Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.We noticed his reluctance to testify.
O, tanıklık etmek için çağrıldı.He was called to give evidence.
Tom Mary'ye karşı tanıklık etmek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems to be unwilling to testify against Mary.
O tanıklık etmek için Cezayir'den bütün yolu seyahat etti.She traveled all the way from Algeria to testify.
Tom'un aleyhine tanıklık etmek istemiyorum.I don't want to testify against Tom.
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.The victim didn't have to testify.
Leyla tanıklık etmek için mahkeme salonuna girdi.Layla entered the courtroom to testify.
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Tom.
Sami tanıklık etmek istiyordu.Sami wanted to testify.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.who testified to God's word, and of the testimony of Jesus Christ, about everything that he saw.
Kuşkusuz, Allah her şeye tanıklık etmektedir.Verily God is witness to everything.
Allah'tan korkun, ey Peygamber hanımları! Kuşkusuz, Allah her şeye tanıklık etmektedir.And fear you God; surely God is witness of everything.
İnsanlar bu felaket sahnesine tanıklık etmek için Zagrep'te kuyruklar oluşturdular.People queued up on Zagreb bridges to witness an apocalyptic scene.
Yarın mahkemede tanıklık etmek zorundayım.Je dois témoigner au Tribunal demain.
İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir.Sheppard lui rétorqua qu'il repensait souvent à ce qui s'était passé ce jour-là.
Tanıklık etmek için kürsüye çıkan kişi, Dent'e silah çeker.Появляется полицейский, который просит Дэна показать его ружьё.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A byłci Mojżesz wiernym we wszystkim domu jego, jako sługa, na świadectwo tego, co potem miało być mówione.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A Mojžiš pravda bol verný v celom jeho dome, jako služobník, na svedoctvo toho, čo malo byť hovorené:
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.A Mojžíš zajisté věrný byl v celém domě jeho, jako služebník, na osvědčení toho, což potom mělo mluveno býti.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.또한 모세는 장래의 말할 것을 증거하기 위하여 하나님의 온 집에서 사환으로 충성하였고
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Moisés fue fiel como siervo en toda la casa de Dios, para dar testimonio de lo que se había de decir después
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Mózes is hû volt ugyan az õ egész házában, mint szolga, a hirdetendõknek bizonyságára,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Og Moses var vel tro i hele hans Hus, som en Tjener, til Vidnesbyrd om, hvad der skulde tales;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.og Moses var vel tro i hele hans hus som tjener til å vidne om det som skulde tales,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Und Mose war zwar treu in seinem ganzen Hause als ein Knecht, zum Zeugnis des, das gesagt sollte werden,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Και ο μεν Μωυσης υπηρξε πιστος εις ολον τον οικον αυτου ως θεραπων, εις μαρτυριαν των λαληθησομενων,
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.Защото ние участвуваме в Христа, ако удържим твърдо до край първоначалната си увереност:
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.И Моисей верен во всем доме Его, как служитель, для засвидетельствования того, что надлежало возвестить;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.І Мойсей же вірен у всьому домі Його, яко слуга, на сьвідченнє тому, що мало глаголатись;
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.והן משה נאמן בכל ביתו כעבד לעדות העמדות להאמר׃
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.وموسى كان امينا في كل بيته كخادم شهادة للعتيد ان يتكلم به.
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.摩 西 為 僕 人 、 在 神 的 全 家 誠 然 盡 忠 、 為 要 證 明 將 來 必 傳 說 的 事
Musa, gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrının bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldı.摩西 為 僕人 、 在 神 的 全 家 誠然盡忠 、 為要 證明 將來 必 傳說 的 事
şiddete tanıklık etmekatt bevittna våldsamma situationer
şiddete tanıklık etmekêtre témoin de violences
şiddete tanıklık etmek savaşexperiencias de guerra.
şiddete tanıklık etmekväkivaltatilanteiden näkeminen
şiddete tanıklık etmekнаблюдение применения насилия
şiddete tanıklık etmekمشاهدة الحالات العنيفة
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.A ki bizonyságot tett az Isten beszédérõl és Jézus Krisztus bizonyságtételérõl, mindenrõl, a mit látott.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.care a mărturisit despre Cuvîntul lui Dumnezeu şi despre mărturia lui Isus Hristos, şi a spus tot ce a văzut.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.der bezeugt hat das Wort Gottes und das Zeugnis von Jesu Christo, was er gesehen hat.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Johannes heeft opgeschreven wat hij van God gehoord heeft en wat Jezus Christus hem heeft bekendgemaakt.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.joka tässä todistaa Jumalan sanan ja Jeesuksen Kristuksen todistuksen, kaiken sen, minkä hän on nähnyt.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.ki je izpričal besedo Božjo in pričevanje Jezusa Kristusa, karkoli je videl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.요한은 하나님의 말씀과 예수 그리스도의 증거 곧 자기의 본것을 다 증거하였느니라
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Kterýž osvědčil slovo Boží a svědectví Jezukristovo, a cožkoli viděl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.ktorý svedčil slovo Božie a svedoctvo Ježiša Krista a všetko, čo videl.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Który świadectwo wydał słowu Bożemu i świadectwu Jezusa Chrystusa, i cokolwiek widział.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.là kẻ đã rao truyền lời Ðức Chúa Trời và chứng cớ của Ðức Chúa Jêsus Christ, về mọi điều mình đã thấy.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.là kẻ đã rao truyền lời Ðức_Chúa_Trời và chứng_cớ của Ðức_Chúa_Jêsus_Christ , về mọi điều mình đã thấy .
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.lequel a attesté la parole de Dieu et le témoignage de Jésus Christ, tout ce qu`il a vu.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.o qual testificou da palavra de Deus, e do testemunho de Jesus Cristo, de tudo quanto viu.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.Questi attesta la parola di Dio e la testimonianza di Gesù Cristo, riferendo ciò che ha visto
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.quien ha dado testimonio de la palabra de Dios y del testimonio de Jesucristo, de todo lo que ha visto
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som har vidnet om Guds ord og Jesu Kristi vidnesbyrd, alt det han så.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som har vidnet om Guds Ord og Jesu Kristi Vidnesbyrd: Alt, hvad han har set.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.som här vittnar och frambär Guds ord och Jesu Kristi vittnesbörd, allt vad han själv har sett.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.οστις εμαρτυρησε τον λογον του Θεου και την μαρτυριαν του Ιησου Χριστου και οσα ειδε.
Yuhanna, Tanrının sözüne ve İsa Mesihin tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir.который свидетельствовал слово Божие и свидетельство Иисуса Христа и что он видел.