tanır ile cümle

tanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hemen tanırsınız.Sie hat einen hohen Wiedererkennungswert.
Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Hitro jo prepoznate in ima močno asociacijo.
Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Man lægger hurtigt mærke til det, og man associerer det meget kraftigt.
Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Reconhecemo-la rapidamente e formamos associações muito poderosas.
Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Музыка очень быстро узнаваема, и возникающие при этом ассоциации очень сильны.
Hemen tanırsınız.Την αναγνωρίζεις γρήγορα.
Hemen tanırsınız.Разпознавате я бързо.
Hepiniz bunu biliyorsunuz. Ruhu olan bir arabayı görünce tanırsınız. Bunun ne kadar güçlü olduğunu bilirsiniz.Sabéis lo fuerte que es esto.
Hepiniz bunu biliyorsunuz. Ruhu olan bir arabayı görünce tanırsınız. Bunun ne kadar güçlü olduğunu bilirsiniz.Vous savez comment c'est fort.
Hepiniz bunu biliyorsunuz. Ruhu olan bir arabayı görünce tanırsınız.Reconhecemos um carro quando o vemos, a sua alma. a força que tem.
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.계속적으로 변하는 미적 가치를 재발견하고, 제 자신을 업데이트할 수 있죠.
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.Robienie zdjęć cały czas pozwala mi na poszukiwanie estetycznych aspektów życia, co jest dosyć indywidualne.
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.Scattare foto di continuo mi fa restare me stesso in questo stato di ricerca estetica, così particolare.
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.TENコレクションでは、テーマに ストリートアートを選び
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.Tirar fotos o tempo todo permite-me manter este estado de pesquisa estética, que é tão particular.
Her zaman fotoğraf çekmek kendimi estetik arayışları içinde tutmama imkan tanır ki bu çok özeldir.Фотография позволяет мне оставаться в процессе эстетического поиска, что крайне важно.
Hiçte bile. Bir ustayı yürüyüşünden bile tanırım.Puedo identificar a los maestros por su caminar.
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız.Es poderoso por dos razones: se reconoce rápidamente.
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız.음악이 강력한 데에는 두 가지 이유가 있습니다. 음악은 빨리 지각됩니다.
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız. Ve kuvvetli bir şekilde bir şeylerle ilişkilendirirsiniz.Вона найвпливовіша з двох причин: її швидко впізнають і дуже потужно асоціюють.
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız.היא רבת-עוצמה משתי סיבות. מזהים אותה מהר.
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız.وهي قوية لسبَبَين ..فأنت تميزها بسرعة
İki sebepten ötürü güçlüdür. Hemen tanırsınız.何かとの関連をすぐに想起することができる点です
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.A barra de progresso mostra o progresso da leitura e permite o seu posicionamento.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Der Fortschrittsregler zeigt die Abspielposition an und ermöglicht den Suchlauf.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.De voortgangsregelaar toont de voortgang van het afspelen en staat zoeken toe.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.El deslizador de progreso muestra el progreso de la reproducción y le permite hacer búsquedas.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Förloppskjutreglaget visar uppspelningens förlopp och tillåter sökning.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Fremgangskyderen viser afspilningens fremgang og tillader søgning.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Il cursore di avanzamento mostra l' avanzamento della riproduzione e permette la ricerca.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Le curseur de progression affiche la progression de la lecture et permet de rechercher une position.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Pasek postępu pokazuje aktualną pozycję odtwarzania i umożliwia wyszukiwanie.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Posuvník postupu zobrazuje postup přehrávání a umožňuje posouvání.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Η κύλιση προόδου εμφανίζει την προόδου αναπαραγωγής και επιτρέπει την αναζήτηση.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Повзунок поступу показує поступ відтворення і уможливлює позиціонування.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.Ползунок прогресса, отображает прогресс воспроизведения и позволяет перемотку.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.מחוון ההתקדמות מציג את התקדמות הניגון ומאפשר סריקה.
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir ve aramaya imkan tanır.進捗スライダーは再生の進捗を示します。これを使って再生位置を変更できます。
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Cuando un hombre conoce al enemigo y se conoce a sí mismo, puede hacer que termine la batalla.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.En mand, der kender fjenden og kender sig selv, - - kan se afslutningen på striden.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.En man som känner fienden och känner sig själv- -kan se slutet på striden.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Kiedy znasz wroga i znasz siebie, możesz przewidzieć koniec walki.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Kun mies tuntee vihollisensa ja itsensä- -hän tajuaa, milloin taistelu loppuu.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Quando un uomo conosce il nemico e conosce se stesso, capisce quando la battaglia è finita.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Um homem conhece o inimigo e conhece-se a si próprio, apercebe-se do fim da batalha.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Όταν ένας άντρας ξέρει τον εχθρό και τον εαυτό του, ξέρει πότε τελειώνει η μάχη.
İnsan hem düşmanını hem de kendini tanırsa, savaşın sonunu bilir.Когда человек знает врага и знает самого себя, он понимает, что пришёл конец битве.
İnsanları bir bakışta tanırım.Aku bisa membaca wajah seseorang
İnsanları bir bakışta tanırım.내가 관상 좀 보거든 눈이 쪽 찢어져 갖곤
İnsanları bir bakışta tanırım.Tengo un método para leer el rostro de las personas.
İnsanları bir bakışta tanırım.Tenho um método para ler os rostos das pessoas.
İnsanları bir bakışta tanırım.Я читаю по особах... небагато.
İnsanları bir bakışta tanırım.استطيع قراءة وجوه الناس
Japonya'nın yanı sıra, tüm ülkeler Hristiyanlığı kendi dinleri olarak tanır.Además de Japón, todos los países tienen al cristianismo como religión nacional.
Japonya'nın yanı sıra, tüm ülkeler Hristiyanlığı kendi dinleri olarak tanır.En dehors du Japon, tous les pays ont le christianisme comme religion nationale.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırArcul curbat al carapacei le permite să se întindă.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırTo jim umožňuje prohnutý krunýř.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırVòm cong trên mai cho phép chúng vươn cổ đi thật xa
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırΗ καμάρα στο καβούκι τους επιτρέπει μεγαλύτερο τέντωμα.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırРезультатом стали изменения формы их панциря.
İlgili Sayfalar