Ana içeriğe geç
Sözlük

tanınmak ile cümle

tanınmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğu Avrupa uzmanı olarak tanınmaktadır.Je priznan poznavalec zgodovine jugovzhodne Evrope.
Maximus çok geçmeden resmen tanınmak için II. Valentinianus ve Theodosius ile müzakerelere başladı.Začel se je pogajati z Valentinijanom II. in Teodozijem, da bi dobil njuno uradno priznanje.
Dünya çapında tanınmaktadır.Znana je po vsej Evropi.
Dubai gece yaşamı ile de tanınmaktadır.Mbalė žinoma savo naktiniu gyvenimu.
9 türü tanınmaktadır.Žinomos 9 rūšys.
Trigonometrinin kurucusu olarak tanınmaktadır.Jis yra laikomas trigonometrijos kūrėju.
Valonya'da bölgesel dil olarak tanınmaktadır.Dabar valonų kalba turi regioninės kalbos statusą Valonijoje.
Sanatçı, grubu "Herb Alpert & The Tijuana Brass" ile daha çok tanınmaktadır.Taip pat studija priklausė Herb Alpert „A&M Records“ ir „Tijuana Brass Enterprises“.
Lady Gaga ile olan çalışmalarıyla tanınmaktadır.Kas įkvėpė Lady Gagą?“.
Kanser araştırmalarına yönelik çalışmalarıyla tanınmaktadır.Vėžiniai susirgimai yra vis tiriami.
Dünya çapında tanınmaktadır.Būties pasaulyje sampratą.
1983 çıkışlı biyografik film olan Danton'daki Eleonore rolü ile tanınmaktadır.Išgarsėjo 1983 m. atlikusi pagrindinį vaidmenį Rolano Bykovo režisuotame filme „Baidyklė“.
Golf kuramına yaptığı katkılar ve üstün vuruş becerisiyle tanınmaktadır.Sportininkas buvo žinomas dėl savo galingų smūgių ir gerų rezultatų.
CCD kamera'nın mücidi olarak tanınmaktaydı.Teigiama, kad jis buvo kameros agentas.
Gor romanları ile tanınmaktadır.Romaani peetakse Kolgi romaanidest parimaks.
Trans-X grubunun "Living on Video" parçasına yaptığı cover ile tanınmaktadır.Kasutatud on Trans-X-i laulu "Living on Video" sampleid.
Gomidas, etnomüzikolojinin öncülerinden biri olarak tanınmaktadır.Unamunot on peetud üheks eksistentsialismi koolkonna eelkäijaks.
Kanser araştırmalarına yönelik çalışmalarıyla tanınmaktadır.Vähkide päevast aktiivsust on uuritud nende jälgimisega.
Kulüp daha çok profesyonel futbol takımı ile tanınmaktadır.Klubi on tuntud eeskätt jalgpallimeeskonna poolest.
Şirket en çok Max Payne video oyunları serisi ile tanınmaktadır.Firma on tuntud eelkõige arvutimänguseeria Max Payne tootjana.
Özellikle Alfred Russel Wallace üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınmaktadır.Reisipisik oli Alfred Russel Wallace'i elu üle kontrolli võtnud.
Dünya çapında tanınmaktadır.Ta on tunnustatud üle maailma.
Wallace'ın dul eşi olarak da tanınmaktadır.Tema järgi nimetatakse pisarmändi vahel ka Wallichi männiks.
Bu hatlar Yeşil, Kırmızı ve Mavi Hat olarak tanınmaktadır.Need jagunevad rohelise, punase ja sinise liini vahel.
Higgins, başarılı bir insan hakları savunucusu olarak tanınmaktadır.Albright on tuntud kui inimõiguste kaitsja.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Die meisten Leute kennen mich als "Pulssart".
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Eu sou mais conhecido actualmente sob o nome de Pulssart.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Hoy se me conoce más con el nombre de Pulssart.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Najlepiej dzisiaj jestem znany pod pseudonimem Pulssart.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Oggi sono meglio conosciuto con il nome di Pulssart.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.저는 제 본명보다는, Pulssart라는 이름으로 알려져 있는데,
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Pulssartは、デザイン、 テクノロジー、デジタルアートに
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Я более известен под псевдонимом Pulssart.
Finlandiya’da birçok bulaşıcı hastalığa karşı çocuklara aşı olma (rokotus) olanağı tanınmaktadır.En Finlande, on propose aux enfants des vaccins (rokotus) contre plusieurs maladies contagieuses.
Finlandiya’da birçok bulaşıcı hastalığa karşı çocuklara aşı olma (rokotus) olanağı tanınmaktadır.I Finland kan barnen vaccineras (rokotus) mot många smittsamma sjukdomar.
Finlandiya’da birçok bulaşıcı hastalığa karşı çocuklara aşı olma (rokotus) olanağı tanınmaktadır.Suomessa lapsille tarjotaan mahdollisuus rokotuksiin monia tarttuvia tauteja vastaan.
Finlandiya’da birçok bulaşıcı hastalığa karşı çocuklara aşı olma (rokotus) olanağı tanınmaktadır.في فنلندا يقدم للطفل إمكانية التطعيم (rokotus) ضد العديد من الأمراض المعدية.
Finlandiya’da birçok bulaşıcı hastalığa karşı çocuklara aşı olma (rokotus) olanağı tanınmaktadır.为了预防各种传染病,芬兰为儿童提供许多疫苗 (rokotus)。
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Aku ingin dikenal bukan sebagai seorang yang selamat dari kanker, melainkan sebagai seorang penguasa kanker.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Chcę być uważana nie za ocalałą z choroby, ale za jej pogromcę.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Chci být známá nikoliv jako člověk, který rakovinu přežil, ale který ji porazil.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.저는 제가 암으로부터 살아난 사람이 아닌 암을 정복한 사람으로 알려졌으면 합니다.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Θέλω να γίνω γνωστή, όχι ως επιζήσασα του καρκίνου αλλά ως αυτή που κατάκτησε τον καρκίνο.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Я хочу, щоб мене знали не як ту, котра вижила з раком, а як ту, яка його перемогла.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.אני רוצה לקבל הכרה, לא כניצולת הסרטן, אלא ככובשת הסרטן.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.اريد ان أعرف ليس كناجية من السرطان بل كقاهرة للسرطان
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.癌を克服した者となりたいのです その様を表現した舞踊を披露します
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Bez osobistego tworzenia, jest bardzo trudno mieć osobisty styl i być z tego znanym.
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.그래서 저는 자신의 작업 시간을 가지는 것이 매우 중요하다고 생각합니다.
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Sem a criação pessoal, é difícil ter um estilo pessoal e ser conhecido por isso.
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Senza un gusto personale, è difficile avere uno stile proprio ed essere riconosciuti per questo.
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Без создания личных работ тяжело выработать собственный узнаваемый стиль.
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.アメリカのエージェントは、デサイナーや イラストレーターだけでなく
Kuzeydoğu Japonya'da bulunan Urato Adaları bin yılı aşkın süredir güzelliğiyle tanınmakta.Las Islas Urato al noreste de Japón, han sido conocidas por su belleza desde hace más de mil años.
Kuzeydoğu Japonya'da bulunan Urato Adaları bin yılı aşkın süredir güzelliğiyle tanınmakta.Wyspy Urato znajdujące się w północno-wschodniej Japonii znane są z piękna więcej niż tysiąc lat.
Örneğin Japonya, uzun süredir kaynak verimliliği konusundaki öncülüğüyle tanınmaktadır.Тези въздействия, често съсредоточени в развиващите се страни, ще бъдат трудни за смекчаване и адаптация.
Ve hatırlıyorum, birçok çocuk askerle tanıştım -- eski savaşçılar olarak tanınmak istiyorlardı.Ik heb veel kindsoldaten ontmoet -- ex-strijders, zoals ze genoemd willen worden.
Ve hatırlıyorum, birçok çocuk askerle tanıştım -- eski savaşçılar olarak tanınmak istiyorlardı.Îmi amintesc că am cunoscut mulţi copii-soldaţi, foşti combatanţi, cum le place să fie numiţi.
Ve hatırlıyorum, birçok çocuk askerle tanıştım -- eski savaşçılar olarak tanınmak istiyorlardı.I spotkałem... pamiętam, że spotkałem wiele żołnierzy-dzieci eks-kombatanci, jak lubili siebie nazywać.
Ve hatırlıyorum, birçok çocuk askerle tanıştım -- eski savaşçılar olarak tanınmak istiyorlardı.그리고 저는 수많은 소년병을 만난 걸 기억합니다. 그들은 소년병 대신 "과거의 투사"로 불리우길 바라죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod