Cuma akşamı, tanımadığım biriyle buluşmaya gidiyorum.I'm going to go on the blind date Friday evening.
Tanımadığım birinden tavsiye almıyorum.I'm not taking advice from someone I don't know.
Tom Mary'yi tanımadığını söylediğinde yalan söylüyordu.Tom was lying when he said he didn't know Mary.
Tom'u tanımayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't know Tom.
Hiç kimsenin bizi tanımadığını söylediğini düşündüm.I thought you said nobody knew about us.
Tom çok ayrıntılı bir tanım yazdı.Tom wrote a very detailed description.
Sadece seni tanımaya çalışıyorum.I'm just trying to get to know you.
Onu tanıdığımı sandım ama tanımadım.I thought I knew him, but I didn't.
Sen Tom'u tanımazdın.You wouldn't have recognized Tom.
Tom'u daha iyi tanımış olmayı diledim.I wished I'd known Tom better.
Burada kimseyi tanımıyorsun.You don't know anyone here.
Tom'un Mary'yi tanıyıp tanımadığını merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary.
Tom kimseye tanımadı.Tom didn't know anyone.
Tom kimseye tanımıyordu.Tom didn't know anyone.
Neredeyse beni tanımıyorsun.You hardly know me.
Biz birbirimizi bile tanımıyoruz.We don't even know each other.
Tom bana Mary'nin görünüşünü tanımladığında, onun çok şişman olduğu gerçeğini atladı.When Tom described me the look of Mary, he "left out" the fact that she is very very fat!
O beni tanımadı.She didn't recognize me.
Ben onu tanımadım.I didn't recognize him.
Tom en son gördüğümde tanımadım.I didn't recognize Tom the last time I saw him.
Beni veya babamı tanımıyorsun.Eğer beni tanırsan babamı da tanırsın.You do not know me or my Father. If you knew me, you would know my Father also.
Tom ve Mary çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadır.Tom and Mary have known each other since they were kids.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.Tom sat down next to someone he didn't know.
Tom ve Mary galiba birbirlerini tanımıyorlar.Tom and Mary probably don't know each other.
Tom Boston'da kimseyi tanımadığını söyledi.Tom said he doesn't know anyone in Boston.
Tom ve Mary birbirlerini tanımıyorlar bile.Tom and Mary don't even know each other.
Tom, Mary'yi tanımadığını söylüyor.Tom says he doesn't know Mary.
Tom Mary'yi tanımadığını söyledi.Tom said he didn't know Mary.
Tom babasını hiç tanımadı.Tom never knew his father.
Tom'u bana tanımla.Describe Tom to me.
Bir zamanlar senin gibi birini tanımıştım.I knew someone like you once.
Belki o seni tanımıyor.Perhaps she does not know you.
Bugün yolda onu geçerken Tom'u tanımadım.I didn't recognize Tom when I passed him on the road today.
Komşularını tanımıyorsun, değil mi?You don't know your neighbors, do you?
O, komşularını tanımıyor.He doesn't know his neighbors.
Mary komşularını tanımıyor.Mary doesn't know her neighbors.
Onlar komşularını tanımıyor.They don't know their neighbors.
Ben henüz geldim ve kimseyi tanımıyorum.I've just arrived and I don't know anyone.
Hiç kimse onu tanımıyor.No one knows her.
Bilim garip hayvanı tanımlamak için çalışıyor.Science is trying to identify the strange animal.
Buradaki pek çok kişiyi tanımıyorum.I don't know that many people here.
Ben de onları tanımak istiyorum.I would like to know them too.
Kız arkadaşım hala anne babamı tanımıyor.My girlfriend still doesn't know my parents.
Hiç kimse bu şarkıyı tanımayacak!No one will know this song!
Seni tanımaktan memnunum.I am glad to know you.
Seni tanımaktan çok mutlu ve onurluyum.I'm very happy and honored to know you.
Satıcılar ve alıcılar anonimdir ve tanımak çok zordur.Sellers and buyers are anonymous and very hard to recognize.
Sen beni tanımazsın.You do not know me.
Dilbilimi dili tanımlamak için çalışan bir bilim dalıdır.Linguistics is a science that tries to describe language.
Ben buraya yeni geldim ve kimseyi tanımıyorum.I just got here, and I don't know anyone.
O, şüpheliyi tanımladı.She described the suspect.
Tom'u tanımak zaman alır.It takes time to get to know Tom.
Birbirimizi biraz daha iyi tanımalıyız.We should get to know each other a little better.
Kesinlikle onları tanımıyorum.I definitely don't know them.
Ben hiç tanımadığım bir kişiden mektuplar aldım.I got letters from a person I've never met.
Burada kimseyi tanımıyorum.I know no one here.
Bu, tanımlamak için zor bir terim.It's a difficult term to define.
Onu neredeyse tanımıyorum.I barely know him.
İnsanın aptallığı hiçbir sınır tanımaz.Human's stupidity doesn't know any limits.
Bu isimlerden hiç birini tanımıyorum.I don't recognize any of these names.