tanım ile cümle

tanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
İnsan etinin tadını tanımlamak zordur.It's difficult to describe the taste of human flesh.
Odada kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone in the room.
Tom, Mary'yi tanımadığı biriyle parkta yürürken gördü.Tom saw Mary walking in the park with someone he didn't know.
Tanımadığım insanlarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to people I don't know.
Kurban Tom Jackson olarak tanımlandı.The victim was identified as Tom Jackson.
Kurbanlar henüz tanımlanmadı.The victims haven't yet been identified.
Pek çok Kanadalıyı tanımıyorum.I don't know very many Canadians.
Birbirimizi tanımaktan dolayı gerçekten mutluyum.I'm really happy we got to know each other.
Dostum, neden bu kadar ciddisin? Artık seni tanımıyorum gibi.My friend, why are you so serious? It's like I don't know you any more.
Ama seni hiç tanımıyorum!But I don't know you at all!
Merak insanoğlunun tanımlayıcı bir özelliğidir.Curiosity is a defining trait of human beings.
Onun yüzünü tanımlayabilir misin?Can you describe his face?
Diktatörce kurallarınızı tanımıyorum.I don't recognize your dictatorial rules.
Sizin despotik otoritenizi tanımıyorum.I don't recognize your despotic authority.
Gerçek anne ve babamı hiç tanımadım.I have never known my real parents.
Herkes Leyla'yı bir aziz olarak tanımlıyordu.Everyone described Layla as a saint.
Gördüğüm şeyi tanımlayacak hiçbir sözcüğüm yok.I have no words to describe what I saw.
Sesimi tanımıyor musun?Don't you recognize my voice?
Hiçbir Kanadalıyı tanımıyorum.I don't know any Canadians.
Leyla, Sami'yi pek iyi tanımıyordu.Layla didn't know Sami very well.
Leyla, Sami'nin arabasını tanımadı.Layla didn't recognize Sami's car.
Bunu yapabilecek birini tanımıyorum.I don't know anybody who can do that.
Leyla ve Sami birbirlerini hemen hemen hiç tanımıyorlardı.Layla and Sami barely knew each other.
Birinin bilgisinin sınırlarını tanımak önemlidir.It is important to recognize the limits of one's knowledge.
Siz ikiniz önceden birbirinizi tanımıyor musunuz?Don't you two already know each other?
Siz ikiniz birbirinizi tanımıyor musunuz?Don't you two know each other?
Duygularımı tanımlayacak kelimeleri bulamıyorum.I lack the words to describe my emotions.
Tom geçen yıl Mary'yi tanımıyordu.Tom didn't know Mary last year.
Bu el yazısını tanımıyorum.I don't recognize this handwriting.
Tom, Mary'nin arabasını tanımıyordu.Tom didn't recognize Mary's car.
Tom, Mary'nin arabasını tanımadı.Tom didn't recognize Mary's car.
Tom, Mary'nin köpeğini tanımıyordu.Tom didn't recognize Mary's dog.
Tom, Mary'nin köpeğini tanımadı.Tom didn't recognize Mary's dog.
Tom, Mary'nin ailesini tanımıyordu.Tom didn't recognize Mary's parents.
Tom'a daha fazla zaman tanımalıydım.I should've given Tom more time.
Bence Tom ve Mary birbirlerini tanımıyorlar.I think Tom and Mary don't know each other.
Tom ve Mary'nin birbirlerini tanımadıklarını düşünüyorum.I think Tom and Mary don't know each other.
Bu Almanı tanımlayabilir misin?Can you describe this German?
Bu Almanları tanımlayabilir misin?Can you describe these Germans?
Hiçbirinizi tanımıyorum.I don't know any of you.
Onu neredeyse tanımıyorum bile.I barely even know her.
Ben de onu tanımıyorum.I don't know him either.
Tom bunu yapabilecek hiç kimseyi tanımıyor.Tom doesn't know anyone who can do that.
Tom'a seçim hakkı tanımadım.I didn't give Tom any choice.
Lisedeyken Tom'u tanımıyor muydun?Didn't you know Tom when you were in high school?
Tom'u tanımıyor muydun?Didn't you know Tom?
Tom'un hiçbir çocuğunu tanımıyorum.I don't know any of Tom's children.
Tom'u senin kadar iyi tanımıyorum.I don't know Tom as well as you do.
Tom'u hemen tanımadım.I didn't recognize Tom right away.
Aslında Tom'a şans tanımamıştım.I didn't really give Tom a chance.
Tom'u daha yakından tanımak istiyorum.I want to get to know Tom better.
Tom'u daha iyi tanımak isterim.I want to get to know Tom better.
Tom'un anne-babasını tanımadım.I didn't recognize Tom's parents.
Tom'un kız kardeşini tanımadım.I didn't recognize Tom's sister.
Tom'u tanımıyormuşum gibi yaptım.I pretended I didn't know Tom.
Okulundan kimseyi tanımıyorum.I don't know anyone at your school.
Tom bana pek fırsat tanımadı.Tom didn't really give me a chance.
Tom Mary'nin çocuklarından hiçbirini tanımadığını söyledi.Tom said he doesn't know any of Mary's children.
Hiçbirini tanımıyor muydun?Didn't you know any of them?
Tom beni tanımaz bile.Tom doesn't even know who I am.
İlgili Sayfalar