tanımı ile cümle

tanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Binlerce ürün tanımınız olsa dahi 5.000 yerli tercümandan oluşan dünya çapındaki ağımızZelfs als u duizenden productbeschrijvingen hebt Ons wereldwijde netwerk van meer dan 5.000 native-vertalers
Binlerce ürün tanımınız olsa dahi 5.000 yerli tercümandan oluşan dünya çapındaki ağımız世界中にいる 5,000 人以上のネイティブ 翻訳者のネットワークにより 迅速に翻訳することが可能です
Bir adamla 2 yıl yaşıyorsun. Sonra bir bakmışsın hiç tanımıyormuşsun onu.Man lebt 2 Jahre mit jemandem zusammen und man kennt ihn doch nicht.
Bir adamla 2 yıl yaşıyorsun. Sonra bir bakmışsın hiç tanımıyormuşsun onu.Vives dois anos com um tipo e é como se não o conhecesses...
Bir adamla 2 yıl yaşıyorsun. Sonra bir bakmışsın hiç tanımıyormuşsun onu.Vivi con un ragazzo per 2 anni ed e' come se non lo avessi mai conosciuto.
Bir adamla 2 yıl yaşıyorsun. Sonra bir bakmışsın hiç tanımıyormuşsun onu.ジェイ・コブと一緒に暮らしてたって?
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Być może przeskoczymy trochę, ale to jest właśnie definicja kombinacji.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.저도 제가 조금 왔다갔다 한다는 걸 알고 있지만, 이게 바로 조합(combination)이 무엇인가에 대한 답입니다.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E eu sei que eu estou dando algumas voltas mas isso é o que uma combinação é essencialmente.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E lo so che sto tipo un po' saltellando, ma essenzialmente una combinazione e' questo.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Ik weet dat ik een beetje van de hak op de tak ga, maar dat is eigenlijk wat een combinatie is.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Знаю, что я немного забегаю вперед, но, по сути, это определение сочетания.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.И сега знам, че вървя малко неопределено, но това е същността на една комбинация.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Deci, chiar era psihologie cognitivă -- știi, disonanță cognitivă -- ceea ce eu experimentam.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Det handlar alltså om kognitiv psykologi, det som jag upplevde. Eller kognitiv dissonans.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Dus het was eigenlijk cognitieve psychologie -- hetgeen wat ik ervaarde was cognitieve dissonatie.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.E" come la psicologia cognitiva. stavo sperimentando la dissonanza cognitiva.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Jadi, ini benar-benar merupakan psikologi kognitif -- seperti kognitif dissonance - yang saya alami.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.이것이 인지 심리학이라는 겁니다. 인지부조화*라는 걸 아실 테죠. 제가 경험한 건 그것이었습니다.(*자기모순을 없애기 위해 행동이나 태도를 바꾸는 것)
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Portanto, foi deveras uma psicologia cognitiva — uma dissonância cognitiva — pela qual eu estava a passar.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Res sem izkusil kognitivno psihologijo, veste -- kognitivno disonanco.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Se oli todella kognitiivista psykologiaa -- kognitiivinen dissonanssi -- koin sen.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Šlo skutečně o kognitivní psychologii - kognitivní nesoulad - který jsem zažíval.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Tak naprawdę to była psychologia kognitywna - dysonans poznawczy - którego doświadczałem.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Tulajdonképpen amit tapasztaltam, igazából kognitív pszichológia - kognitív disszonancia - volt.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Λοιπόν, ήταν γνωστική ψυχολογία... Γνωστική δυσαρμονία, αυτό που βίωνα.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Така че, за мен това наистина бе когнитивна психология, когнитивен дисонанс - това, което преживях.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.Такая вот когнитивная психология -- понимаете ли, когнитивный диссонанс -- вот что я испытал.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.אז, זה היה באמת פסיכולוגיה קוגנטיבית -- חוויתי מה שנקרא -- דיסוננס קוגנטיבי.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.هكذا كان بحق العلم النفسي اللادراكي تعلمون التنافر الادراكي-- كنت اجرب ذلك.
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.所以,依啲其實喺認知心理學-- 你知道,認知失調 -- 我正在經歷。
Biraz kavramsal psikoloji -- yani kavramsal uyumsuzluk -- benim yasadigim seyin tanimi.私が経験したのは認知の不協和です 聖書は認知心理学について語っています
Birbirimizi hiç tanımıyor gibi hareket edeceğiz.Budeme sa správať, akoby sme sa navzájom nepoznali.
Birbirimizi hiç tanımıyor gibi hareket edeceğiz.우리는 서로 모르는 척을 하면서,
Birbirimizi hiç tanımıyor gibi hareket edeceğiz.We doen alsof we elkaar niet kennen.
Birbirimizi hiç tanımıyor gibi hareket edeceğiz.אנו ננהג כאילו אנו לא מכירים אחד את השני.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Będziemy udawać, że się nie znamy.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Budeme předstírat, že se neznáme.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Chúng tôi sẽ giả vờ như chúng tôi không hề biết nhau.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Ci comporteremo come se non ci conoscessimo.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Kami akan berpura-pura tidak saling mengenal.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.저희는 서로 모르는 척 하기로 했죠.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Nous agirons comme si nous ne nous connaissions pas.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Úgy teszünk, mintha nem ismernénk egymást.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Vamos a comportarnos como si no nos conociéramos.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Vamos fazer de conta que não nos conhecemos.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Vi kommer att bete oss som om vi inte känner varandra.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Všetci sa budeme tváriť, že sa navzájom nepoznáme.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.We doen alsof we elkaar niet kennen.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Wir werden so tun, als kennen wir einander nicht.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Θα κάνουμε ότι δεν γνωριζόμαστε.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Ми вдаватимемо, що незнайомі один з одним.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Мы притворимся, что не знаем друг друга.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.Ще се държим сякаш не се познаваме.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.אנחנו נתנהג כאילו אנחנו לא מכירים זה את זה.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.سنتصرف كما لو أننا لا يعرف الواحد منا الآخر.
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.この凍える1月の日にズボンを忘れるという
Birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacağız.我哋會表現到唔識對方
Birbirlerini tanımıyorlar.Ils ne se connaissent pas.
Birbirlerini tanımıyorlar.Nem ismerik egymást.

İlgili Sayfalar