tanınır ile cümle
tanınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Parce qu'elles ne seront pas rejetées.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Pentru că ele nu vor fi respinse.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Perché non verranno rigettate.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Porque no generarán rechazo.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Porquê? Porque elas não serão rejeitadas.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Protože ty neodmítnou hostitele.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Vì chúng sẽ ko bị đào thải
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Weil die nicht abgestoßen werden.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Да потому что они не отторгаются.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Защото те няма да се отхвърлят.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.Тому що не буде відторгнення.
Çünkü vücudunuz tarafından tanınır, reddilmezler.אנחנו יכולים לקחת מכם תאים,
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Andererseits in China aber eigentlich für Krieg und nicht Hühnchen bekannt ist.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Dar în China acest bărbat este de fapt cunoscut pentru război, nu pentru pui.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..그러나 중국에서 이사람은 사실 닭고기가 아니라 전쟁 때문에 유명한 사람입니다.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Maar in China is deze man wel degelijk bekend om oorlog en níét om kip.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Ma in Cina, questo signore è famoso in realtà per la guerra e non per il pollo.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Mais en Chine, il est en fait connu pour la guerre et pas pour le poulet.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Nhưng ở Trung Quốc, thật ra ông ấy được biết đến bởi chiến tranh chứ không phải thịt gà.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Pero en China, este tipo en realidad es conocido por la guerra y no por el pollo.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..W Chinach Tso utożsamiany jest z wojną, a nie kurczakami.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..А в Китай този човек всъщност е известен с войната, не с пилето.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..Но в Китае, этого человека действительно знают из-за войны, а не из-за цыплёнка.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..אבל בסין, הבחור הזה מוכר, למעשה בזכות מלחמה ולא עוף.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..ولكن في الصين ، هذا الرجل فعلاً معروف للحرب وليس الدجاج.
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..戦争で有名だったんで、鶏料理で有名だったわけではないのです 中華風アメリカン料理
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Normalement, des délais vous sont donnés pour quitter la Finlande.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Normalmente se le concede un plazo dentro del cual deberá abandonar Finlandia.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Tavallisesti sinulle annetaan määräaika, jonka kuluessa sinun täytyy poistua Suomesta.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Vanligtvis får du en tidsfrist inom vilken du måste lämna Finland.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.Обычно вам предоставляется срок, в течение которого вы должны покинуть Финляндию.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.في العادة يتم منحك فترة محددة، يتوجب عليك خلالها مغادرة فنلندا.
Genelde, Finlandiya’dan ayrılmak için belli bir süre tanınır.在限定期内,如果您不主动离开芬兰,警察局或边防局会对您执行强制出境。
General Tso Albay Sanders gibi Amerik'da bir çok tür, tavuklarıyla tanınır,savşla değil.쵸장군은 미국의 샌더스 대령같은 사람이였다는 겁니다. 둘다 전쟁이 아니라 닭고기로 유명해졌지요.
General Tso Albay Sanders gibi Amerik'da bir çok tür, tavuklarıyla tanınır,savşla değil.גנרל צו הוא די דומה לקולונל סאנדרס באמריקה, בכך שהוא מוכר בזכות עוף ולא מלחמה.
General Tso Albay Sanders gibi Amerik'da bir çok tür, tavuklarıyla tanınır,savşla değil.أن الجنرال تسو يشبه كثيراً العقيد ساندرز في أمريكا ، في أنه معروفاً للدجاج و ليس للحرب.
General Tso Albay Sanders gibi Amerik'da bir çok tür, tavuklarıyla tanınır,savşla değil.左 宗棠は、戦争で有名だったのではなくて、鶏料理で有名だったんですから でも、中国では、この人は実際
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.그는 투명 인간으로의 음성을 인식하고, 노트의했습니다 남자는 갑자기 고통스러운 타격에 의해 infuriated. 또 다른 순간에 빠지지 악한은 다시했습니다
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.On rozpoznał głos jak w Invisible Man, a pamiętać, że z mężczyzna nagle rozwścieczony przez bolesnym ciosem.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Poznal hlas jako z Neviditelného, a vědomí, bylo to Muž náhle rozzuřen bolestivou ránu.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Spoznal glas kot pri Invisible Man, ter opomba je bila, da s človek nenadoma ljut z boleč udarec.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Spoznal hlas ako z neviditeľného, a vedomie, bolo to Muž náhle rozzúrený bolestivú ranu.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Він упізнав голос, як у Людини-невидимки, а також зазначити, що з Людина раптом сказ болючий удар.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Он узнал голос, как у Человека-невидимки, а также отметить, что из Человек вдруг бешенство болезненный удар.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.Той разпозна гласа на невидим човек, и бележката, че на човек изведнъж вбесена от болезнен удар.
Görünmez Adam gibi ses tanınır ve bir not adam aniden acı bir darbe çileden çıkardı.男は突然痛い打撃が激怒。別の瞬間に氏悪口はのことでした パーラー。
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Kajti vsako drevo se spozna po svojem sadu. S trnja namreč ne bero smokev in z robidovja ne trgajo grozdja.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez."나무는 각각 그 열매로 아나니 가시나무에서 무화과를, 또는 찔레에서 포도를 따지 못하느니라"
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.lebo každý strom sa pozná po vlastnom ovocí. Lebo veď z tŕnia neoberajú fíkov, ani z hložia neoberajú hrozna.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.vì hễ xem trái thì biết cây. Người ta không hái được trái vả nơi bụi gai, hay là trái nho nơi chòm kinh cước.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Кожне бо дерево по свому овощу пізнаєть ся; не збирають бо з тернини смокви, анї збирають з ожини винограду.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Понеже всяко дърво от своя плод се познава; защото не берат смокини от тръни, нито късат грозде от къпина.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.כי כל עץ נכר בפריו כי אין אספים תאנים מן הקצים אף אין בצרים ענב מן הסנה׃
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.لان كل شجرة تعرف من ثمرها. فانهم لا يجتنون من الشوك تينا ولا يقطفون من العليق عنبا.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹 木 看 果 子 、 就 可 以 認 出 他 來 。 人 不 是 從 荊 棘 上 摘 無 花 果 、 也 不 是 從 蒺 蔾 裡 摘 葡 萄
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹木 看 果子 、 就 可以 認出 他 來 。 人 不 是 從荊棘 上 摘 無花果 、 也 不 是 從蒺蔾裡 摘葡萄
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Anche lui è un noto "geek" americano, ma è di origini kenyote; è nato in Sudan e cresciuto in Kenya.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Dia geek Amerika terkenal, sekaligus orang Kenya; lahir di Sudan, besar di Kenya.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Egyszerre egy nagyon jól ismert amerikai geek, de kenyai is, Szudánban született és Kenyában nőtt fel.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Erik je nejen velmi známý americký nadšenec, ale je také Keňan; narodil se v Súdánu a vyrostl v Keni.