O, seninle tanışmayı umut ederek geldi.He came hoping to meet you.
Ne olduğunu bana söyleyebilecek birini tanıyor musun?Do you know anybody who might be able to tell me what happened?
Bize yardım edebilecek birini tanıyor musun?Do you know anyone who might be able to help us?
Onu güçlükle tanıyorum.I hardly know her.
O sana bakıyor. Onu tanıyor musun?He's looking at you. Do you know him?
Tom ve Mary birbirleriyle ilk tanışmalarından sadece üç ay sonra evlendi.Tom and Mary got married just three months after they first met each other.
İlk tanışmamız böyle olmuştu.That's how we first met.
Tom ve Mary evlendiklerinde birbirlerini çok uzun süre tanımıyorlardı.Tom and Mary hadn't known each other very long when they got married.
Seninle tanışmak istiyorum.I'd love to meet you.
Son tanık mahkûmun kaderini belirledi.The last witness sealed the prisoner's fate.
Boston'da kimi tanıyorsun?Who do you know in Boston?
Tom toplantıda tanıdığım tek kişiydi.Tom was the only one at the meeting that I knew.
Tom onu tanımadan Mary'nin yanından geçti.Tom walked right past Mary without recognizing her.
Tom seni başka herhangi birini tanıdığından daha iyi tanıyor.Tom knows you better than he knows anyone else.
Tom beni oldukça iyi tanıyor.Tom knows me pretty well.
Tom az çok daha önce tanıdığım birine benziyor.Tom kind of looks like somebody I used to know.
Tom henüz Mary ile tanışmadı.Tom hasn't met Mary yet.
Boston'dayken Tom'la tanıştım.I met Tom while I was in Boston.
Boston'da kalıyorken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was staying in Boston.
Geçen yaz Boston'a taşındıktan hemen sonra Tom'la tanıştım.I met Tom last summer just after I moved to Boston.
Geçen hafta Boston'da Tom'la tanıştım.I met Tom in Boston last week.
Boston'da birini tanıyorum.I know someone in Boston.
Tom hariç, orada kimseyi tanımıyordum.Except for Tom, I didn't know anyone there.
Siz ikiniz Boston'da mı tanıştınız?Did the two of you meet in Boston?
Lütfen biri beni Tom'a tanıtabilir mi?Could somebody please introduce me to Tom?
O beni bütün arkadaşlarıyla tanıştırdı.He introduced me to all his friends.
O benim karımı tanır.He knows my wife.
Tom Mary'nin eşini tanıyor.Tom knows Mary's husband.
Tom'un eşi Mary'nin eşini tanımıyor.Tom's wife doesn't know Mary's husband.
Tom Mary'yi bütün arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced Mary to all his friends.
Tom beni bütün arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced me to all his friends.
Tom Mary'nin kendisini bütün arkadaşlarıyla tanıştırmasını istedi.Tom wanted Mary to introduce him to all her friends.
Tom ve Mary tanımadığım bir dille birbirleriyle konuşuyorlardı.Tom and Mary were speaking to each other in a language I didn't recognize.
Tom şimdiye kadar daha önce tanıştığım hiç kimseye benzemez.Tom isn't like anyone I've ever met before.
Tom'un kız arkadaşıyla hiç tanıştın mı?Have you ever met Tom's girlfriend?
Tom'la tanışmamız son derece önemli.It's extremely important that we meet with Tom.
Tanımadığım bir ses duydum.I heard a voice I didn't recognize.
Sizinle önde tanışacağız.We'll meet you out front.
İkiniz daha önce tanıştınız mı?Have the two of you met before?
Tanığa yemin ettirildi mi?Has the witness been sworn in?
Tom bana Mary adında hiç kimseyi tanımadığını söyledi.Tom told me he didn't know anybody named Mary.
Onlar onu tanıyor.They know him.
Onlar seni tanıdıklarını söylediler.They said they know you.
Onlar seni tanıyor.They know you.
Tom eşiyle Almanya'da okurken tanıştı.Tom met his wife when he was studying in Germany.
Biz ilk kez biriyle tanıştığımızda genellikle el sıkışırız.Usually, we shake hands when we meet someone for the first time.
Bütün bu insanlarla tanıştınız mı?Have you met all these people?
Bu adamı tanıyor musun?Do you know this man?
Beni tanıyor musun? - Hayır, seni tanımıyorum.Do you know me? - No, I do not know you.
Senin Tom'u vurduğunuzu söyleyen bir görgü tanığı bulduk.We've found an eyewitness that says you shot Tom.
Ayağa kalk ve kendini tanıt lütfen.Stand up and introduce yourself, please.
Tom'la tanıştığımda bazı arkadaşlarla bir partideydim.I was at a party with some friends when I met Tom.
Tom, yanında oturan kişiyi tanımadı.Tom didn't recognize the person sitting next to him.
Tom bunu yapabilecek tanıdığım tek kişidir.Tom is the only one I know who can do this.
Sen tanıdığım en cömert insanlardan birisin.You're one of the most generous people I ever met.
Tom şimdiye kadar tanıştığım en cömert insanlardan biri.Tom is one of the most generous people I ever met.
Tom'u benden çok daha uzun süredir tanımaktasın.You've known Tom a lot longer than I have.
Tom, tanıştığım en hoş erkeklerden birisi.Tom's one of the nicest guys I've ever met.
Tom'u gerçekten ne kadar iyi tanıyorsun?How well do you really know Tom?
Keşke onunla tanışabilsen.I wish you could meet him.