернулся к оптимизму (надпись: "Да, мы сможем!") во времена глобального финансового кризиса.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...לאחרונה אובאמה הציג אופטימיות בזמן של משבר כלכלי בעולם.
En son Obama'nın global finansal krizde iyimserliği tanıtması gibi...ومؤخراً قدم أوباما التفاؤل في خضم الأزمة المالية العالمية
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?Ich möchte das neueste Update vorstellen, seid Ihr bereit?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?I'd like to introduce you to our newest release, you guys ready for this?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız? Tezahürat ve AlkışHugo Barra.
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?Va prezint noua noastra lansare. Sunteti pregatiti sa o cunoasteti?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?Vorrei presentarvi la nostra ultima version. Ragazzi, siete pronti per questo?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?Я хочу представить вам наш новый релиз, вы готовы к этому?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?אני רוצה להציג בפניכם את השיחרור החדש שלנו. האם אתם מוכנים לכך?
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?أود أن أقدم لكم آخر إصداراتنا، هل أنتم مستعدون؟
En yeni ürünümüzü sizlere tanıtmak istiyorum, hazır mısınız?(拍手)
Espoo'da çok sayıda müze vardır. Belediye müzesi Espoo tarihini tanıtmaktadır.埃斯波有许多博物馆。市立博物馆讲述埃斯波的历史。现代艺术展览馆EMMA是芬兰最大的艺术展览馆之一。
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip je šel doli v samarijsko mesto in jim je propovedoval Kristusa.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip sišiel do mesta Samárie a kázal im Krista.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip všed do města Samaří, kázal jim Krista.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Da kom Filip til Byen Samaria og prædikede Kristus for dem.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.E descendo Filipe � cidade de Samária, pregava-lhes a Cristo.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.És Filep lemenvén Samária városába, prédikálja vala nékik a Krisztust.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filip kom da ned til en by i Samaria og forkynte Kristus for dem.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filippo, sceso in una città della Samaria, cominciò a predicare loro il Cristo
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filippus bijvoorbeeld, ging naar de stad Samaria en vertelde dat Jezus de Christus is.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filip s'a coborît în cetatea Samariei, şi le -a propovăduit pe Hristos.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Ja Filippus meni Samarian kaupunkiin ja saarnasi heille Kristusta.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.빌립이 사마리아 성에 내려가 그리스도를 백성에게 전파하니
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Lecz Filip zaszedłszy do miasta Samaryjskiego, opowiadał im Chrystusa.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Och Filippus kom så ned till huvudstaden i Samarien och predikade Kristus för folket där.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Phi-líp cũng vậy , xuống trong thành Sa-ma-ri mà giảng về Ðấng_Christ tại đó .
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Phi-líp cũng vậy, xuống trong thành Sa-ma-ri mà giảng về Ðấng Christ tại đó.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Philippe, étant descendu dans la ville de Samarie, y prêcha le Christ.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Philippus aber kam hinab in eine Stadt in Samarien und predigte ihnen von Christo.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Y Felipe descendió a la ciudad de Samaria y les predicaba a Cristo
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Ο δε Φιλιππος, καταβας εις την πολιν της Σαμαρειας, εκηρυττεν εις αυτους τον Χριστον.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.І так, Филип, прийшовши в город Самарийський, проповідував їм Христа.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Так Филипп пришел в город Самарийский и проповедывалим Христа.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.ופילפוס ירד אל עיר שמרון ויכרז להם את המשיח׃
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.فانحدر فيلبس الى مدينة من السامرة وكان يكرز لهم بالمسيح.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.腓 利 下 撒 瑪 利 亞 城 去 、 宣 講 基 督
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.腓利 下 撒瑪利亞城 去 、 宣講 基督
Fin sanatını örneğin Ulusal Galeriye’ye bağlı Ateneum ve Espoo Modern Sanat Müzesi (EMMA) tanıtmaktadır.芬兰国家艺术品通常在国家艺术展览馆下属的Ateneum及艾斯堡现代艺术博物馆 (EMMA) 展出。芬兰国家博物馆通常举办有关芬兰文化史方面的展览。
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Állj viccel, állj viccel.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Lopeta leikkiä, lopeta leikkiä.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Oprire glumesc, glumesc opri.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Pare de brincadeira, parar de brincar.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Stop-Scherz, stoppen Scherz.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Stop sjov, stop sjov.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zastavit srandu, zastavte legraci.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zastaviť srandu, zastavte srandu.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zatrzymaj żartem, przestać żartować.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Σταματήστε να αστειεύεται, να σταματήσει αστειεύεται.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Стоп жартує, жартує зупинити.