tanımı ile cümle
tanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.The matter admits of no explanation.
Tom, Mary'yi tanımıyordu.Tom didn't know Mary.
Beni tanımıyormuşsun gibi yap sadece.Just pretend you don't know me.
O beni bile tanımıyor.She doesn't even know me.
Merhaba! Kiminle konuşuyorum? Beni tanımıyor musun? Ben, Aldo!Hello! With whom am I speaking? You don't recognize me? It's me, Aldo!
Ben o tanımı severim.I like that description.
Kimse beni tanımıyor.Nobody recognizes me.
Tom, Mary'yi hiç tanımıyordu.Tom never knew Mary.
Onu hemen hemen hiç tanımıyordu.She barely knew him.
Onu tanımıyormuş gibi davrandım.I acted like I didn't know her.
Onu tanımıyor gibi yaptım.I acted like I didn't know him.
O beni tanımıyor gibi davrandı.He acted like he didn't know me.
Beni tanımıyormuş gibi davrandı.She acted like she didn't know me.
Tom o zaman Mary'yi çok iyi tanımıyordu.Tom didn't know Mary very well at that time.
Tom Mary'yi benim tanıdığım kadar iyi tanımıyor.Tom doesn't know Mary as well as I do.
Tom Mary'yi benim tanıdığım kadar iyi tanımıyordu.Tom didn't know Mary as well as I did.
Tom Mary'yi çok iyi tanımıyordu.Tom didn't know Mary very well.
Tom bizi çok iyi tanımıyor.Tom doesn't know us very well.
Tom beni çok iyi tanımıyor.Tom doesn't know me very well.
Tom Mary'yi hiç tanımıyordu.Tom didn't know Mary at all.
Tom gerçekten beni tanımıyor.Tom doesn't really know me.
Tom beni hiç tanımıyor.Tom doesn't know me at all.
Tom bile beni tanımıyor.Tom doesn't even know me.
Tom'u kişisel olarak tanımıyorum.I don't personally know Tom.
Sen belli ki Tom'u çok iyi tanımıyorsun.You obviously don't know Tom very well.
Boston'da hiç kimse beni tanımıyor.Nobody knows me in Boston.
Tom'u tanımıyormuş gibi yaptım.I pretended that I didn't know Tom.
Beni tanımıyormuş gibi yanımdan geçti.She passed me pretending not to know me.
Sen onu tanımıyorsun ama ben tanıyorum.You don't know him, but I do.
Tom gerçekten Mary'yi tanımıyor.Tom doesn't really know Mary.
İnsan aptallığı sınır tanımıyor.Human stupidity knows no limits.
Orada kimseyi tanımıyordum.I didn't know anybody there.
Ben partide hiç kimseyi tanımıyordum.I didn't know anybody at the party.
Gerçekten Tom'u çok iyi tanımıyorum.I don't really know Tom very well.
Boston'da hiç kimseyi tanımıyorum.I don't know anyone in Boston.
Bilimin gerçek tanımı, dünyanın güzelliğini araştırmaktır.The real definition of science is that it's the study of the beauty of the world.
Fransızcayı nasıl konuşacağını bilen birini tanımıyorum.I don't know anyone who knows how to speak French.
O, babasını tanımıyor.He doesn't know his father.
Tom beni tanımıyormuş gibi yaptı.Tom pretended he didn't know me.
Tom'u onu yapmasını isteyecek kadar iyi tanımıyorum.I don't know Tom well enough to ask him to do that.
Ben o kadını hiç tanımıyorum.I don't know that woman at all.
O adamları gerçekten tanımıyorum.I really don't know those guys.
Ben onları tanımıyorum.I don't recognize them.
Beni tanımıyorlardı.They didn't know me.
Ben o adamı tanımıyorum.I don't recognize that guy.
Tom o kadar sarhoştu ki beni tanımıyordu bile.Tom was so drunk that he didn't even recognize me.
Bugüne kadar birbirimizi tanımıyorduk.We didn't know each other until today.
Birbirimizi çok uzun süredir tanımıyoruz.We haven't known each other very long.
Babamı gerçekten tanımıyordumI never really knew my dad.
Burada başka kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody else here.
Çince konuşabileceğim herhangi birini tanımıyorum.I don't know anyone I could speak Chinese with.
Partide hiç kimseyi tanımıyorum.I don't know anyone at the party.
Partide hiç kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone at the party.
Tom odadaki hiç kimseyi tanımıyordu.Tom didn't know anyone in the room.
Tom odadaki kimseyi tanımıyordu.Tom didn't know anyone in the room.
Tom'un iş tanımı değişti.Tom's job description has changed.
O serseriyi tanımıyorum.I don't recognize that bum.
Tom ebeveynlerini tanımıyordu.Tom didn't know his parents.
Tom'u neredeyse hiç tanımıyoruz.We hardly know Tom.
Henüz Tom'u o kadar iyi tanımıyorum.I don't know Tom that well yet.