Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip je šel doli v samarijsko mesto in jim je propovedoval Kristusa.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip sišiel do mesta Samárie a kázal im Krista.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.A Filip všed do města Samaří, kázal jim Krista.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Da kom Filip til Byen Samaria og prædikede Kristus for dem.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.E descendo Filipe � cidade de Samária, pregava-lhes a Cristo.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.És Filep lemenvén Samária városába, prédikálja vala nékik a Krisztust.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filip kom da ned til en by i Samaria og forkynte Kristus for dem.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filippo, sceso in una città della Samaria, cominciò a predicare loro il Cristo
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filippus bijvoorbeeld, ging naar de stad Samaria en vertelde dat Jezus de Christus is.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Filip s'a coborît în cetatea Samariei, şi le -a propovăduit pe Hristos.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Ja Filippus meni Samarian kaupunkiin ja saarnasi heille Kristusta.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.빌립이 사마리아 성에 내려가 그리스도를 백성에게 전파하니
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Lecz Filip zaszedłszy do miasta Samaryjskiego, opowiadał im Chrystusa.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Och Filippus kom så ned till huvudstaden i Samarien och predikade Kristus för folket där.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Phi-líp cũng vậy , xuống trong thành Sa-ma-ri mà giảng về Ðấng_Christ tại đó .
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Phi-líp cũng vậy, xuống trong thành Sa-ma-ri mà giảng về Ðấng Christ tại đó.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Philippe, étant descendu dans la ville de Samarie, y prêcha le Christ.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Philippus aber kam hinab in eine Stadt in Samarien und predigte ihnen von Christo.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Y Felipe descendió a la ciudad de Samaria y les predicaba a Cristo
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Ο δε Φιλιππος, καταβας εις την πολιν της Σαμαρειας, εκηρυττεν εις αυτους τον Χριστον.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.І так, Филип, прийшовши в город Самарийський, проповідував їм Христа.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.Так Филипп пришел в город Самарийский и проповедывалим Христа.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.ופילפוס ירד אל עיר שמרון ויכרז להם את המשיח׃
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.فانحدر فيلبس الى مدينة من السامرة وكان يكرز لهم بالمسيح.
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.腓 利 下 撒 瑪 利 亞 城 去 、 宣 講 基 督
Filipus, Samiriye Kentine gidip oradakilere Mesihi tanıtmaya başladı.腓利 下 撒瑪利亞城 去 、 宣講 基督
Fin sanatını örneğin Ulusal Galeriye’ye bağlı Ateneum ve Espoo Modern Sanat Müzesi (EMMA) tanıtmaktadır.芬兰国家艺术品通常在国家艺术展览馆下属的Ateneum及艾斯堡现代艺术博物馆 (EMMA) 展出。芬兰国家博物馆通常举办有关芬兰文化史方面的展览。
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Állj viccel, állj viccel.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Lopeta leikkiä, lopeta leikkiä.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Oprire glumesc, glumesc opri.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Pare de brincadeira, parar de brincar.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Stop-Scherz, stoppen Scherz.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Stop sjov, stop sjov.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zastavit srandu, zastavte legraci.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zastaviť srandu, zastavte srandu.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Zatrzymaj żartem, przestać żartować.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Σταματήστε να αστειεύεται, να σταματήσει αστειεύεται.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.Стоп жартує, жартує зупинити.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.יפסיק להתלוצץ, להפסיק מתבדח.
- Fondip, fondip! Kendimi tanıtmadım.توقّفي عن التنكيت يتوقّفي عن التنكيت
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Am nevoie de o secundă ca să vă prezint trupa.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Voy a tomarme un minuto para presentar a la banda.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Θα σας συστήσω το συγκρότημα για λίγο.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım. Gitar da 15 yaşında ki kardeşim Tommy.Ik stel de band even voor: mijn 15 jaar oude broer Tommy op gitaar.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Ich möchte Ihnen kurz die Band vorstellen.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Já jen během chvilky představím kapelu.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Je vais juste prendre une seconde pour présenter le groupe.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Krótko przedstawię wam zespół.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Mi prendo solo un attimo per presentarvi la band.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım."Narýchlo predstavím našu skupinu.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Röviden bemutatom az együttest.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Дозвольте витратити хвилину Вашого часу та представити наш гурт.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Набързо ще представя групата.
Grubu tanıtmak için bir saniyenizi alacağım.Секундочку, я представлю вам группу.
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.Ale práve preto som ťa postavil, aby som ti ukázal svoju moc, a aby rozprávali moje meno po celej zemi.
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.Ale však proto jsem tě zachoval, abych ukázal na tobě moc svou, a aby vypravovali jméno mé na vší zemi.
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.Ali zaradi tega sem te ohranil, da ti pokažem svojo moč ter da se razglasi ime moje po vsej zemlji.
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.Dar te-am lăsat să rămîi în picioare, ca să vezi puterea Mea, şi Numele Meu să fie vestit în tot pămîntul.
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.invece ti ho lasciato vivere, per dimostrarti la mia potenza e per manifestare il mio nome in tutta la terra
Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.네가 너를 세웠음은 나의 능력을 네게 보이고 내 이름이 온 천하에 전파되게 하려하였음이니라